Sözcü Plus Giriş

TBMM Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı, 15 Temmuz'dan sonra FETÖ ile mücadele sürecinde, cemaat üyelerinin yıllar boyunca nasıl devlet kurumlarına girdiklerinin ortaya çıktığını belirterek, ''FETÖ uluslararası küresel güçlerin aparatıdır. Milletimizi bölmek için bir darbe girişiminde bulunmuştur. Bunlarla mücadelemizi sürdüreceğiz'' dedi.
Erciyes Üniversitesi Sabancı Kültür Sitesi'nde düzenlenen '15 Temmuz Darbe Girişimi ve Yeni Türkiye'nin İnşası' paneline, TBMM Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı, Cumhurbaşkanı Başdanışmanları Ahmet Selim Köroğlu ve Mehmet Uçmak, Vali Süleyman Kamçı, Emniyet Müdürü İbrahim Kulular, ERÜ Rektörü Prof. Dr. Muhammet Güven, Kamusal Politika ve Demokrasi Çalışmaları (PODEM) Başkanı Can Paker, kaymakamlar, davetliler, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.
Panelin moderatörlüğünü yapan TBMM Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı, "15 Temmuz'dan sonra FETÖ ile mücadele sürecinde gördük ki, yıllarca cemaat üyeleri, devletin her kademesine girmiş. FETÖ uluslararası küresel güçlerin aparatıdır. Milletimizi bölmek için bir darbe girişiminde bulunmuştur. Bunlarla mücadelemizi sürdüreceğiz. Ben 15 Temmuz gecesi sokaklara çıktığımda, oluk oluk insanların meydanlara dolduğunu gördüm. O an anladım ki, Türkiye artık 14 Temmuz'daki Türkiye değildir. FETÖ soruşturmalarında hiç kimsenin mağdur olmasını istemeyiz. Ancak eline kan bulaşmışsa onların da en ağır şekilde yargılanmasını istiyoruz. Bu mağduriyetlerin bazıları doğru olabilir ancak FETÖ ile mücadeleyi sulandırmak için bu mağduriyetler kullanılmasın'' diye konuştu.
ASKERİ DARBEYİ TÜRK MİLLETİ DURDURDU
Panelistlerden PODEM Başkanı Can Paker de, 15 Temmuz'un hangi toplumsal ve siyasal olgulara dayandığına değindiği konuşmasında, ''Şimdiye kadar askeri bir darbeyi milletin durdurduğu başka bir olay yoktur. Bunu ilk defa Türk milleti başarmıştır. Cumhuriyetin kurulduğu andan itibaren Türkiye'de egemenlik bazı kurumlara ait olmuştur. Bu kurumlar, bazen ordu, bazen emniyet, bazen de farklı kurumlar olmuştur. Yaşadığımız darbelerin hepsinde meclis kapatılmış, halk iradesinin aksine kararlar alınmış, ancak Türk halkı her darbeden sonra ilk seçimlerde darbeye yakın siyasilerin karşısındakilere oy vermiştir. Yani iradesini sandıkta göstermiş, egemenliğine sandıkta sahip çıkmıştır. FETÖ örgütü, köylünün ağır bastığı toplumda, kurumlara nüfuz ederek, kurumları ele geçirerek, Türkiye'deki egemenliği ele geçirmeyi planlamıştır. Ancak FETÖ'nün ve onları destekleyenlerin görmediği, Türkiye artık bir köylü sınıfı değil, orta sınıf, şehirli toplumudur. Şehirleşme bireyselliği, bireysellik özgürlüğü getirir. Türk toplumu artık, özgürlüğü için canını feda etme durumundadır. 15 Temmuz'da bunu gördük. Mesele artık, eski kurumları tutup FETÖ'yü temizlemek değildir. Artık o kurumların ele geçirilemeyeceği bir yapıyı oluşturmaktır. 15 Temmuz ciddi bir sosyolojik değişimin sonucudur'' ifadelerini kullandı.
GAZİ ÖĞRENCİLERE ARTI 10 PUAN ÖNERİSİ
Sivil Dayanışma Platformu Başkanı Ayhan Oğan ise, 15 Temmuz darbe girişimini bastıran milletin en büyük saygıyı hak ettiğini vurgulayarak, ''15 Temmuz akşamı sokağa çıkan herkes bana göre gazidir. Kim ne derse desin, ister beğensinler ister beğenmesinler, 15 Temmuz'da ülkeyi batağa girmekten kurtaran Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dır'' dedi.
Oğan, 15 Temmuz'da sokağa çıkarak direnen herkesin gazi olduğunu yineleyerek ERÜ Rektörü Prof. Dr. Muhammet Güven'e, ''Burada öğrenci olan kardeşlerimiz de kendi illerinde ya da burada darbeye karşı direndiler. O nedenle, bu kardeşlerimize her derslerinde artı 10 puan verilmesini talep ediyorum'' deyince salondaki öğrenciler alkışladı.
''YENİ TÜRKİYE'Yİ, DEMOKRASİ MEYDANLARINI DOLDURANLAR İNŞA EDECEK''
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Ahmet Selim Köroğlu da konuşmasına 15 Temmuz şehitlerini rahmetle anarak başladı. Köroğlu, ''Darbe girişimi sırasında gazi olan kardeşlerimizi de zaman zaman ziyaret ettik. O gaziler, ilk gözlerini açtıklarında, kopmuş kollarına, bacaklarına bakmadan, 'Sayın Cumhurbaşkanı nasıl Ona bir şey oldu mu Yoksa bizim bu mücadelemiz boşa mı gitti' diye sordular. O nedenle onları da saygıyla anıyoruz'' diye konuştu.
Bürokrasiden, askerden, eğitimden çok ciddi bir tasfiye yapıldığını kaydeden Köroğlu, ''FETÖ bahanesiyle, karşı görüşlü insanların da tasfiye edildiği şeklinde bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Ancak bu tasfiyelerin sonucunda yaşanacak yeni kadrolar, liyakat esasına göre doldurulacaktır''dedi
Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Mehmet Uçmak ise, 15 Temmuz'u konuşmanın boyunlarının borcu olduğunu belirterek, "TBMM Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı'nın bugün doğum günü. Bizim için doğum günleri artık önemli değil. Sayın Bahçekapılı, doğum günü olmasına rağmen, kalkıp Kayseri'ye geldi. Gündelik işlerimize elbette devam edeceğiz, bireysel pratiklerimizi de devam ettireceğiz. Ancak her işimizde devleti, milleti ön planda tutacağız'' diye konuştu.  Uçmak, 15 Temmuz'da Türkiye'de 2 devlet olduğunu, bunların birinin devletin kurumlarını sarmış bir yapı, diğerinin de Erdoğan liderliğindeki meşru ve devleti sarmış yapıyla mücadele eden bir yapı olduğunu belirterek, şöyle dedi:
 ''15 Temmuz, bu iki devletin mücadelesidir. İçerideki yapı parçalandı. Şimdi biz bu eski kurumlarla Yeni Türkiye'yi kuramayız. Sayın Erdoğan, 16 Temmuz'da yeni bir devlet inşa etmekten bahsetti. O devleti yeniden inşa etmek, devletle millet arasındaki ilişkiyi yeniden kurgulamak, devleti, millete ait hale getirmektir. Bunun aracı da hukuktur.'' 
Kayseri Valisi Süleyman Kamçı da, Türk milletinin şanlı tarihi boyunca, bağımsızlık ve özgürlükten taviz vermediğini, esir yaşamaktansa, ölmeyi tercih ettiğini belirtti.

 

DHA

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more