Sözcü Plus Giriş

Meğer tantuni ne güzel bir şeymiş

21 Şubat 2016 Yazarlar

işli Camii'nin etrafı her zaman cıvıl cıvıl, her zaman yoğun. Bu camiden de her zaman cenazeler kalkıyor, herhalde Teşvikiye ve Levent Camii ile birlikte en fazla cenaze namazının kılındığı yerdir. Biz de arkadaşlarla yaşlı bir büyüğümüzün cenaze töreninin ardından karnımızın acıktığını fark ettik. Ama çoğumuzun öğleden sonra yapacağı işler vardı. Yemek hem çabuk hem de lezzetli olmalıydı. Böyle durumlarda tabii her zaman olduğu gibi her kafadan ayrı bir ses çıkmaya başladı. Ama galip gelen “Size ben ısmarlayacağım” diyen Mersinli arkadaşımız Emir Kaluti oldu. Tantuni yiyecektik. Açıkçası ben gönülsüzce kabul ettim. İki defa tantuni yemiştim, birinde etler çok sertti ve çok acıydı, ikincisinde çok yağlıydı, et mi yağ mı yemiştim, anlamamıştım, sonra da mideyi bozmuştum.

BİR LOKMA ALIP, BIRAKACAKTIM…

Şişli Camii'nin Abide-i Hürriyet Caddesi tarafı çaprazındaki TANTUNİ STOP'a girdik. Dış cephesi ufak olmasına rağmen içeriye doğru derinliği olan bir lokanta. Dekorasyonuyla, temizliğiyle, çalışanların güler yüzlülüğüyle daha baştan bize güven verdi. Arkadaşlarımız Esat, Ercüment, Ahmet ve Emir birer dürüm söyleyince ben de söyledim, yanında kimi şalgam suyu, kimi de ayran söyledi. Tantuni öncesi herkesin atıştırdığı ortada duran biber turşusu, turşu konusunda uzman Ahmet Aykut'tan tam puan aldı. Acıdan korkan bendeniz tabii ki turşudan uzak durdum. Zaten benim niyetim dürüm gelince bir lokma alıp bırakmaktı.
Tantuni dürümünün ucundan ısırınca muhteşem bir tatla karşı karşıya kaldığımı gördüm, etler ağızda dağılıyor, lavaş ekmeğin inceliğinden ekmeği hissetmiyordunuz, sadece etin tadına eşlik ediyorlardı. Acıya dayanıksız olan bendenize bile tantuninin acısı dokunmuyordu. Nasıl oldu anlamadım, dürümü tamamen bitirmişim. Lezzet fırtınası çabucak bitmişti.

TATLIYA DA DAYANAMADIM

Baktım diğer arkadaşlar da benim gibi bu lezzetten oldukça memnun, birer de yoğurtlu dürüm söyledik. Nasıl olsa Emir ısmarlıyordu. Dürümleri dilim dilim kesmişler, üzerine soslu yoğurt dökmüşler, olmuş size nefis bir mantı tadı. Yalana yalana onu da bitirdim, tamam artık derken bir de tulumba tatlısı gelmez mi üzerine. Çıtır çıtır, tam kıvamında pişmiş bir tulumba, dayanamadım.
Bizim Ercüment dayanamadı, işin sırrını öğrenmek için aşçı Abdullah Bey'i çağırdı, eti nasıl seçtiğini, nasıl pişirdiğini öğrenince tam puanı verdi. Ama illa ki eleştirecek ya, yoğurtlu dürümün üstüne koyun değil, manda yoğurdu koymasını önerdi. Şef de uygulayacağını söyledi. Bakalım zaten oldukça lezzetli olan tantuni dürüm, manda yoğurdu ile karşılaşınca neler olacak? Bu sorunun cevabını merak etmiyorum ama bir daha uğramak için alın size bir neden.
Ufak bir dükkândan ne lezzetler çıktı… Bu sefer cenaze olmasın, başka nedenler bulup Şişli'ye çıkmalıyım. Çıkıp Tantuni Stop'a uğrayıp tekrar tekrar kendimi lezzet cennetine emanet etmeliyim.

YAZARIN TÜM YAZILARI