Sözcü Plus Giriş

ÜLKEMİZİN GÜVENLİĞİ HERŞEYİN ÖNÜNDE GELİR
Afyonkarahisar'da Ak Parti İl Başkanlığı binasını ziyaret eden Başbakan Binali Yıldırım, parti binası önünde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Suriye'de PYDYPG unsurlarına yönelik operasyonları ve Suriye'nin hava sahasının ihlali durumunda müdahale edeceği yönündeki açıklamalarını değerlendiren Başbakan Yıldırım, “Türkiye'nin Suriye'de yaptığı faaliyetler tamamen terör örgütlerini bertaraf etmeye yöneliktir. Aynı zamanda ülkemizin sınır güvenliğine yöneliktir. Bir yandan da DEAŞ başta olmak üzere diğer PYD, YPG biz bunları terör örgütü olarak kabul ediyoruz. Terör örgütlerine karşı yaptığımız mücadeledede kimin ne dediğinin önemi yok. Biz ülkemizin, sınırlarımızın güveliğini sağlamak için ne gerekiyorsa, bugüne kadar yaptığımız gibi bundan sonra da aynı şekilde devam edeceğiz. Kimsenin toprağında, yerinde, yurdunda gözümüz yok. Kendi ülkemizin güvenliği herşeyin önünde gelir" dedi.
Rus Dışişleri Bakanı Lavrov'un tepkileri ve endişesi yönündeki soruyu da yanıtlayan Yıldırım, “Bu tip açıklamaları, karşılıklı açıklamalarla olmayan şeyi olur hale getirmeye lüzum yok. Bütün bu operasyonlar yapılırken koalisyon güçleri muhataplarımızla konuşuluyor, görüşülüyor, karşılıklı bilgi alışverişi yapılıyor. O yüzden endişe edecek birşey yok" dedi.
ABD SAVUNMA BAKANIYLA GÖRÜŞME
ABD Savunma Bakanı ile bugünkü görüşmelerine ve Musul operasyonunda Türkiye'nin de olması gerektiği yönündeki sözlerine ilişkin soruları yanıtlayan Başbakan Yıldırım,şöyle dedi:
"Doğru demiş. Biz de aynı şeyi söylüyoruz. Musul'da ve Irak'ta olan işlerden Türkiye her yönüyle ilgilidir. çünkü Irak'la bizim 350 km sınırımız var ve Irak topraklarından bu sınırları aşarak bölücü terör örgütü yıllardır başımızı ağrıtıyor. Sivilleri öldürüyorlar, askerlerimiz, korucularımız şehit oluyor. Dolayısıyla Irak'ın herşeyden önce burada barınan ve Türkiye'nin başını ağrıtan bir terör örgütlerini zapturapta alması lazım. Bunu yapamadığı halde bizim de ülkemizin güvenliğini, barışını korumak için her türlü tedbiri almak gibi bir hakkımız var. Yaptığımız bundan ibarettir. Ayrıca gerek Suriye'nin, gerek Irak'ın geleceği en yakından Türkiye'yi ilgilendirir. Çünkü hiçbir ülke ne Suriye, ne Irak'la da bugün ortada dolaşan, gözüken ülkelerin bu ülkelerle ne sınır birliği var, ne kültür birliği var, ne de tarih birliği var. Tüm bunları dikkate aldığımızda Türkiye'nin buralarla ilgilenmesi gayet doğaldır."
Musul operasyonunda PYD-YPG gibi unsurların kullanılmasına yönelik ABD'nin sözü olduğunu da dile getiren Başbakan Yıldırım, "Bu sözün de arkasında olduğunu Amerika Savunma Bakanı teyit etti ve Münbiç'te hiçbir YPG, PYD unsuru kalmayacak bunun teminatını tekrar verdiler. Bunlara silah verilmesi, DEAŞ'a karşı Amerika tarafından kullanılması büyük bir yanlıştır" dedi.
