Sözcü Plus Giriş

BAŞBAKAN Binali Yıldırım, bazı CHP milletvekillerinin dile getirdiği Ankara'daki gösteri ve toplantı yasağı kararının, 29 Ekim kutlamaları ve 10 Kasım anmasını engellemek için alındığı eleştirilerine sert yanıt verdi. Yıldırım, "Milletin gözünün içine baka baka yalan söylüyorlar. Bizim Cumhuriyet, Cumhurla sevgimizi siz mi sorgulayacaksınız Ya da ölçecek kalibrede misiniz" dedi.
Başbakan Binali Yıldırım, Ak Parti'nin Afyonkarahisar'daki 25'inci İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nın açılışında konuştu. Bütün bakanların ve milletvekillerinin katıldığı, bazılarının aileleriyle geldiği toplantı, kısa bir film gösterimiyle başladı. Recep Tayyip Erdoğan döneminde yapılanların anlatıldığı, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu döneminin kısa bir görüntüyle verildiği filmde, son olarak Binali Yıldırım'ın Başbakanlığı dönemindeki icraatlar ve özellikle 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili görüntüler ve konuşmalara yer verildi. 15 Temmuz şehitlerinin larının ekrana yansıtıldığı sırada salondan alkış sesleri yükseldi.
KONYA MİLLETVEKİLİ OLARAK TOPLANTIDA
Geçen yılki toplantıya Başbakan olarak katılan Ahmet Davutoğlu, bu kez Konya Milletvekili olarak salondaydı. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak da eşi Esra Albayrak'la kol kola salona geldi. Bazı milletvekilleri çocuklarıyla basın mensuplarına poz verdi.
ŞEHİTLER İÇİN FATİHA OKUTTU
15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilk istişare ve değerlendirme toplantısını gerçekleştirmek için bir araya geldiklerini söyleyerek konuşmasına başlayan Başbakan Binalı Yıldırım, "15 Temmuz şehitleri ve ülkenin bölünmez bütünlüğü için sınır boylarında, Doğu ve Güneydoğu'da hayatını veren şehitleri yadediyoruz" dedikten sonra salondaki herkesi şehitler için Fatiha okumaya davet etti.
BAŞBAKAN YILDIRIM DUYGULANDI
Darbe girişimi sırasında şehit olanların isimleri ve ları ekrana yansıtılırken Başbakan Binali Yıldırım, duygusal bir konuşma yaptı. Şehitler için yazılan türkü ve şiirlerden örnekler okuyan Başbakan Yıldırım duygulandı, gözyaşlarını zor tuttu.
29 EKİM VE 10 KASIM TEPKİSİ
Ankara Valiliği'nin güvenlik gerekçesiyle 30 Kasım'a kadar toplantı ve gösteri yürüyüşlerine kısıtlama getirdiğini hatırlatan Başbakan Binali Yıldırım, "Bunun tek bir gerekçesi var. Milletin güvenliği. CHP'den bazıları, 'Ak Parti 29 Ekim kutlamalarını, 10 Kasım anmasını engellemek için böyle karar aldı' diye milletin gözünün içine baka baka yalan söylüyorlar. Bizim Cumhuriyet, Cumhurla sevgimizi siz mi sorgulayacaksınız Ya da ölçecek kalibrede misiniz Cumhuriyet hamasetle büyümüyor. Cumhuriyet çalışmakla büyür. Üretmekle büyür. Millete hizmetle büyür" diye konuştu.
Ana muhalefet partisinin 93 yılda yaptıklarını, Ak Parti'nin de 14 yılda yaptıklarını yan yana yazalım" diyen Başbakan Yıldırım, "Bir tarafta yoksulluk, sefalet, baskı zulüm, milleti yok sayma, milletin değerleriyle kavga var. Diğer tarafta, Ak Parti tarafından emek var, iş var, hizmet var, refah var ve vesayetle mücadele var" dedi. Ak Parti'nin Cumhuriyeti büyüttükçe hasımlarının da darbeleri büyüttüğünü söyleyen Başbakan Binali Yıldırım, "PKK terörünün de, FETÖ terörünün de, DEAŞ terörünün de de tek bir ortak yan var. Kutlu yürüyüşümüzü durdurmak. Durmayacağız, dinmeyeceğiz, yorulmayacağız. Bu kutlu yürüyüşü, onurla, gururla sürdüreceğiz. Bu terör örgütlerinin tamamını etkisiz hale getirecek, Türkiye'ye 2023, 2035, 2050 hedeflerine çok farklı bir şekilde ulaştıracağız" diye konuştu.
