Sözcü Plus Giriş

Rize Haberi: Bakan Eroğlu: Dereler şehrin gerdanlığı gibi olmalı

Bakan Eroğlu: Dereler şehrin gerdanlığı gibi olmalı

Güncellenme: 15:20, 25/11/2016
Bakan Eroğlu: Dereler şehrin gerdanlığı gibi olmalı

ORMAN ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Rize'de düzenlenen 4'üncü Ulusal Taşkın Sempozyumu'nda yaptığı konuşmada, tedbirlerin zamanında alınmasının önemine değindi, dere ıslahlarında ekonomik, emniyet ve estetik olan 3E'yi prensip edindiklerini belirterek, "Dereler şehrin gerdanlığı gibi olmalı" dedi.
Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü'nce Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) Kültür ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen ve 3 gün süren 4'üncü Ulusal Taşkın Sempozyumu'nun kapanış programına Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Rize Valisi Erdoğan Bektaş, AK Parti Rize Milletvekilleri Hasan Karal, Osman Aşkın Bak, DSİ Genel Müdürü Murat Acu, bakanlık bürokratları, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı.
Sempozyumda konuşan Osman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, sel ve heyelanlara karşı bütün kurum ve kuruluşlarla müşterek bir eylem planı hazırlayarak köklü tedbirler almak istediklerini belirterek, çalışmaların bütün havzayı kapsayacak şekilde düzenleneceğini söyledi.
Dere taşkınlarının nedenlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Eroğlu, "Aşırı yağışlar, dere yatağı işgalleri, dere yataklarında yanlış yapılan imalatlar, sanat kaideleri uygun olmayan köprü, menfez ve yollar, kaçak kum ve çakıl alınması, çöplerin veya hafriyatların derelere doldurulması büyük felaketlere sebep olmaktadır" dedi.
500 YIL YAŞAYACAK MIYIZ
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, 'Dere eninde sonunda yatağını bulur' ifadesini kullandığını hatırlatan Bakan Eroğlu, DSİ Genel Müdürü olduğu dönemde yaşadığı bir anısını anlattı ve şunları söyledi:
"İstanbul'da bir derede ıslah çalışması yapmak isterken bazı vatandaşlar bize, 'Bu derede su akmıyor' diye karşı çıktı. Biz de 500 yıllık debileri hesapladığımızı söyleyince vatandaş da bize, '500 yıl yaşayacak mıyız' diye sordu. Selin ne zaman geleceği belli olmaz. Neticede o bölgelerin tamamını yıkıp ıslah ettik. Bu bölgede de bunu yapmamız lazım. Türkiye genelinde 3400 dere ıslahı yaptık. Bu dere ıslahı yapılmazsa pek çok yerde topraklar su altında kalıyor ve ekilemiyor. Zirai ürün kaybına da neden oluyor."
"DERELER ŞEHRİN GERDANLIĞI OLACAK"
Dere ıslahlarında ekonomik, emniyet ve estetik olan 3E'yi prensip edindiklerini hatırlatan Eroğlu, "Dereler şehrin gerdanlığı gibi olmalı. DSİ'de bütün arkadaşlara talimat veriyorum. Kesinlikle dereler zarif ve estetik olacak. Uydurma korkuluklar olmayacak, gerekirse ferforje olacak. Bunun için ne gerekiyorsa vereceğiz. Anadolu'da, 'Ucuz etin yahnisi kara olur' diye bir söz var. Dolayısıyla ucuz derenin görüntüsü de berbat olur. Derelerin şehrin gerdanlığı olacak şekilde olmasını istiyorum. Basit köprüler göze çirkin görünüyor. Köprüleri de estetik inşa etmemiz lazım" dedi.
"FELAKETTEN ÖNCE TEDBİR ALALIM"
