Sözcü Plus Giriş

MAKEDONYA'nın Başkenti Üsküp'te karaciğer yetmezliği teşhisi konulan 39 yaşındaki Lenche Manova, Antalya'da kuzeni 44 yaşındaki Kjircho Stojov'un karaciğerinden alınan parçanın nakledilmesiyle sağlığına kavuştu.
Üsküp'te yaşayan Lenche Manova'ya 2009 yılında karaciğer yetmezliği teşhisi konuldu. Ülkesinde nakil yapılmayan Manova, tedavi için Hırvatistan'a gitti. Ancak burada da canlı vericiden nakil yapılmaması nedeniyle Lenche Manova, Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Organ Nakli Merkezi'ne başvurdu.
Tetkiklerin ardından kuzeni Kjircho Stojov'un karaciğerinden alınan parça, başarılı şekilde Manova'ya nakledildi.
Telekomünikasyon sektöründe yöneticilik yapan Lenche Manova, vücudunda özellikle de bileklerinde kaşıntı ve döküntüler olduğunu, bu nedenle hastaneye başvurduğunu söyledi. Tetkikler sonunda karaciğer yetmezliği teşhisi konulduğunu kaydeden Manova, "2009 yılından 2014 yılına kadar hem çalıştım hem de tedavi oldum. Ama bir gün aniden kan kustum. Yapılan testlerde karaciğer nakli yapmam gerektiği söylendi. Makedonya'da nakil yapılmıyor. İtalya ve Hırvatistan'ı opsiyon olarak sundular. Hırvatistan'a gittim orada da sadece kadavradan nakil yapıyorlardı. Kadavradan nakil olmayı beklemek yerine canlı vericili nakli tercih ettim" dedi.
"KISACASI, YENİDEN DOĞDUM"
Kuzeni Kjircho Stojov'un verici olmayı kabul etmesiyle Antalya'ya geldiklerini söyleyen  Lenche Manova, şunları söyledi:
"Türkiye'ye gelmeden önce buradaki sağlık ortamının imkanlarını biliyorduk. Hem tedavi hem de testler yapılırken bunu da gördük ve güvendik. Allah bizimleydi. Kaybedecek hiçbir şeyim olmadığını düşünerek geldim buraya. 'Ya hep ya da hiç' dedim. Zor zamanlar geçirdim. Ameliyattan sonra kendimi çok iyi hissediyorum. Bir kız kardeşim vardı, naklin ardından bir tane daha kardeşim oldu."
"TÜRK HEKİMLERİNE TEŞEKKÜR EDERİZ"
Karaciğer vericisi olan Kjircho Stojov ise şunları söyledi:
"Hastalığın tanısı konulduğundan beri Lenche'yi hiç yalnız bırakmadım. Yaşadığı sıkıntıları gördükçe, canlı vericili nakil için aday olmak istedim. Yapılan testle uygun bir donör olduğumu öğrendim. Ne mutlu ki yeniden sağlığına kavuşabilmesi için aracı oldum. Bize bu güveni veren ve sağlıkla ülkemize dönmemize vesile olan Türk hekimlerine ve tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ederiz."
YILDA 500 BÖBREK VE KARACİĞER NAKLİ YAPAN BİR EKİP
Nakli gerçekleştiren hastanenin  Prof. Dr. Alper Demirbaş da hekim olarak görevinin hastaları sağlığına kavuşturmak olduğunu söyledi. Hekimliğin en güzel yanlarından birinin de tedavi ettiğiniz hastanın milliyetine, dinine, ırkına bakmamak olduğunu ifade eden Prof. Dr. Demirbaş, "Her hasta birinin eşi, çocuğu, anası veya babası yani sevdiğidir. Tedavi ettiğiniz hasta kadar, tanımadığınız bir coğrafyada yaşayan insanların da yüzünü güldürürsünüz" dedi.
Türkiye'deki canlı vericili organ nakli kalitesinin, Avrupa ve ABD'deki bir merkezden çok daha yüksek olduğunu ifade eden Prof. Dr. Demirbaş, "Lenche Manova bize geldiğinde çok ağır durumdaydı ve geç kalınmıştı. Bu zor ameliyatı başarıyla gerçekleştirdik. Her yıl ortalama 500 böbrek ve karaciğer nakli yapan bir ekibiz. 500 sayısı, sizin için bir rakam olabilir ama bizim için her biri birer hayat. Hasta ve vericisini sağlıklı bir şekilde uğurlamak, Ölümün kıyısındaki bir hayatın sağlıklı şekilde sevdikleriyle kucaklaşmasını izlemek ayrı bir mutluluk" diye konuştu.

DHA

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more