TSK TBMM'NİN EMRİNDEDİR
Afyonkarahisar'ın Kurtuluş mücadelesindeki öneminden ve Cumhuriyetin kuruluş sürecinden bahseden Başbakan Binali Yıldırım, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin o dönemde TBMM'nin emrinde olduğunu hatırlattı. Yıldırım, "TSK Kurtuluş Savaşı sırasında olduğu gibi Cumhuriyet'in ilanında ve sonrasında olduğu gibi TBMM'nin emri altındadır. Bir grup, TBMM'ye silah doğrultuyorsa, o asker Türk askeri değildir. Çünkü silahını emir alacağı yere doğrultmuştur. Silahını Gazi Mustafa Kemal'in hatırasına doğrultmuştur. Mehmetçik, millete silah çekmez. Millete silah çekenler teröristlerdir. Milletin iradesine göz diken herkes, milletin düşmanlarının yanında olmuştur. Ne demek milletin meclisine bomba atmak. Siz kimsiniz Cumhuriyete, Cumhurun başkanına, milletin vekillerine, kim el uzatırsa, cevabını Sakarya'daki gibi 15 Temmuz'da olduğu gibi alır" diye konuştu.
YENİ ANAYASA HAZIRLIKLARI
Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde yaşananları hatırlatan Yıldırım, anamuhalefet partisinin 367 icadıyla mecliste Cumhurbaşkanının seçilmesini engellediğini söyledi. Başbakan Yıldırım, şöyle devam etti:
"Ama Ak Parti boyun eğmedi. Dedik ki her sorunun çözümü millettedir. Vekillerin seçemediği Cumhurbaşkanı'nın millet doğrudan seçilmesini sağladı. Sayın Erdoğan'ı doğrudan seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı olarak, o kutlu makama oturttu. 2007'de yapılan bu reform sistemdeki tıkanıklığı açmaya dönük bir çözümdür. Bugün Türkiye'nin yeni bir Anayasaya yeni bir sistemi ihtiyacını açık bir şekilde dile getirdik. Darbe ürünü mevcut Anayasa'nın Türkiye'nin ihtiyacını görmediği, Türkiye'nin büyümesini daralttığını ifade ettik. Türkiye'yi, yeni, katılımcı, insan merkezli bir Anayasa ile buluşturmanın mücadelesini vermeye devam ediyoruz."
'YENİ ANAYASA İLE YOL ALMAK ZORUNDAYIZ'
Yeni Anayasa konusunda attıkları adımların bugüne kadar muhalefetin direnci nedeniyle bir sonuca ulaşmadığını söyleyen Yıldırım, "Uzlaşmak için çok fedakarlık yaptık. Uzlaşma komisyonlarını eşit sayıda vekillerden oluşturduk. 15 Temmuzda yaşadığımız tehlike konuyu tekrar gündeme getirdi. Tehditlerin ortadan kaldırılmasını sağlayan bir Anayasayla yol almak zorundayız. Sorun üreten bir sistemle, yolumuza devam edemeyiz" diye konuştu.
KİMSE MİLLETİN KARARINDAN KORKMASIN
Hazırladıkları Anayasa taslağını meclise getireceklerini söyleyen Yıldırım, "MHP'nin meseleye milletin son noktaya koyma yönündeki yaklaşımı takdire şayandır" dedi. "Halkın yüzde 52'sinin oyunu almış Cumhurbaşkanı'nın fiilen siyasi sorumluğu vardır" diyen Başbakan Binali Yıldırım, "Biz başından beri diyoruz ki gelin mevcut durumu Anayasa'ya uygun hale getirelim. Yeni Anayasa'yı yapalım, sistemdeki tıkanıklığı ortadan kaldıralım. Biz bunu görüyor, gerekli adımları atıyoruz. Kimse milletin kararından korkmasın" şeklinde konuştu.
