Sözcü Plus Giriş
EGE CANSEN

If it cannot go, it will stop (Gidemezse, durur)

20 Mart 2016 Yazarlar

Dünya milli geliri 1994-2009 arasında yılda ortalama yüzde 4'ten fazla büyümüştür. 2009 yılında ise durmuştur. Yıllardır süre giden hızlı büyüme 2008'de yavaşlamış, 2009'da sıfır olmuştur. Ama daha önemlisi başta gelişmiş ülkeler olmak üzere birçok ülkede milli gelir azalmıştır. Mesela Türkiye'nin milli geliri 2009'da yüzde 5'e yakın düşmüştür. “Gidemezse, durur” (If it cannot go, it will stop) diye bir söz vardır. Dünya milli gelir artışını “merkez bankaları” durdurmamıştır. Durmanın nedeni, sürekli büyümenin sebep olduğu sürdürülemez çarpıklıklardır. Mesela ABD'de menkul ve gayrimenkul fiyatları, mal ve hizmet fiyat artışına kıyasen balon gibi şişmiştir. Şişmeye devam edemediği için patlamış ve ekonomi durmuştur. Oluşan sanal zenginlik varlık fiyatlarının düşmesiyle buharlaşınca, yerini sanal fakirleşmeye bırakmıştır. Merkez bankaları 2009 krizinden beri “sıfır faizle” enflasyonu artırmaya ve böylece sanal fakirliği ortadan kaldırmaya çalışmaktadır. İktisatçıların diliyle konuşmak gerekirse “hane halkı” fakirlik psikozundan kurtulursa, harcamalarını artıracak ve zengin ülkelerde durgunluk bitecektir. Bizde de dış dinamiklerle büyüme kendiliğinden hızlanacaktır. Hatırlatayım: Dünya milli gelirler toplamı 80 trilyondur. Türkiye'nin payı bunun yüzde 1'idir. Ben kısa pantolonla leblebi yiyip iktisat okurken de yine yüzde 1'di.

ZENGİNİN DERDİ FAKİRİ GERDİ

İktisat sohbetlerinin bir numaralı gündem maddesi, “dünya ekonomisi tekrar hızlı büyüme dönemine nasıl ve ne zaman girecek?” oluyor. Bu sorunun gerisinde, durgunluk, yani dünya milli gelirinin özellikle de zengin ülkelerin milli gelirlerinin artmaması kötüdür kabulü yatıyor. Bu husus bir süredir kafama takıldı. Gerçekten nüfusu bile artmayan zengin ülkelerin milli gelirlerinin artması şart mıdır? Hatta şöyle sorayım, zenginlerin daha fazla zenginleşmemesi, orta halli ve fakir ülkeler için daha iyi değil midir? Netice itibarıyla durgunluk sayesinde ham madde ve özellikle petrol fiyatlarının düşmesi, bizim gibi ülkeler için iyi olmuştur. 2015'te petrol fiyatı düştüğü için 27 milyar dolar tasarruf ettik. Dünya durgunluktan çıksa ve petrolün varili tekrar 140 dolara hatta daha yukarı çıksa biz sevinecek miyiz? Bu soruyu sadece bizim gibi yeraltı zenginliği olmayan ülkeler için değil, ham madde ihracatçısı olduğu için düşen emtia fiyatları yüzünden döviz gelirleri azalan Brezilya gibi ülkeler için de soruyorum. Cevabım, onlar için dahi zengin ülkelerin yavaş büyümesi daha iyidir olur.

ZENGİNLEŞME VE GELİŞME

Orta halli bir ülkenin vatandaşı olan bizlerin, zengin milletlerden daha hızlı büyümeyi yani zenginleşmeyi istemek hakkımızdır. Ama unutulmasın, dünya milli gelirinin hızlı büyümesi, atmosfere daha fazla karbondioksit salınması demektir. Bu küresel ısınmanın artması, iklimlerin şaşması demektir. Maden çıkarmak için ormanların kesilmesi, doğanın delik deşik edilmesi demektir. Sanayi atıklarıyla suların kirlenmesi demektir. Milli gelirin hızlı artması, trafiğin tıkanması demektir. Eğer zengin ülkelerin büyüme hızının düşmesi yüzünden bizim de milli gelir artış hızımız düşmüşse, o kadar da üzülmeyelim. Bunda da bir hayır vardır diyelim. Sınırlı kaynaklarımızı, toplumun yaşam kalitesini artırmaya tahsis edelim.
Son söz: İnsani gelişme için paraya ihtiyaç yoktur.

YAZARIN TÜM YAZILARI