Sözcü Plus Giriş
MURAT MURATOĞLU

Başbakan’ın Londra macerası

20 Ocak 2016 Yazarlar

Başbakan Davutoğlu Londra'ya gitti ve yatırımcıları Türkiye'ye davet etti. Yatırım için Türkiye'yi seçmelerine yardımcı olacak bazı bilgiler sundu; “ Oyların yüzde 49,5'ini alarak, böyle bir destekle başa gelmiş bir hükümetin bir başbakanı sıfatıyla karşınızda bulunmaktan gurur duyuyorum. Çünkü 23 milyondan fazla kişi partimize destek verdi. Seçimlere katılım oranının yüzde 85 gibi yüksek olmasından da çok gurur duyuyorum.”
Başbakan bildiğin balkon konuşmasını Londra'da yaptı. Baktı insanlar ufaktan esnemeye başladı, “Sadece kârlı bir yatırım yapmak için değil, aynı zamanda Türkiye'nin ve İstanbul'un güzelliklerini yaşamak için de geliniz” dedi.
İyi de yaptı, bari turizmden üç beş para kazanırız. Geri dönerken de tanıdıklarına lokum götürürlerse bu toplantı amacına ulaşmış olur!

GELMEYECEKSEN GİTME BARİ

Bu yatırımcılar paralı turistler değil ki… Adamlar Türkiye'yi neredeyse bizden daha iyi bilen Türkiye hakkında rapor hazırlayan analistler…
Her biri raporlarına altını kalın çizgilerle “Türkiye en kırılgan ekonomilerden biri, dikkat!” yazıyorlar. Türkiye'nin hukuk, demokrasi alanındaki eksikliklerini vurguluyorlar. Jeopolitik tehlikeleri, Suriye, Irak, İran, Rusya ilişkilerimizi sorguluyorlar. IŞİD ve PKK terörünü izliyorlar.
Son üç yıldır Türkiye'den ciddi anlamda para çıkışı gerçekleşti. Nitekim yatırımcılar arasında da satıp çıkan oldu, satamayıp kapatan oldu. Öyle Türkiye'ye küçük ve orta ölçekli yatırım yapmış, temsilcilik açmış şirketlerden bahsetmiyorum. Onlardan haberimiz bile olmuyor. Söz konusu olan dünya devi şirketler.

ÜLKEYİ KİM YÖNETİYOR?

“Ekonomi kötü diye gidiyorlar” diyen çıkabilir. Hayır! Bu şirketler birçok kriz ve bunalım gördüler. Yerlerinden kımıldamadıkları gibi yatırımlarını artırdılar. Yani sebep o değil!
Sorun “hukuk sisteminin” çökmesi! Keyfe keder yönetilen, hukuk sisteminin doğru dürüst çalışmadığı bir ülkede neye yatırımını yapıp, hakkını nasıl koruyacaksın? Defalarca kanunların değiştiği, genelgelerin yayınlandığı bir ülkeye nasıl adapte olacaksın. Rüşvet vermediğinde kapının bile açılmadığı yerde nasıl iş yapacaksın?
Kendilerini çağıranın bundan bir yıl sonra hâlâ Başbakan olarak kalacağından bile emin değilken nasıl ciddiye alacaksın? Gel çağrısını yapan mı Türkiye'yi yönetiyor yoksa Cumhurbaşkanı mı? Yürütmenin başı mı bunu söylüyor yoksa vekili mi?
Kısaca evleneceksen gel dedik, çay içmeye bile gidemedik.

YAZARIN TÜM YAZILARI