367 OLSA DA MİLLETE GİTME SÖZÜ VERİYORUZ
CHP'ye bir kez daha çağrıda bulunan Başbakan Binali Yıldırım, "Gelin millete birlikte gidelim. Biz genel kurulda 367 kabul olsa da millete gitmeye söz veriyoruz. Gelin bu önemli karara siz de katılın. Milletin karşısına çıkalım, tezlerimizi savunalım. Milletin vereceği karara da saygı duyalım. Sistem değişikliği ne Erdoğan'ın, ne de Ak Parti'nin işidir. Devletimizin beka meselesidir. Önümüze bakalım" diye konuştu.
'FAZLA NAZ AŞIK USANDIRIR'
Ak Parti'nin AB üyelik yolunda önemli reformları hayata geçirdiğini hatırlatan Başbakan Binali Yıldırım, "Bugün Türkiye, Avrupa'nın içinden konuşan bir ülkedir. Avrupa'nın geleceğinde söz sahibi olan güçlü ülkelerden biriyiz. Objektif kriterler açısından Türkiye aslında pek çok ülkeden daha fazla AB'ye üye olma hakkına sahiptir. AB son göç krizi gibi ağır bir krizi, sadece Türkiye ile işbirliği yaparak çözmüştür. Bu potansiyelimizi göstermiştir. AB için vizyonlu bir gelecek, ancak Türkiye ile mümkündür" diye konuştu.
AB'ye çağrıda bulunan Yıldırım, "İster Türkiye'nin AB'ye girmesi için irade gösterirler. İster başka bir irade gösterirler. Türkiye'nin alternatifleri her zaman vardır. Avrupa unutmasın, fazla naz aşık usandırır" dedi.
FETÖ İLE MÜCADELE
Hukuk önünde hesap sorulmadık tek bir hain bırakmayacaklarını söyleyen Başbakan Yıldırım, FETÖ ile mücadelenin sonuna kadar süreceği vurgusu yaptı. Yıldırım, "Millete yaşattıkları mağduriyetlerin hesabı sorulacak. Bu kapalı örgüte karşı, operasyonun ne kadar zor olduğunu biliyorsunuz. FETÖ ile ilgili durumu bulunduğumuz tüm uluslararası alanlarda dostlarımızla paylaşıyoruz. Bu örgütün herkes için tehlike olduğunu anlatıyoruz. Son günlerde İslam İşbirliği Teşkilatı, FETÖ'yü terör örgütü ilan etti. Bu memnuniyet verici bir gelişmedir. Birçok ülke FETÖ ile ilgili okullarını kapattılar. Destek veren tüm ülkelere teşekkürlerimi sunuyorum" diye konuştu.
PKK BİZDEN ASLA MÜSAMAHA GÖREMEZ
FETÖ, PKK, DEAŞ gibi tüm terör örgütleriyle mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini söyleyen Başbakan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Son dönemde PKK'ye büyük darbe vurduk. Örgüt bölgede halkı canından bezdirdi. Esnaftan vergi adında şantaj paraları topluyor, iş makinalarını yakıyor, eğitimi engelliyordu, bundan da en çok bölge halkı zarar görüyordu. Aileler huzura hasret kalıyordu. Herkes bilmelidir ki hiçbir şey eskisi gibi değil. Asla olmayacak. Bölgedeki Kürt kardeşlerimizi örgütün insafına asla terk etmeyeceğiz. Korku cemberini kırıyoruz, kırmayı da devam edeceğiz. Örgüte hak ettiği dersi vereceğiz. İyi niyetimizi kullanan PKK bizden asla müsamaha göremez. Son olarak kırsaldaki eylemlerini biterecek, yaşam hakkı vermeyeceğiz. Terör örgütüne maddi destek sağlayan belediyelerin yönetimlerini değiştirdik. Terör örgütüne akan paraları durdurmuş olduk. Aşiretler seslerini daha fazla yükseltmeye başladılar. PKK'nın asla Kürtler diye bir sorunu yok. Devlet vatandaş kaynaşmasıyla bu sorunun üstesinden geleceğiz. Yöre halkı PKK'ya alan açmamaktadır. Terör mağduru bölgedeki vatandaşlarımızın sonuna kadar yanlarında olmaya devam edeceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz."
