Sözcü Plus Giriş

İstanbul Haberi: SİLİVRİ'DE BAŞLAYAN İLK DARBE DAVASINDA İKİNCİ GÜN SAVUNMALARI SONA ERDİ

SİLİVRİ'DE BAŞLAYAN İLK DARBE DAVASINDA İKİNCİ GÜN SAVUNMALARI SONA ERDİ

Güncellenme: 20:47, 28/12/2016
SİLİVRİ'DE BAŞLAYAN İLK DARBE DAVASINDA İKİNCİ GÜN SAVUNMALARI SONA ERDİ

*İstanbul'da 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin 25'i tutuklu 29 polisin Silivri Cezaevi'nde yargılandığı davada, sanık polisler savunma yapmaya devam etti.

Haber: Ümit TÜRK İstanbul / DHA

15 Temmuz darbe girişimi esnasında Şenlikköy Polis Merkezi Amiri olarak görev yapan tutuklu Soytürk Yıldız, savunmasında Fetullahçı terör örgütünü lanetlediğini dile getirerek, "Allah onların belasını versin. Onların yüzünden bu haldeyiz" diye konuştu. Kalkışma günü Emniyet Genel Müdürlüğü'nden gelen mesaj doğrultusunda personeli uyardığını belirten Yıldız, karakolu savunmadığı, darbecilere direnmediği suçlamalarını ise reddetti. Kalp ritmi bozukluğu olduğu ve bu konuda raporlarının bulunduğunu belirten Yıldız, hasta düştüğü için ilaç almak ve 72 yaşında bakıma muhtaç annesini kontrol etmek üzere eve gittiğini, daha sonra da tekrar polis merkezine döndüğünü söyledi.



"FLASH DİSKTE BULUNAN SINAV SORULARI, ÇIKMIŞ SORULARDI"

Daha önce aldığı 10 günlük raporun araştırılmasını istediği için, polis memurunun aleyhine tanıklık yaparak kendisine iftira attığını ileri süren Yıldız, ev aramasında bulunan flash disk içindeki 2009 yılı Komiser Yardımcılığı sınav sorularına ilişkin soruya ise, müdürlük sınavına çalışmak için internetten indirdiği cevabını verdi. Mahkeme başkanı bunun üzerine, sorularla birlikte flash diskte 11 bin kişiye ait kimlik bilgileri bulunduğunu söyledi. Yıldız, söz konusu 11 bin kişiye ait bilgilerin de internetten indirilirken sıkıştırılmış dosya ile birlikte inmiş olabileceğini, söz konusu 11 bin kişi hakkındaki bilgilerin flash diskte olduğunu da emniyette kendisine söylenmesi üzerine öğrendiğini söyledi. Yıldız ayrıca sınav sorularını, sınav yapıldıktan çok sonra internetten indirdiğini sözlerine ekledi.



"BYLOCK'U İNDİRDİM AMA KULLANMADIM"

15 Temmuz Önleyici Hizmetler Şube Müdürlüğünde Motosikletli Timler Büro Amiri olan ve tutuklandıktan sonra meslekten ihraç edilen Eyüp Şahin, darbe girişimi sırasında Bostancı'da arkadaşlarıyla birlikte olduğunu, köprünün kapatılması üzerine görev yerine gidemediğini, ertesi gün öğlen saatlerinde köprünün açılmasıyla gidebildiğini söyledi. Şahin daha sonra telefonundaki WhatsApp'ta bulunan ve darbecilere direnilmemesi konusunda FETÖ mensuplarınca birbirlerine atılan mesaja ilişkin soruyu yanıtladı. Söz konusu mesajı haber şeklinde internette görüp telefonuna kaydettiğini belirten Şahin, daha sonra bu mesajı müdürüne gösterdiğini söyledi. Telefonunda "Bylock" programı bulunan ve 2014 yılında programı satın aldığı belirtilen Şahin, buna ilişkin ise akıllı telefon aldıktan sonra çeşitli programlar indirdiğini, bu programı da herkese açık olduğu için indirdiğini ancak hiçbir yazışma yapmadığını söyledi. Programı satın aldığı yönündeki soruya da, indirdikten sonra güncelleme yaptığı için satın alınmış gibi gözüktüğünü söyledi. Şahin, kendisi hakkında rapor tutan polislerden birinin de FETÖ'den daha sonra tutuklandığını söyledi. Şahin, ifadesi sırasında zaman zaman gözyaşı döktü.



"EVDE BULUNAN BİR DOLARLAR DÜĞÜNDE ATILDI"

Motosikletli timlerde komiser yardımcısı olarak görev yaptıktan sonra açığa alınarak tutuklanan Emre Çatalbaş da, köprünün darbeci askerler tarafından kapatılması nedeniyle görev yerine sabah 09.30 da gidebildiğini belirtti. Fetullahçı terör örgütüyle herhangi bir bağlantısının olmadığını, okullarında okumadığını söyleyen Çatalbaş, evinde bulunan 11 adet bir dolar için ise şunları söyledi; "Babam ve amca çocuklarım hepsi müzisyen, düğünlerde davul zurna çalarlar. Adet olduğu için düğünlerde çalgıcılara dolar atılır. Evimde bulunan bu dolarlar da düğünlerde atılan dolarlardır" diye konuştu.



"AĞLAMADIM SİNİRLERİM BOŞALDI"

15 Temmuz'da yapılan darbe teşebbüsünde Sabiha Gökçen Havalimanı'nda görev yapan komiser yardımcısı Semih Yüksel, yeni memur olmasına rağmen havalimanında 3 önemli büronun amiri olarak görev yaptığını belirterek, "Takdir edersiniz ki çok ciddi güvelik soruşturmasından geçirilmiş olmam gerekir" dedi.



Yüksel ifadesinde şunları anlattı: "Daha önce yine bir terör örgütü olan TAK'ın havalimanımıza havan saldırısı olduğu için acil eylem planı oluşturmuştuk. 15 Temmuz akşamı da onu uygulamaya geçirdik. Havalimanında bin 100 kamera bulunmaktadır. O gece ve ondan sonra attığım her adım kamera görüntüleri ile sabittir. Darbeci generallerin gözaltında alınmasında bizzat vardım. Sayın Başbakanımızın kullandığı TC ANA uçağının apronda güvenliğinin alınmasında bizzat vardım. İddia edildiği gibi darbeci askerlerle nezarette herhangi bir konuşma olmadı. Ağlama söz konusu değil. Darbeci askerleri bizzat sırtına vura vura gözaltına aldım. O akşam Ankara'da Özel Harekat'ta 4 kız kardeşim şehit oldu. Gelinlik giyemeden şehit oldular. Darbecilerin yaptıklarını içime sindiremedim. Darbeci bir askerin tankın içinde silahı ile intihar ettiği anonsu geldi. Silahı ile intihar eden bu askeri tanktan çıkartıp ambulansa götürdüm. Can çekişiyordu. Bütün akşam WhatsApp'dan da buna benzer görüntüler geldi. Saat 04.00 gibi olayın sonu idi artık öyle hüngür hüngür bir ağlamak değil sadece bir anlık sinir boşalmasıydı. O gece olanlar aklıma geldikçe tekrar tekrar tüylerim diken diken oluyor. Burada olmamda kimin emeği varsa hepsine lanet olsun" diye konuştu.



Duruşmayı 20.00 sıralarında sonlandıran mahkeme heyeti, yarın savunmaları alınmayan sanıkların ifade vermeleriyle devam edecek.

 

DHA