Sözcü Plus Giriş

11 yıl önce yazdığı kitaptan sonra işsiz kalan, medyada gittiği her kapı suratına kapanan Erkin, başlıktaki bu tespiti yaptı ve şöyle konuştu: Çünkü, 50 yıl önce yola çıkan bu hain örgütün nihai hedefi iktidar olmaktı.

SÖZCÜ'de editör ve muhabirlik yapan Aytunç Erkin, gazeteciliğe başladığı 1997 yılından bugüne Fetullahçı Terör Örgütü'yle (FETÖ) ilgili sayısız haber yaptı. 2005'te elini taşın altına koyup yazdığı “Fetullah Hoca'nın Şifreleri” kitabıyla FETÖ yapılanmasını tüm çıplaklığıyla anlattı. 2007'de başlayan Ergenekon, Balyoz, Şike, Odatv, Askeri Casusluk davalarının FETÖ'nün kumpası olduğunu ilk dile getirenlerdendi. Erkin'in 11 yıl önce yazdığı kitap “FETÖ'nün Şifreleri” kitabı güncellenerek yeniden basıldı. Kitap Ankara'daki FETÖ çatı iddianamesine de delil olarak konuldu… “Kitap aslında ilk haliyle bile FETÖ'yü anlamak için bir kılavuzdu ama darbe girişimiyle birlikte ete kemiğe büründü” diyen Aytunç Erkin'le FETÖ'yü konuştuk…

7

– Gazeteciliğe 1997'de Aydınlık Dergisi'nde başladın. Seni FETÖ'yü araştırmaya iten neydi?
Haberci olarak dergide ilk izlediğim kişi ve kişiler özellikle İslami kesimin önde gelen liderleriydi. Refah Partisi, Fazilet Partisi ve AKP'nin önde gelen kadrolarıyla ilgili haberler yaptım. Bu arada ister istemez Gülen örgütüyle de yollarımız kesişmeye başladı. Örgütü mercek altına aldım. Amerika'nın 1997 itibariyle 25 yıllık süre içinde kullanacağı en önemli enstrüman olarak Fetullah Gülen değerlendiriliyordu. Peki bu 25 yılda ne oldu? 1997'den 2012'ye kadar kumpas davalarının alt yapısını bu örgüt hazırladı!..

– Bahsedilen proje neydi?
Amerika bölgede ‘ılımlı İslam' projesini radikal gördüğü dinci terör örgütlerine karşı panzehir olarak düşünüyordu. Gülen de bu rol için biçilmiş kaftandı. FETÖ devletin kılcal damarlarını ele geçirdi ve bölgenin en güçlü ordusunu, TSK'yı bu proje dahilinde kumpaslarla çökertmek istedi. Ergenekon'dan önce Gülen, 18 Ekim 2005'te “Ulusalcı dalgayı aşacağız” demişti. Bu cümleyi kurduktan 22 gün sonra da Şemdinli'de Umut Kitabevi bombalandı. Dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Yaşar Büyükanıt'ı, bugün kendisini Fetullahçıların yönlendirdiğini itiraf eden savcı Ferhat Sarıkaya üzerinden hedef yaptı. Çünkü Büyükanıt'ın önünü kesmek istediler. İlk ihbar mektuplarını gördüğümüz dosya da Şemdinli'dir. İkinci büyük hamle Atabeyler Davası'ydı. Erdoğan'a suikast yapacakları iddiasıyla Yüzbaşı Murat Eren dahil 11 kişi tutuklandı. Bu davada da FETÖ, ses kaydı sızdırma ‘çalışmalarını' ilk kez uyguladı. Ergenekon ve Balyoz'un provaları bu iki davaydı. Kitapta ayrıntılı bir şekilde bunu anlattım.