TEMİZLEMEKTE ZERRE TEREDDÜDÜMÜZ OLMAZ
Terör örgütünün hiçbir mensubunun Ak Parti içinde yer bulamayacağını söyleyen Başbakan Binali Yıldırım, "Bu yapıda hiçbir zaman terörist olmadı. Bu teşkilatta teröriste hiçbir zaman yer olmadı, asla olmayacak. Eğer sızmalar varsa, onları da temizlemek konusunda zerre kadar tereddüdümüz yok" dedi.
'AK PARTİ ÖZELEŞTİRİ YAPAR'
Bu konuda muhalefet temsilcilerinin çıkıp Ak Parti'nin içişlerine dönük değerlendirmeler yaptıklarını söyleyen Başbakan Yıldırım sözlerini, "Siz Ak Parti'yi bırakın da kendi partilerinize bakın. Ak Parti istişarelerinde özeleştirisini yapar. Siz ne yapıyorsunuz FETÖ ile kolkola girenlerin sözcülüğünü yapanların, mağdur edebiyatı yapanların bize söz söylemeye hakları yok" diye konuştu.
BEN CANLI ŞAHİDİYİM
Ana muhalefet partisinin darbeyi bırakıp, mağdur edebiyatı yaptığını söyleyen Yıldırım, şöyle devam etti:
"Küresel terör örgütü ne zamandan beri mağdur oldu 78 milyon asıl mağdurdur. FETÖ'cülerin mağdurluğunu ifade etmek, bir anlamda bu terör örgütüne bilerek, bilmeyerek destek olmaktır. Artık ana muhalefet partisi bu işten vazgeçsin. Ak Parti bu örgütle en önce mücadeleyi başlatan partidir. 17 Aralık bir paralel örgüttür diye cumhurbaşkanımız bas bas bağırdığı zaman, maalesef diğer siyasi partiler duymazdan geldiler. Ak Parti'nin yolsuzlukları örtmek için böyle bir yola başvurduğunu hep söylediler. Ben canlı şahidiyim. İzmir'de 2014 seçimlerinde aday kampanyasını yürütürken, o ablaların nasıl CHP ile beraber, kendilerini parçalarcasına sandık başlarını tuttuklarına bire bir şahidim. Bize, FETÖ konusunda, Ak Parti'ye laf edeceklerine, kendi içlerine baksınlar. Orada gerekli FETÖ temizliğini yapsınlar. Bu mücadele hemen bitecek değil."
KURUMLARI CEZALANDIRMAK HAKSIZLIK OLUR
Örgütle ilişkiye girmeyen hiç kimsenin korkmaması gerektiğini söyleyen Yıldırım, "Bu örgütle ilişkiye girmemişseniz, asla korku yaşamayın. Size hiç birşey olmaz. Örgütün bir amacı da, iş dünyasını tedirgin etmek ekonomiye zarar vermek. Buradan söylüyorum. Bankalara söylüyorum. Bizim amacımız işletmeleri yok etmek değil.Eğer şirketlerde FETÖ ile ilişkisi olan varsa, onları çekip almak, gerekli cezayı vermektir. Kişileri bırakıp, kurumları cezalandırmak çok büyük haksızlık olacağı gibi, kendi ayağımıza da kurşun sıkmaktır" dedi.
