Sözcü Plus Giriş

DEMOKRATİK Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel, partilerine yönelik sistematik bir saldırı, şiddet politikasının devrede olduğunu savunarak, "DBP'ye yönelik saldırıları özellikle belediyelerimize yönelik saldırıları kayyum tartışmalar öyle tesadüfen tartışmalar değildir, bu planın bir parçasıdır. Yoksa belediye başkanlarımız, yöneticilerimiz zaten gözaltına alınıyor, tutuklanıyor" dedi.
DBP'li belediye başkanları Eş Başkan Sebahat Tuncel başkanlığında Diyarbakır'da 'Türkiye'de demokrasi, Kürdistan'da özeklik inşa ediyoruz' adı altında bir araya geldi. DBP'li belediyelere yönelik operasyonlar ve kayyum atama tartışmalarına ilişkin konuların ele alınacağı toplantı öncesi konuşan DBP Eş Genel Başkanı Sabahat Tuncel, partilerine yapılan gözaltı ve tutuklamaları kınadıklarını söyledi. Tuncel, şöyle dedi:
"Partimize yönelik sistematik bir saldırı ve şiddet politikasının devrede olduğunu, parti yöneticilerimizin sürekli gözaltına alınıp, tutuklandığı hatta, gözaltına alınıp kaybedildiği bir dönem yaşıyoruz. DBP'ye yönelik saldırıları özellikle belediyelerimize yönelik saldırıları kayyum tartışmalar öyle tesadüfen tartışmalar değildir, bu planın bir parçasıdır. Yoksa belediye başkanlarımız, yöneticilerimiz zaten gözaltına alınıyor, tutuklanıyor. Bugüne kadar AKP faşizmi yönetimiyle 185 arkadaşımız gözaltına alınmış, birçoğu da tutuklanmıştır. 21 belediye eş başkanımız şu an tutuklu, 33 meclis üyemiz tutuklu. Gözaltına alınıp bırakılan ya da görevden uzaklaştırılan arkadaşlarımızın sayısına baktığımızda aslında fiilen AKP hükümeti belediyelerimizi işlevsizleştirmek için gece gündüz çalışıyor. AKP hükümeti özellikle Rojava sınırında bulunan belediyelerimize göz dikmiş durumda. Çok iddia ettiği aslında o koridor oluşturma aslında Rojava'da bir koridor oluşturma isteğini uluslararası dayatamayınca, Türkiye sınırında bir koridor oluşturmak istiyor, aslında mesele bu. Nusaybin'in taşınma meselesi neden? Cizre'yi, Şırnak'ı niye yerle bir ediyor? Mesele sadece belediye başkanlarımızı görevden uzaklaştırmak değil. Mesele kendi politikalarını hayata geçirmek için Kürt düşmanlığını derinleştirmek için Kürtler arası birliği engellemek için belediyelerimize el koymak istiyor. Mesele Kürtlerin varlık meselesidir, Kürtlerin statü meselesidir. Sadece bir belediyeye kayyum ataması meselesi değildir. Siyaseten oluşturulmuş, planlanmış bir durumla karşı karşıyayız."
Savaş politikasından yana olmadıklarını söyleyen Tuncel, "Bu savaşın sorumlusu biz değiliz. Eğer 7 Haziran'dan bugüne binlerce insanın tabutu gelmişse bu ülkeye bunun bizzat sorumlusu Tayyip Erdoğan'dır. AKP'li yetkililerdir. Yaptıkları insanlık suçudur. O yüzden alel acele vekillerimizin dokunulmazlıklarını kaldırırken, asker, valiye, koruculara dokunulmazlık getirdiler" dedi.

DHA