– FETÖ'nün kırılma noktası 17-25 Aralık mıydı?
Hayır! Milat, bizlerin yıllarca bağırdığı 2007 idi. Yani Ümraniye'de bir gecekonduda bulunan el bombalarının kumpas bombaları olduğu dönemdi. Arkası da çorap söküğü gibi geldi. Net söylüyorum: Türkiye er ya da geç 15 Temmuz'u yaşayacaktı. Bu sadece AKP döneminde hızlandı. Çünkü Gülen planlama olarak 2020'ler için onların diliyle ‘Altın Nesil'in iktidara geleceğini hedeflemişti. Ancak Türkiye'de kumpas davalarını yaşayanların mücadelesiyle bu örgüt açığa çıktı. Tuzla şeker gibi karışmış bir yapılanmadan bahsediyorum. 15 Temmuz'da şeker, tuzdan ayrıldı. Gülen 1970'lerden bu yana istihbarat konsunda ciddi çalışmalar yapan ‘istihbaratta kuşları' olan sözde din adamıydı. 2000'lerde Türkiye'de olabilecek suikastleri bile önceden söylüyordu. Siz bu yapının er yada geç iktidarı ele geçirmek için darbe yapabileceğini düşünmek zorundasınız. 15 Temmuz öncesi SÖZCÜ'de kumpas mağduru Yarbay Tamer Karslıoğlu ile röportaj yaptım. Karslıoğlu, ‘TSK'da uyuyan hücreler harekete geçebilir' demişti. 5 ay sonra bu FETÖ'cü hücreler uyandı. Soner Yalçın cemaatin darbe girişiminde bulunabileceğini aylar önce yazdı. ‘Biz söyledik, biz çaldık' ve darbe girişimi davulla zurna ile geldi.

KUMPASLARI BELGELERİYLE ÇÖKERTTİ Aytunç Erkin, 2014 Mayıs ayında Fenerbahçe'ye yapılan sözde ‘Şike operasyonu'nun FETÖ kumpası olduğunu “Sarı Lacivert Öfkeli Adam: Aziz Yıldırım” adlı kitabında belgeledi.

KUMPASLARI BELGELERİYLE ÇÖKERTTİ
Aytunç Erkin, 2014 Mayıs ayında Fenerbahçe'ye yapılan
sözde ‘Şike operasyonu'nun FETÖ kumpası olduğunu “Sarı Lacivert Öfkeli Adam: Aziz
Yıldırım” adlı
kitabında belgeledi.

FETÖ başarılı olsa ailemizden koparılacaktık

– 15 Temmuz'da ne hissettin?
TV'de son dakika bilgisini göz ucuyla gördüm. “Asker köprüyü kapattı…” Anlam veremedim. Son dakika gelişmesinin ardından sayısız cevapsız arama gördüm. Emniyet'ten bir polis arkadaşımı aradım ilk cümlesi “Soracaklarının hepsi doğru. Ne düşünüyorsan hepsi oluyor” dedi. İlk önce 10 aylık kızım Asya'nın odasına gittim ve onu öptüm. Sonra yine Asya'nın odasına gittim ve yine öptüm. Bu darbe girişimi şayet başarılı olursa hedeflerden birisi de bendim. Cemaat darbesi bu ülkenin yok oluşu olacaktı, bu kesindi. Kesin olan, benim de ailemden koparılacağımdı.
– Gülen aleyhinde haber yapan isimlerin başına gelmeyen kalmadı. Sen neler yaşadın?
Ben Silivri'yi yaşamadım ama işsiz kaldım. Medyada nereye gitsem kapılar kapalıydı. 2012'ye kadar danışmanlık yaparak çalışabildim. O dönem rahatsızlıklar bana ‘Ulusalcısın” diyerek iletilmişti. ‘Ulusalcı dalgayı aşacağız' diyen de Gülen'di. İlginç bir not daha eklemek istiyorum: Darbe girişiminde yer alan istihbaratçı subayın da kitabım çıktıktan 6-7 ay sonra yanıma yerleştirildiğini 10 yıl sonra anladım. Ben hep bu örgütün hayalet olduğunu düşünürdüm, yaşadıklarımdan sonra bunların bukalemun olduğuna karar verdim.
– Ailen ne yaşadı?
Gazeteci olan eşim Burçak, anlaştığı bir kurumundan benim kocası oldduğum öğrenilince işe başlatılmadı. Yani FETÖ ya süründürdü ya da öldürdü. Tıpkı Kuddusi Okkır, Kaşif Kozinoğlu, Ali Tatar gibi… Ya da Doğu Perinçek, Hikmet Çiçek, Soner Yalçın, Hanefi Avcı gibi…

