Sözcü Plus Giriş

Paris’te Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) düzenlediği Çevre Bakanları Toplantısı 28-29 Eylül 2016 tarihlerinde gerçekleştiriliyor. Toplantıya Türkiye’den Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki başkanlığında bir heyet de katıldı. Bakan Özhaseki’ye Türkiye’nin OECD Nezdinde Daimi Temsilci Büyükelçi Erdem Başçı da eşlik etti.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Türk basın mensuplarına açıklamalarda bulunarak gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bakan Özhaseki, Türkiye'nin Paris Anlaşması'na imza attığını ve verdiği sözün arkasında durduğunu dile getirdi.

Uluslararası alanda Paris Anlaşması'nın uygulanması konusunda yeterli çabanın olup olmadığı yönündeki soru üzerine Özhaseki, özellikle çevre bakanlarının bu anlaşmaya taraf olmayı arzu ettiğini ancak kendi ülkelerinin bir takım ekonomik koşullarını, zorluklarını da göz önünde bulundurduğunu belirtti.

Türkiye'nin Paris Anlaşması'na imza attığını ve verdiği sözün arkasında durduğunu dile getiren Özhaseki, bu anlaşmayı eyleme geçirmek için tedbirler aldıklarını ifade etti.

Burada bugün tartışılan konuların başlıcalarının iklim değişikliği, sıcaklık artışı ve bunların etkilediği alanlar olduğuna işaret eden Özhaseki, "Haliyle iklim değişikliği ve sıcaklığın artması bir taraftan kuraklığa sebebiyet veriyor, yağışların azalması ile birlikte, bir taraftan bazı canlı çeşitlerinin yok olmasına, bazı bitki çeşitlerinin yok olmasına sebebiyet verdiği gibi, dünyanın birçok yerinde de insan neslini tehdit eden en önemli unsur olarak önümüzde duruyor" diye konuştu.

Özhaseki, toplantıda su ile ilgili de özel bir çalışma yapıldığını, Türkiye'nin teknik ekibi ve uzmanlarının burada konuları takip ettiğini belirtti.

Konuşmasında Türkiye'nin Paris Anlaşması çerçevesinde üzerine düşen bütün yükümlülüğü yerine getireceğini ifade ettiğini vurgulayan Özhaseki, şunları kaydetti:

"Aynı zamanda üç konuya da dikkati çektim. Birincisi, sadece OECD ülkeleri çevresinde değil, Antalya'da yapılan ve dönem başkanlığını yaptığımız G20 ülkeler zirvesinde de Sayın Cumhurbaşkanımızın da özel gayretiyle iki derece sıcaklık artışının düşürülmesi hususunun, iklim değişikliği ve çevresel konuların sonuç bildirgesine girmesinin önemli olduğunu ve bunlardan da haberleri olması gerektiğini söyleyerek ihtar ettim. Sadece burada değil, dışarıda da bizim ülke olarak gayretlerimiz çevresel anlamda devam ediyor."

Aslında Türkiye'nin gelişmekte olan bir ülke olduğunu ve çevreyi çok kirletmediğini vurgulayan Özhaseki, "Çok kirleten ülkeler belli fakat o az kirliliğimizi bile engellemeye çalışıyoruz." dedi.

Bütün bunları yaparken Türkiye'nin başında bir bela ve bir de yükümlülük olduğuna işaret eden Özhaseki, şöyle devam etti:

"O bela 15 Temmuz, FETÖ darbesi. Ülkelerin özellikle de buraya dikkatini çekmek istedim. Ülkeler bunu anlamakta zorluk çekiyorlar. Yani Türkiye'nin 15 Temmuz gecesi yaşadıklarını anlamakta güçlük çekiyorlar. Nasıl bir bela ile karşı karşıya olduğumuzu anlamakta güçlük çekiyorlar. O gün, orada tanklara karşı, F16'lara karşı insanların çıplak vücutlarıyla demokrasilerine, cumhuriyetlerine, hükümetlerine, siyasi iradelerine nasıl sahip çıktığını anlatmaya çalıştım. Kısa süre içerisinde de olsa anladıklarını zannediyorum. Bir çoğunun baş işaretinden dikkatli şekilde tasdiklerini gördüm. Bu konuda da biraz kendilerinden yardım alamadığımızı ima ettim zaten.

