Sözcü Plus Giriş

“Vizontele Tuuba ve Tarık Akan ilişkisi iç içe geçmiş bir ülke ve sinema tarihi gibiydi”

Tarık Akan ile ilgili bir hatıra, dinleyenlerin gözlerini doldurdu. Emekli bir öğretmenin NTV yayınında anlattığı ve şu ana kadar hiç gündeme gelmemiş olan detay, akıllara 2004 yapımı Vizontele Tuuba filmini getirdi. Biz de Sozcu.com.tr olarak filmin yapımcısı olan Yılmaz Erdoğan'ı aradık ve "Filmde, Akan'ın gerçek hayatta yaşadığı olayın senaryoda tesadüfen mi yer aldığını" sorduk.

Edda SÖNMEZ
15:57 -
“Vizontele Tuuba ve Tarık Akan ilişkisi iç içe geçmiş bir ülke ve sinema tarihi gibiydi”

Tarık Akan'ın 70’li yıllarda yaptığı ve düne kadar gizli kalan bu hatırası akıllara sanatçının 2004 yılında vizyona giren Vizontele Tuuba filmindeki rolünü getirdi. Yılmaz Erdoğan'ın yönettiği ve başrolünde oynadığı filmde Akan, Güner Sernikli isimli idaelist bir kütüphaneciyi canlandırıyordu. Filmde Sernikli; o tarihe kadar kütüphanesiz olan Hakkari'ye ilk kütüphaneci olarak atanmış ve yurt çapındaki yardımseverleri harekete geçirerek kentin büyük bir kütüphaneye sahip olmasını sağlamıştı.

“OKUL İÇİN ONA MEKTUP YAZDIM…”

Yaşadıklarını canlı yayında anlatan Aynur öğretmen “Ben 70’li yılların başında bir köye öğretmen olarak gittim. İhtiyaçları çoktu çocukların ve Tarık Akan’a mektup yazdım. ‘Okulumuza yardım eder misiniz?’ diye… Bize çuvallarla kırtasiye malzemeleri gönderdi. Aynı zamanda bana resmini imzalayıp yolladı. Yıllarca bunu sakladım. İyi bir insan olduğu buradan belli” dedi.

YILMAZ ERDOĞAN: TAMAMEN TESADÜF

Biz de Vizontele Tuuba filminde benzer bir olayı anlatan Yılmaz Erdoğan’a Tarık Akan’ın yıllar önce yaptığı bu kampanyadan haberinin olup olmadığını sorduk. Aldığımız cevap ise herkesin tahmin ettiği gibi ‘hayır’ oldu. Çünkü Tarık Akan yaşadığı son ana kadar hiçbir zaman yaptığı iyilikleri paylaşmamıştı.

İşte Yılmaz Erdoğan’ın ağzından o hikaye;

Tarık abinin filmdeki yaşadığı olayla gerçek hayattaki yaşadığı olay tamamen tesadüf. Onunla çalışmak insanın kendi çocukluğuna, hayatına yolculuk gibiydi. E zaten çalıştığımız film de özyaşamsal bir geri dönüştü. Bu nedenle Vizontele Tuuba ve Tarık Akan ilişkisi iç içe geçmiş bir ülke ve sinema tarihi gibiydi. Ve en önemlisi Yeşilçam ile günün sineması arasında bir köprü kurmuş oldu bu çalışma. Her yönüyle unutulmaz bir iş oldu bizim için. Tarık abi ile çalışmanın tek zorluğu , aradaki boy farkı nedeniyle diğer oyuncularla – mesela benimle- aynı kadraja sığdırmaktı… Büyük aktörler, sanatçılar ölmez. Çünkü büyük filmler, sanat eserleri hep hayatın içinde kalırlar.

 

Son güncelleme: 16:24 19.09.2016
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more