Sözcü Plus Giriş

RAPOR OKUNDU
Manisa'nın Soma İlçesi'nde 301 madencinin yaşamını yitirdiği faciayla ilgili 6'sı tutuklu 46 sanıklı davanın Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşması yoklamayla başladı. Mahkeme Başkanı Aytaç Ballı'nın salonda bulunan ailelere, sanıklara yönelik tepki göstermemeleri ve sessiz olmaları uyarısından sonra bilirkişi heyeti raporu okundu.
AİLELERİN AVUKATLARINDAN BİLİRKİŞİ RAPORU DEĞERLENDİNMESİ
Raporun okunmasının tamlanmasıyla verilen aradan sonra ilk olarak mağdur ailelerin avukatları bilirkişi raporuna yönelik değerlendirmelerini bildirdi. Avukatlardan Denizer Şanlı, bilirkişi heyetinin raporundaki değerlendirmelerin, var olan eksikliklerin, iş güvenliği önlemlerinin ve üretim baskısının gözler önüne serilmesinin aşağısında olduğunu söyledi.
Soruşturma dosyasında bulunan önceki bilirkişi raporlarında da, ocaktaki eksikliklerin anlatıldığını hatırlatan Denizer Şanlı, "Raporda, ihmalden bahsedilmiş, ancak havalandırma bacası, kömür rezervi kaybının olmaması ve maliyetini artmaması için yapılmadı. Göz göre yapılan bir ihmal var. Maden işletmesinin alt yapısıyla ilgili ihmal değerlendirmesini yetersiz karşılıyoruz. Manzara vahim, ancak bu durumu bilirkişi tam olarak değerlendirmemiş. Örneğin bilirkişi raporunda, U 3 bölgesinde yeterli sensör bulunmadığı söyleniyor. Burada belli ki gaz ölçümü yapmak şirketin işine gelmemiş" dedi.
KOZAĞAÇLI: RAPORU KABUL EDİYORUZ MAHKEME HÜKÜM VEREBİLİR
Avukat Denizer Şanlı'dan sonra söz alan Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Genel Başkanı avukat Selçuk Kozağaçlı da, bilirkişi raporundaki değerlendirmeleri kabul ettiklerini ve ek rapor talebinde bulunmayacaklarını ifade etti. Yargılama boyunca etkin teknik bir çalışma yürüttüklerini de vurgulayan Selçuk Kozağaçlı, "Bilirkişi raporundan sonra, doğru bir yol izlediğimiz anlaşılıyor. Biz de metan gazından bahsettik, çünkü A panosundan düzenli bir gaz kaçağının olduğu belliydi" dedi.
Sanık avukatlarının kömür yangını olmadığını ispatlamak için defalarca yapılmasını istedikleri sondajların önemli veriler sunduğunu da anlatan Kozağaçlı, "Ocağa yapılan 50 sondaj çalışması sonrasında, mükemmel bir sonuç çıktı. Sondajlar, o bölgede nasıl bir felakete neden olunduğunu ortaya koydu. Faciayla ilgili değerlendirmede, bilirkişiler doğru değerlendirmelerde bulunmuşlar. Faciayla ilgili bizden farklı dayanakları da var" dedi.
"OLASI KASTLA YARGILANMALILAR"
Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak suçundan yargılanan sanıkların olası kasttan yargılanması gerektiğini de savunan Selçuk Kozağaçlı, bunun gerekçesini ise bilirkişi raporundaki S panosundaki değerlendirmelerine dayandırdı. Kozağaçlı, "S panosunda, 260'dan fazla çalışan katledildi. Bu bizim içini çok önemli. Eğer şirketin revize planları yerine getirilmiş olsaydı o insanlar ölmeyecekti. Bilirkişiler de bu değerlendirmede bulunmuş" dedi.
Şirketin patronu Alp Gürkan ve şirketin yönetim kurulu üyeleri hakkında da kendilerinin suç duyurusunda bulunacağını, ancak mahkemenin de aynı şekilde suç duyurusunda bulunması gerektiğini söyleyen Selçuk Kozağaçlı, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Şirketin yöneticilerinden Hayri Kebapçılar'ın 8 aydır peşindeydik. Yargılama dosyasında neden olmadığını soruyorduk. S panosunda uygulanmayan revize planların altında onun imzası var. Bilirkişi bunu tespit etmiş. Yine şirketin patronu Alp Gürkan'ın bu S panosundaki işlemlerin yapılmamasında sorumluluğu var. Bu da raporda yer alıyor. Oradaki sorumluluk yerinde bir şekilde anlatılmış. Bilirkişinin bir yerde bize armağanı olmuş bu tespitleri. Yine tutuksuz yargılanan havalandırma baş mühendisi Fuat Ünal Aydın var. Havalandırma sorunundan dolayı bu kadar insanın hayatını kaybettiği ocakta, onun tutuksuz yargılanması yerinde değildi. Daha önce tutuklanmasını talep etmiştik. Yine tutuklanmasını talep ediyoruz."
Rapora göre ocağın köstebek yuvası gibi kazıldığını, sorunlu bölgelerin önüne yapılan barajların bakımının yapılmadığını anladıklarını ifade eden Selçuk Kozağaçlı, rapordaki eksiklikleri ise şöyle belirtti:
"Bilirkişi daha önce gündeme getirdiğimiz risk analizi konusuna hiç girmemiş. Oysa, sırf yüksek gazı ölçtüğü sırada ses çıkardığı için yaşanan rahatsızlıktan, seslerinin kısılması risk analizi değil, facia için risk yükseltmektir. İş aksamasın diye ocak içindeki haberleşme sistemlerini kaldırmak risk yükseltmektir. Faciadan 2.5 saat sonra havalandırmanın yönünün değiştirilmesiyle hayatını kaybedenler oldu. Buna karar verenler de o ölümlerden sorumludur. Bilirkişiler, ocağın tahliyesi için tüm birimlere sistematik bir bildirimde bulunulduğu değerlendirmesinde bulunmuş. Bu da bizim için yanlış, çünkü elde bununu sağlandığına yönelik bir veri yok. Anlatımlardan böyle bir sonuç çıkarmış olabilirler. Ancak sonuç itibariyle bilirkişi raporu bizim için yeterli düzeydedir."
Selçuk Kozağaçlı, bilirkişi raporuna göre Alp Gürkan hakkında suç duyurusunda bulunulması talebini yineledi.

DHA