Türkiye'nin Musul'da hava veya kara harekatına katılımını da değerlendiren Yıldırım, “İhtiyaç olduğu her zaman, inşallah ihtiyaç olmaz. İhtiyaç olmaması temennimizdir ama lüzum olduğunda, şartlar oluştuğunda gereken neyse onu yapacak hazırlıklarımız var" dedi.
BAHÇELİ'YE 'BAŞKANLIK' TEŞEKKÜRÜ
Başkanlık sistemi tartışmalarının sorulduğu Başbakan Yıldırım, Afyonkarahisar'daki kampta bu konunun da görüşüleceğini açıkladı. Anayasa değişikliği üzerinde çalıştıkları modelin başkanlık modeli olduğunu açıklayan Binali Yıldırım, “Geçtiğimiz yıllarda yapılan referandumla birlikte Türkiye'de cumhurbaşkanı artık halk tarafından seçiliyor. Dolayısıyla bu mevcut durumun anayasaya uygun hale getirilmesi, Türkiye'nin önündeki en önemli meselelerden biridir. Milliyetçi Hareket Partisi genel başkanının bu konuyu gündeme getirmesi olumlu bir adımdır. Kendisine teşekkür ediyoruz. Ülke sorunlarının çözümü konusunda geçmişte de çok duyarlı davrandı. Bugün de dediği şudur, bu sorun çözülmelidir. Bu konuda Ak Parti grubunun getireceği anayasa teklifini en iyi şekilde değerlendirip, sorunun millete götürülmesinin önünü açacağını düşünüyoruz ve bu yolda da kısa sürede çalışmalarımızı tamamlayıp teklifimizi yüce meclise sunacağız" dedi.
Yıldırım, referanduma ilişkin Nisan ayı söyleminin hatırlatılması üzerine “Adım adım yani, önce bir teklifi getirelim, komisyonlardan geçsin, ondan sonra genel kurulda görüşülsün. Ondan sonra da oturur uygun bir tarih kararlaştırılır. Yani o tarihler günler şu an için geçerli değil. Adım adım gideceğiz. Yapmadığımız işin, atmadığımız adımın geleceğe yönelik tahminlerini yapmak sağlıklı olmaz" dedi.
EN DOĞRU KARARI VATANDAŞIN VERECEĞİNE İNANIYORUZ
MHP Genel Başkanı Bahçeli'yle zaman zaman görüştüğünü de belirten Yıldırım, en son görüşme sonrasında Bahçeli'nin başkanlık konusunu gündeme getirmesinin destek olarak nitelendirilmesi yönündeki yorumlara da, “Ben yorum yapmayayım. Sizin yorumunuza tabi olayım" karşılığını verdi. MHP'nin 'hayır' oyu kullanacağı ancak referanduma destek vereceği yönündeki değerlendirmelerine yönelik soruyu Yıldırım, şöyle yanıtladı:
“Olabilir siyasette herşey mümkün. Bizim istediğimiz bu sorunu vatandaş çözecek, vatandaş hep siyasetin çözmediği sorunları bugüne kadar çözerek geldi. Biz bu anayasa değişikliğinin vatandaşın önüne götürüldüğünde en makul, en doğru kararı vereceğine inanıyoruz. Yeter ki yüce meclisimiz bu yolu alsın."
116 BİN KİŞİ İTİRAZ ETTİ
Kamudan atılan isimlerin yeniden alımının da sorulduğu Yıldırım, toplam itiraz sayısının 116 bin civarında olduğunu belirterek, “Ama tabi mükerrer itirazlar var. İllerde, bakanlıklarda yapanlar var. Üzerinde çalışılıyor. Biz ne söyledik, yani haksızlık varsa düzeltilecek. Şu anda bakanlıklarımız, başbakan yardımcımız Nurettin Canikli'nin koordinasyonunda çalıma yürüyor. Dolayısıyla tamamlandıkça peyderpey müracaatları, itirazları, haklı görünenlerin işlemleri düzeltilecek ve böyle bu şekilde devam edecek" dedi.

DHA

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more