DIŞ POLİTİKA
Herkes için barış, herkes için adalet anlayışıyla dış politikaya baktıklarını söyleyen Başbakan Binali Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu bölgede daha güçlü olmak için dostluklarımızı arttırmaya, düşmanlıkları azaltmaya devam edeceğiz. Irak meselesi bize yabancı bir mesele değildir. Irak'ın Suriye'nin geleceği, bu coğrafyanın ortak geleceğidir. Kültürel coğrafyamızda yaşanan hiçbir zulme, işgale kayıtsız kalamayız. Irak'ta yeni Kerbelalar yaşanmasını istemiyoruz. Hepimiz Ehlibeyt aşığıyız. Kerbela'daki acıyı içimizde hissediyoruz. Hepimiz Müslümanız. Ahirete gittiğimizde, mezhebimizle yargılanmayacağız. Bizi bağlayan tek şey var. Dinimizdir. Kimse mezhepleri öne çıkarmasın. Mezhepleri öne çıkarmak yapılabilecek en büyük kötülüktür. Türkiye olarak biz buna dikkat çekiyoruz. Yoksa bizim Irak'ın toprak bütünüğüne yönelik asla bir düşüncemiz olamaz. PKK'nin Irak'ta barınmasına rağmen, sabırla kararlılıkla Irak hükumetiyle ilişkilerimizi sürdürmeye devam ediyoruz. Son günlerde Türkiye'ye karşı kışkırtıcı beyanatlarla, Bağdat hükumeti çok büyük yanlış yapıyor. Türkiye olarak buna aldırış edecek değildir. Kimse bizim bölgeyle işimiz olamayacağını söyleyemez. Türkiye her türlü hareketi önlemek için var olmaya devam edecektir. Başika kampındaki askerlerimiz, oradaki görevleri sivilleri eğitmek, terör örgütüne karşı hazır hale getirmektir. Türkiye bu işin içinde olmayacak diyenler, bir kez daha yanılmışlar. Türkiye'nin eğittiği Ninova mücahitleri bugün Musul'da DEAŞ'a karşı ön saflarda yerini almıştır. Türkiye hava unsurlarıyla koalisyon içinde yerini almıştır."
FIRAT KALKANI OPERASYONU
Suriye ve Irak'taki terörün Türkiye'ye tehdit oluşturduğunu söyleyen Başbakan Yıldırım, "Suriye'deki Güney sınırlarımızı güvence altına almak ve DEAŞ'ın ülkemize saldırılarını önlemek için Fırat kalkanı operasyonunu başlattık. 1270 km alan terör unsurlarından temizlendi. ÖSO öncülüğünde bu temizlik harekatı gerçekleşti. Silahlı kuvvetlerimiz gerekli önle aldı. Irak'ta, Suriye'de istikrarın sağlanması, ülkemize sızmaların önlenmesi için her türlü tedbiri almaya devam ediyoruz. Irak ve Suriye'nin toprak bütünlüğünden yana olduğumuzu her fırsatta dile getiriyoruz" diye konuştu.
YİNE EN BÜYÜK PAYI EĞİTİME AYIRDIK
2017 bütçesini meclise sunduklarını hatırlatan Binali Yıldırım, "Bütçenin merkezinde insan var, yatırım var. önümüzdeki dönemde de mali disiplini sürdüreceğiz" dedi.
Başbakan Yıldırım sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yine en büyük payı eğitime ayırdık. Bütçenin yüzde 22'si.Yani 122 milyar lira eğitimin. Hatırlayın bu 2002 bu sadece 11 milyardı. Geçen yıla göre yatırım ödemelerini de yüzde 30 arttırıyoruz. KOBİ'lerimize 1 milyar 100 milyon destek vereceğiz. Kamu yatırımları içerisinde yine ulaştırma, altyapı, en büyük payı alıyor. 2002'de bütçe giderlerimizi yüzde 43'ü faize gidiyordu. 2017'de bu oran yüzde 9'un altına düştü. 100 liradan vergi için sadece 11 lirası faize gidiyor. Diğeri de millete hizmet için harcanıyor. İşimiz hizmet, gücümüz millet."
BAKANLAR SUNUM YAPACAK
Toplantıda bakanların kendi alanlarında sunum yapacaklarını söyleyen Binali Yıldırım sözlerini, "Bakanlarımız kapsamlı sunumlar yapacak. Bu sunumlarda tüm kadro burada bulunmanızı istiyoruz. Eleştiri ve çözüm önerilerini paylaşacağız. Yarınki kapanış oturumunda bunları vatandaşlarımızla paylaşacağız. Türkiye sahipsiz değil, iyiki Ak parti var. Ak parti dimdik ayakta" diyerek tamamladı.

DHA

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more