Bütün kurumlarla ortak olarak seçtikleri pilot havzalarda, 'Taşkın Rüsübat Koruma Eylem Planı' hazırladıklarını ifade eden Eroğlu, "Bu eylem planlarında kim neyi, ne zaman, nerede yapacak bunlar belli. Bütün kurumların ne yapacağını belirledik. Bunun takipçisi olacağız. Ateş düştüğü yeri yakar. Afetten hayatlarını kaybeden insanlar gördüğümüzde büyük üzüntü duyuyoruz. Çamlıhemşin'de bir gördüm. Heyelan olan yere 5 dakika önce gelsek yamaçtaki heyelanın altında kalacaktık. Orada tüm araçlar toprağın altında kaldı. Bu 5 dakikada oldu. Derelerin çoğunu ıslah ettik. Çoğu felaketlerin derenin ıslah edilmemesinden değil heyelandan kaynaklandığını tespit ettik. Artık heyelanın olduğu derelerdeki taşkınların çok önüne geçtik. Bu heyelanlarla ilgili tedbirlerin alınması gerekir. Genellikle yanlış yol yapılıyor, bitki örtüsü değişiyor, köklü ağaçlar yerine köklü olmayan ağaçlar konuyor ve toprak kayıyor. Heyelanlarla ilgili tedbir alınması gerekiyor. Burada her kuruma vazife düşüyor. Bitki örtüsünün değişmemesi, yol yaparken heyelan riskinin dikkate alınması, menfez, köprü ve yolların, fen ve sanat kaidelerine uygun yapılması gerekir. Bunları yapmazsak bu felaketlerle karşı karşıya kalırız. Heyelan olunca vatandaşların zararlarını gidermek için büyük masraflar yapıyoruz. Sel baskınları ve heyelanlara karşı tedbirler için harcanan paralar, felaketten sonra harcanan miktarlardan çok daha düşük. Felakette mal ve can kaybının bedelini taktir etmek mümkün değil. Felaket gelmeden önce bütün tedbirleri alalım. Maliyetli gibi görünse de bu maliyet, felaketten sonrakinden çok daha düşük oluyor. Bunu birlikte başaracağız" dedi.
"YİĞİTLİK BİZDE KALSIN"
Dere yataklarının işgallerden arındırılması gerektiğini ifade eden ve bu konuda Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak'tan istimlak konusunda yardım talep eden Eroğlu, "Dere yatağındaki işgalleri istimlak etmeliyiz. Eğer istimlak bedellerini ödemezsek daha sonra onların zararlarını tazmin etmek için o parayı ödeyeceksiniz. Peşin peşin ödeyelim, yiğitlik bizde kalsın" dedi.
"KÖPRÜLERİN ALTINDAN BUZDOLABI, YATAK, YORGAN GEÇİYOR"
İl Özel İdare bünyesindeki köprülerin DSİ tarafından yapılacağı müjdesini veren Bakan Eroğlu, köprülerle ilgili mühendislik hesaplarına uyulması tavsiyesinde bulunarak, "Bu köprülerin altından sadece su geçmiyor. Kökünden sökülmüş ağaçlar, buzdolabı, yatak, yorgan da geçiyor. Köprü menfez gabarisini uygun seçin. Karayolları genellikle su geçecek şekilde planlıyor. Karadeniz'de köprüler boşuna kemer şeklinde yapılmamış. Bunu dikkate alacaksınız" diyerek açıklamasını noktaladı.
KAYNAK: TABİAT KANUNLARINA KARŞI KİMSE KABADAYILIK YAPAMAZ
"Rize'ye ve Gazi Recep Tayyip Erdoğan'a selamlarımı sunarım" diyerek konuşmasına başlayan Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak da, bölgede yaşanan sel ve afetlerle ilgili değerlendirmelerde bulundu, sempozyumda elde edilen verilerle eylem planı oluşturacaklarını kaydetti. Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, "Tabiatla bilek güreşi yapılmaz. Tabiat kanunlarına karşı kimse kabadayılık yapamaz. Allah'ın bize istifade etmemiz için yarattığı tabiattaki sel ve heyelanları akdedersek, fikredersek, tefekkür edersek ve hocalarımızdan, bilim adamlarımızdan ve mühendislerimizden yaralanırsak, bunları tamamen engelleyemezsek bile büyük oranda engelleme şansına sahip oluruz. Kahramanmaraş'ta dere yataklarının üzeri bulvar yapılmış, derelerin üzeri kapatılmış. Bu alışkanlık devam etmiş. Sel geldiği zaman su kendi yatağına doğru akıyor. O sebeple DSİ orada önemli bir çalışma yaptı. Biz bunlarla ilgili sonradan para harcayacağımıza önceden tedbir alalım. Netice itibariyle tedbir almak bizim görevimiz" dedi. 
HORON OYNADILAR
Sempozyumun ardından salon girişinde açılan stantları dolaşan Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak ile Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Doğa Koruma ve Milli Parklar Bölge Müdürlüğü'ne ait dondurulmuş Dağ Keçisi'ni inceledi daha sonra da Rize Belediyesi standında ikram edilen mandalinaların tadına baktı. Kaynak ve Eroğlu, çalan tulum eşliğinde bir süre horon oynadıktan sonra ayrıldı. 

DHA