Sözcü Plus Giriş
CAN ATAKLI

Kütüphaneyi boşaltıp hela yaptılar

24 Şubat 2016 Yazarlar

GİTTİM GÖRDÜM
Kütüphaneyi boşaltıp hela yaptılar

Başlığına bakınca “yok artık” diyorsunuz değil mi?
Ben de yerine gidip görene ve çevre halkı ile konuşana kadar “yok artık” demiştim.
Yer Çengelköy.
Çengelköy'ün Beylerbeyi tarafındaki girişinde Hazreti Ömer Camii vardır.
Bu caminin hemen yanında 1979'da yapılmış 3 katlı bir yapı bulunuyor.
Arazi vakıflara ait. 1979'da caminin imamları ev olarak yararlansın diye bu bina kaçak olarak yapılmış.
O tarihten bu yana vakıflar gelip bakmamış bile. Belediye de kaçak olduğu için tek kuruş emlak vergisi almamış.
Bu evin bir katında imamlar oturuyor, bir katını bir müftülük görev konut olarak kullanıyor. Giriş katında ise yıllar önce kurulmuş bir kütüphane var.
Genellikle cami cemaatinin gelip oturduğu yerde, dini kitaplar, İslam Ansiklopedileri, vatandaşların getirip bıraktığı bazı kitaplar gelenler tarafından okunuyor.
İçeri bir de küçük çay ocağı konmuş, burada oturanlara 50 kuruştan çay veriyor.
Tavla ve dama dahil hiçbir oyun da oynanmıyor.
Özellikle soğuk günlerde camiye gelenler iki namaz arası burada oturup yarenlik ediyor, zaman geçiriyor.
Bundan bir iki ay önce Üsküdar Belediyesi geliyor ve kütüphanedeki kitapları kamyonete yüklediği gibi götürüyor. Kapıya da “Hz Ömer Camii Bayan WC tadilatı Üsküdar Belediyesi tarafından yapılmaktadır. Ücretsiz olarak halkın hizmetine açılacaktır” diye bir bez afiş asıyor.
Tabii herkes şaşkın. Yıllardır cami cemaatinin kullandığı bir kütüphanenin helaya çevrilmesi tepki yaratıyor.
Mahalle esnafı her tarafa başvuruyor, belediyeye gidiyor kimse kapıyı bile açmıyor.
Peki, böyle bir yerin bir anda helaya çevrilmesinin nedeni ne?
Mahallelinin anlattığına göre bunlar Çengelköy Yıldırım Beyazıt Camii'nin imamı olan Mustafa Demirkan'ın işleri.
Demirkan'ın Erdoğan'a çok yakın olduğu, evine randevusuz girip çıktığı, yaptıramayacağı hiçbir iş olmadığı konuşuluyor.
Bu kişinin çeşitli yerlerde turnikeli tuvaletleri olduğunu da söyleyen Çengelköy sakinleri “Şimdi bedava diye yazıyorlar ama yaz gelince bir turnike koyacaklar, para kazanacaklar” diyorlar.
Durumdan en şikâyetçi olanlar yaşlı camii cemaati ve onlarla arkadaşlık yapan yine yaşlı insanlar.
Sigara dumanı olmayan, oyun oynanmayan, kitap ve gazete okuyup sohbet edebildikleri ve çok ucuza çay içebildikleri bir yerin kapatılmasına tepki gösteriyorlar.
Basit bir mahalle olayı gibi görünen bu durum AKP iktidarının ve ondan nemalananların canlarının istediği her şeyi büyük bir fütursuzluk ve şımarıklık içinde yapabildiklerinin kanıtlarından biridir.
Sadece şunu söyleyeyim: Belediye kaçak olduğunu bildiği bir binanın helasını yapmakla övünüyor. Boğaziçi imar bölgesindeki bu binaya bir pencere bile açılması neredeyse olanaksız, ama Üsküdar Belediyesi o kadar kendinden emin ki kapıya afiş bile asabiliyor.

DİKKATİMİ ÇEKEN ŞEYLER
HDP'ye her gün terörist de sonra “Anayasayı onlarla yaparız”
diye CHP'ye rest çek

Başbakan Davutoğlu, muhtemelen saraydan gerekli uyarıyı alınca artık konuşmalarında ‘yeni anayasa' fikrini daha çok dillendirir oldu.
Davutoğlu dünkü AKP Grup Toplantısı'nda da yeni anayasa yazılması gerektiğini söyledi. Başbakan ‘artık anayasada değişiklik yapılmasının gerekli olmadığını, bunun yerine yeni baştan bir anayasa ihtiyacı olduğunu' belirtti.
Ancak malum, yeni anayasa dediğiniz “ben istedim oldu” formülüyle yazılamıyor. Asgari destekler gerekli. Bunun ilk adımı da en az 330 milletvekilinin oyunu almak.
Geçen hafta Meclis Başkanı İsmail Kahraman'ın yeni anayasa masasını dağıtması ve CHP'nin artık çalışmalara katılmayacağını açıklaması üzerine AKP de zorda kaldı.
Buna karşı, anayasa dayatmasını sürdürme kararında oldukları da kesin. Nitekim dün Başbakan “CHP'ye ihtiyacımız yok, yola MHP ve HDP ile devam ederiz” dedi.
Şimdi duruma bakar mısınız? AKP ne zamandır HDP'yi teröre destek vermekle suçluyor, AKP sözcüleri hiç çekinmeden PKK eşittir HDP söylemini her fırsatta kullanıyor, sıra anayasaya gelince “CHP olmasa da olur HDP ile yola devam” diyebiliyorlar.
HDP destek verirse, MHP “Ben HDP'nin kullandığı yönde oy kullanmam” diyeceğine göre yeni anayasa AKP-HDP ittifakı ile kabul edilmiş olacak.
İş referanduma gelince AKP halka bunu nasıl anlatacak gerçekten çok merak ediyorum.