İkinci bir konu da belki ülkemizin karşı karşıya olduğu bir sıkıntı. Suriye'de yaşanan gelişmeler. 12 milyon insan yerini terk etmiş, 600 bin insan ölmüş. İki milyon 700 bin insan da ülkemize mülteci olarak gelmiş, eline küçük bir çantasını almış, çoluk çocuğuyla bilmediği ortamlara gelmiş. Biz ülkeler olarak burada iklim değişikliğinin bizi on yıllar sonra etkileyebileceği veya hatta yıllar sonra etkileyebileceği, karşı karşıya kalacağımız tehlikeleri konuşurken, bugün yaşanan bir dram var orada."

İnsanların ülkelerinden kaçarken denizlerde boğulduğuna ve yollarda eşkiyalar tarafından soyulduğuna, sağlık nedeniyle yollarda öldüklerine işaret eden Özhaseki, Esed rejiminin saldırılarında 600 bin insanın öldürüldüğünü ve insanların açlık ve sefalet içinde ölmeye de devam ettiğini belirtti.

Türkiye'nin Suriyeli sığınmacılar için yaklaşık 25 milyar dolar harcadığına dikkati çeken Özhaseki, Birleşmiş Milletler tarafından 525 milyon, AB ülkeleri tarafından 178 milyon avroluk ufak yardım yapıldığını kaydetti.

Özhaseki, "Bütün bu işleri yaparken bir taraftan FETÖ darbe girişimine karşı büyük bir şevkle mücadele edip zafer kazanırken, bir taraftan 2 milyon 700 bin Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapıp insani değerlerimizi ve güzelliklerimizi ortaya koyup milyarlarca dolar harcarken, bir taraftan da çevre ile uğraşıyoruz, demeye çalıştım burada." diye konuştu.

Konuşmasında Türkiye'nin 2020'de yapılacak zirveye ev sahipliği yapmak istediğini belirttiğini ve bütün ülkelerin desteğini beklediklerini ifade ettiğini anlatan Özhaseki, "Türk misafirperverliğini bilerler bilir, eğer ondan tatmak isteyen varsa İnşallah yeniden bizim ülkemizi tercih ederler, diye bir espiri ile kapattık konuşmamızı." dedi.

Uluslararası alanda Paris Anlaşması'nın uygulanması konusunda yeterli çabanın olup olmadığı yönündeki soru üzerine Özhaseki, özellikle çevre bakanlarının bu anlaşmaya taraf olmayı arzu ettiğini söyledi.

Ancak bakanların kendi ülkelerinin bir takım ekonomik koşullarını, zorluklarını da göz önünde bulundurduğunu dile getiren Özhaseki, şunları kaydetti:

"Ülkeler bu konuda istekli olmasına rağmen bazen iş yapamayabilirler de. Değişik ülkelerde bunların uygulanma imkânı bulunamayabilir. Bizim de bir takım beklentilerimiz var. Gerek ekonomik gerekse bir takım teknik bir takım yardımların gelişmiş olan ve çok kirleten ülkeler tarafından yapılmasını biz de talep ediyoruz. Eğer bu talebimiz karşılanmazsa, Paris Anlaşması'nı elbette imzaladık, tarafız, bunu da burada söyledik ama Meclisimizden geçirip yürürlüğe de sokmayabiliriz.Bu noktada biz de batı ülkeleri ne diyorsa, bunlara komple teslim olup, 'evet' diyecek halimiz yok. Bu konuda ülkemizin çıkarlarını sonuna kadar takip etmeye de kararlıyız. COP 22 zirvesinde bu konuların mutlaka gündeme gelecek yardım ve teknik yardım konusu gündeme gelecek. 2020’ DE Türkiye’nin de ev sahipliği de gündeme gelecek. bütün ülkeler oy birliği ile karar aldığı için değişikliklerin kolay olmuyor.Belli bloke edecek ülkeler var, onlarla da görüşerek, bu konuda biz Türkiye'nin isteklerini, beklentilerin herhalde gerçekleştiririz, diye düşünüyorum." dedi.

 

 

DHA

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more