Sözcü Plus Giriş

ANKARA Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşegül Akbay, Türkiye'de vatandaşların elinde yasal ve yasadışı olmak üzere bulunan toplam silah sayısının yaklaşık 9 milyon, bireysel olarak ise 100 kişi başına 12.51 ateşli silaha sahip olunduğunu söyledi. Akbay, "178 ülkede, bireysel silah sahipliği oranları karşılaştırıldığında, Türkiye 52'nci sırada yer alıyor" dedi.

OHAL kapsamında yeni Kanun Hükmünde Kararname (KHK) için hazırlıklarını sürdüren hükümet,in silah ruhsatı alınmasını kolaylaştırmayı planladığını belirten Prof. Dr. Akbay, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun sözünü ettiği 'bölgede siyaset yapanlara silah ruhsatı verilmesi'nin de bu kapsamda olduğunu, ancak sadece bölgede siyaset yapanlar değil genel olarak silah bulundurma ve taşıma ruhsatı alınmasının kolaylaştırılması üzerinde durulduğunun belirtildiğini kaydetti. Akbay, 'silah serbestisi’ üzerine yetkililerin cevaplandırmasını istediği şu soruları gündeme getirdi:

"- Silah kontrolü yasalarında planlanan değişiklik, anayasa ile çelişki içinde değil mi, – Bireysel silahlanmayı kolaylaştırmak anayasaya aykırı mı, değil mi, – Silah kontrolü alanında daha çok yasa, silahların kontrol edilebileceğini garanti eder mi, – Silahların nihayetinde ateşlenmesini engellemek için, silah kontrolü mü, silah serbestisi mi daha çok caydırıcı etkiye sahip olur, – Daha fazla silah kontrol yasası, bireylerin öz savunma ve güvenlik duygusuna devlet eliyle saldırı mıdır, – Kadınların tacizci ve saldırganlardan korunmasını silah kontrol yasaları destekler mi, – Av ve spor amaçlı silahlarla, saldırı silahlarını düzenleyen yasaların farkı konusunda toplum bilinçli mi, – Silahların öz savunma değil, daha çok saldırı maksadıyla kullanıldığının farkında mıyız, – Silah kontrol yasaları, suçluların silah edinip kullanmasını gerçekten engelleyebiliyor mu, Yasal izinli silahların suçlular tarafından sıklıkla çalınarak ele geçirildiğinin farkında mıyız, – Silah kontrol yasaları, vatandaş ile devlet arasında bir güç dengesizliğiyle, vatandaşın edinebileceği silah güvenliğinin devlet tarafından gasp edilmesi anlamına gelmiyor mu, – Silah kontrol yasaları, silahlı şiddet eylemlerinin toplumsal sonuçlarını önleyebilecek mi, – Silahlardaki kontrol, damga ve harçlar bir tür özel hayat ihlali sayılır mı, Ülkemizde en yüksek ölüm sebebinin aslında silahlı yaralanmalar olmadığının farkında mıyız, Daha sıkı silah kontrolü intiharları engeller mi, Silah kazalarını önlemek için düzenli silah kontrollerinin bir yararı var mı, Silah kazalarını önlemek için yasalar mı yoksa bilinç ve eğitim mi daha önemli, – Ortamda silah bulunması tartışmaların silahlı saldırıya dönüşmesini kolaylaştırır mı, Yabancı tacizci ve saldırganlardan kendini korumak isteyenlere silah yasaları nereye kadar izin vermeli, – Silahlı bireylerin sayıca artması, ölümlü yaralamalara ve kitlesel katliamlara zemin hazırlar mı, – Sıkı silah yasaları Güney Doğu’daki etnik saldırıları engeller mi, – Siviller de mi yoksa sadece asker ve güvenlik güçleri mi silah bulundurabilmeli, – Hangi silahları hangileri bulundurmaya hak sahibidir, – Silah yasalarının toplum farkında mı ve kimsenin umurunda mı".

Prof. Akbay, 'silah serbestisi’nin özgürlük ve ifade özgürlüğü savunmacılarının başlıca argümanı olduğunu belirtirken, "Ve bireyci siyaset, silah bulundurmanın bir öz savunma ve güvenlik hakkı olduğunu söylüyor. Ancak, sarhoşluk nasıl bir özgürlükse, kazayla yaralamalar da o kadar gerçeklik. Şiddet ve özgürlük arasındaki sınırın nerede başlayıp nerede bittiğini kağıt üzerindeki yasalarla bireylerin öz kontrolüne sunulması başarılabilinecek mi merak ediyorum" dedi.

DHA

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more