HOŞUMA GİDEN ŞEYLER
Rus turistler gelmeye devam edecekmiş

Önceki gün turizm teşvik planını açıklayan Başbakan dün de Meclis toplantısında Rus turistlerin sayısında azalma olmayacağını müjdeledi.
Davutoğlu'na göre Rusların Türkiye'ye gelmemesi için hiçbir neden yok.
Başbakan “10 yıl önce gelen çocuklar bugünün gençleri. Onların gelmesini kim engelleyecek” diye sordu ve “Siyasi kararlarla turistlerin bir yere gitmesini önleyemezsiniz” dedi.
İnanın çok hoşuma giderek dinledim bu sözleri. Umarım ve dilerim Başbakan haklı çıkar ve Ruslar hiçbir şey olmamış gibi Türkiye'ye akın akın gelmeye devam ederler.
Gerçi sordum, şu sıralar Antalya'da tek tük Rus turist varmış. Antalyalılar “Bırakın Rus turist, buradan ev alıp yerleşen Ruslar bile geri dönüyor” diyorlar ama ne demişler “çıkmayan candan ümit kesilmez.”
Bakarsınız Davutoğlu'nun pembe gözlükleri işe yarar da Ruslar gelmeye devam eder.

CANIMI SIKAN ŞEYLER
Bu iktidar hiçbir hatayı kabul etmiyor ama iyi yapmıyor

Ankara'daki o kahreden bomba patladı, dün aramızdan ayrılanla birlikte toplam 29 şehit verdik.
İktidarın tepesi bu terörün acısını yaşamak yerine Amerika'ya “Gördün mü, bunu senin ‘terörist değil' dediğin adamlar yaptı” diyerek bir tür ‘terörist yarıştırmaya' soyundu.
Bu aceleyle de teröristin adını, geldiği yeri ve örgütünü açıkladılar.
Katil bombacının adını Salih Necar diye açıkladılar Abdülbaki Sömer çıktı.
Suriyeli olduğunu söylediler. Ağrılı çıktı.
Mülteci dediler, Türk vatandaşı çıktı.
Koca devlet bir çırpıda bu kadar hata yapar mı? İktidar buysa yapıyor işte.
Sonra da hükümet sözcüsü kalkıp “Ne fark eder hepsi aynı soy değil mi?” diye üste çıkıyor.
Ara sıra biraz utanmak ve susmak belki fayda sağlar. Söyleyeyim istedim.

KAFAMI BOZAN ŞEYLER
Artvin'den terörist çıkaramadılar, pusuya yattılar

Artvin'de bir haftadır süren doğa direnişi iktidarı ve yandaş yalakaları çok kızdırdı.
Yandaşlar tek amacın ‘sarayı korumak' olduğunun bilincinde, Artvin'de ne olup bittiğine bile bakmadan “Yeni bir terör eylemi planlanıyor, DHKP, PKK, PYD kim varsa Artvin'de ortaya çıktı. Arkalarında da CHP ve HDP var” diye yayınlar yaptı.
Ancak bütün bunlara rağmen Artvin halkının vakur eylemlerine hiçbir taşkınlık bulaşmayınca şaşırıp kaldılar.
Peki, susup oturuyorlar mı? Böyle izan nerede?
Şimdi de “Bakmayın siz henüz terör eylemi olmadığına sinsi hazırlıklar içindeler” diye yazılar yazmaya başladılar.
Neymiş, Artvin'den yeni bir Gezi hareketi başlatılacakmış, Türkiye'nin büyümesine engel olmayan güçler Artvin'i üs olarak seçmişler, yakında neler olacakmış.
Aman Artvin dikkat. Bunlar amaca ulaşmak için her şeyi göze alabilir. Bir süre sonra Artvin'de bir provokasyon yapıp “biz dememiş miydik” diye zil takıp oynarlar bile.

ÇOK GÜLDÜM
Allah yandaşın da akıllısını versin

İzmir Selçuk Belediyesi kentin girişine dev bir Meryem Ana heykeli dikme projesi hazırladığını açıkladı ve bunu da medyaya duyurdu.
Meryem Ana'nın yaşadığı yer Selçuk'ta zaten ve her yıl on binlerce Hıristiyan ‘hac' için bölgeye geliyor. Belediye de bu turizm ilgisini arttırmayı düşünerek böyle bir proje hazırlamış.
Haber birçok yayın organında kullanıldı.
Bir gazete ise konuya çok farklı yaklaştı. Yandaş gazetelerin en irisi Sabah'ın küçük kardeşi Takvim ‘Heykeltıraş' başlığını kullanarak “CHP yine kendi gündemine girdi. İzmir Selçuk'un CHP'li Belediye Başkanı Zeynel Bakıcı tarih yatırımı için sınır ötesine geçti. İlçeye dev Meryem Ana heykeli dikeceğini söyledi. Örnek olarak da Brezilya'daki ‘Kurtarıcı İsa' heykelini gösterdi” diye yazdı.
Son zamanlarda CHP'yi hem dinsiz hem de (nasıl oluyorsa) Hıristiyan gibi gösterme çabaları var ya, gazete bunu yapmaya çalışıyor.
Ancak ne var ki İzmir Selçuk'un Belediye Başkanı CHP'li değil AKP'li.
Yandaşın da akıllısı lazım aslında. İşte bu akıl olmayınca “İzmir ilçesi olduğuna göre nasıl olsa CHP'lidir” diye düşünmüş sözde gazeteci.

 

 

 

 

YAZARIN TÜM YAZILARI