Şifreleri çözen kitap

– Okuyucu bu kitapta neler bulacak?
Gülen'in 2005'ten sonra nasıl ön plana çıkarıldığını, eski AKP milletvekili Emin Şirin'in, Nurettin Veren'i soru önergeleriyle gündeme taşımasını ve başına neler geldiğini okuyacaklar. Veren'in yetiştirdiği subayın darbede nasıl bir rol aldığını görecekler. O subayın devre arkadaşlarının kimler olduğunu görünce şaşıracaklar. Gülen'e küfür ettiği için başına gelmedik kalmayan bir yüzbaşının hikayesini görecekler.

Nurettin Veren, 30 yıldan fazla teröristbaşı Gülen'in yanındaydı. Sonra örgütle yollarını ayırdı. FETÖ'nün gerçek yüzünü anlattı.

Nurettin Veren, 30 yıldan fazla teröristbaşı Gülen'in yanındaydı. Sonra örgütle yollarını ayırdı. FETÖ'nün gerçek yüzünü anlattı.

Bu örgütle kavga edenler örgütün gazabını yaşadı!

– Nurettin Veren 11 yıl önce tüm örgüt yapılanmasını anlatmıştı şimdi hep ekranlarda…
2000'leri hatırlayın. Ahmet Şık'ın yıllar sonra kurduğu ‘Dokunan Yanar' cümlesi aslında o günlerde başlamıştı. Örgütle ilgili haber yapan itibarsızlaştırılıyordu. Benim şansımsa bu haberleri yaparken Aydınlık Grubu'nda olmamdı. Çünkü örgüt medyada çok etkindi. Zaten Pensilvanya'ya gitmeyen gazeteci çok azdı. Bugünün FETÖ düşmanlarının birçoğu da o örgütle hep dirsek teması içindeydi. Veren benimle görüşmeden önce birçok yayın organıyla görüştü ama kimse bunları yayımlamaya cesaret edemedi. Biz korkmadan yayınladık. Bugün Veren'in ekranlar da çıkması çok güzel, gerçeklerin ortaya dökülmesi ülke için çok olumlu ama esas bu örgütle kavga edenler bu örgütün gazabını devamlı yaşadılar. Bir not daha eklemek isterim: 2004-2005 yıllarında AKP'den istifa etmiş Milletvekili Emin Şirin, Veren'in açıklamalarını Meclis'e taşıyan tek isimdi. O da Ergenekon sanığı yapıldı. Şirin'le ilgili kitap çalışmam da yakın zamanda bitiyor. Orada FETÖ'nün gerçek yüzünü daha da net göreceksiniz!
– Bugün gelinen noktayı tam 11 yıl önce anlatmış biri duruyor karşımda. Tehlike neden önlenemedi?
Bu tehlike önlenemezdi! Çünkü bu yapı, 1966'dan bu yana Komünizmle Mücadele Dernekleri adı altında örgütlenen NATO yapılanmasının bir sacayağıydı. Gülen, Erzurum'da Komünizmle Mücadele Derneği'ni kuran isimlerden biridir. 1970'lerden sonra da özel bir şekilde bu örgüt devletin her kademesine bilerek sızdırıldı. 1978'de Harp Okulu sınavlarına girenlerden önemli bölümü FETÖ'cüydü. Neden önlenemedi? Çünkü bir projeydi. Siz bununla mücadele etmek istiyorsanız yerli olacaksınız ve devlet kadrolarınızın ayakları bu topraklara basacak!

Son güncelleme: 17:19 08.11.2016
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more