Sözcü Plus Giriş
MURAT MURATOĞLU

Bir iyi bir de kötü haberim var!

19 Eylül 2016

Market alışverişinde 2014'te getirilen kredi kartına taksit yasağı sona eriyor. Şimdi 3 taksit geliyor. Hatta mobilya konusunda, beyaz eşya yerli üretim noktasında bu sayı artırılacak. Benzini de araya kaynatırlar, söylemedi demeyin.
İyi haber, bugün yediğin ekmeğin parasını üç ayda ödeyebileceksin. Kötü haber, yediğin ekmeği ödeyecek paran yok!
Neden paran yok? Ülkede gelir getirecek yatırım yapılmıyor. Şirketlerin yatırım yapacak imkânı yok çünkü borçlarını çeviriyor. Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması sonuçlarına göre kazanılan toplam 44 milyar liralık kârın 28 milyar lirası, yani yüzde 63'ü finansman gideri.

Borcu olan nasıl biriktirsin?

Diğer bir deyişle, sanayi kazandığının yüzde 63'ünü borç ödemeye, giderlere harcıyor. Ülke kazanamazsa millet ne yapacak? Hangi parayı bölüşecek? Ha şirket ha insan.. Millet de artık tasarruf etmek yerine, üç ay önce taksitle aldığı ekmeğin finansmanı ile uğraşacak. Çoktan tükettiğinin parasını ödeme derdine düşecek.
Peki, taksit neden yasaklanmıştı? Neden eskiye dönülüyor?
Bundan üç yıl kadar önce, Türkiye'nin üç yıllık ekonomi yol haritasının açıklandığı toplantıda önceliklerinin cari açığı düşürmek ve yüzde 12.6'ya düşen tasarruf oranlarını artırmak olduğu söylenmişti.

Neden yasaklanmıştı?

Kart kullanımı hızla artmakta, çaresi olmayan vatandaş ekmeği bile kartla almaktaydı. Hatta bu kapsamda tüketici kredileri ve kredi kartlarında artan borçluluğa da dikkat çekilip kredi kartı harcamaları ile ilgili endişeler dile getirildi ve yasaklama yoluna gidildi.
Haklı bir uygulamaydı. Neden haklıydı? Kredi kartı ile yapılan harcamalarda taksit sayısının kullanım süresinden daha fazla olmaması gerekiyordu.
Deterjanı, pirinci, meyveyi, sebzeyi al, tüket, sonra üç ay boyunca öde… Bu arada ihtiyaç olarak yenilerini al… Gelir artmasın ama taksitler büyüsün. Limit bitsin, kanuni takibe girsin.
Ne değişti?
Denilen o ki, piyasa rahatlayacakmış. Üç ay sonra ne olacak? Üç ayda gelirimiz mi artacak? İhtiyaçlarımız mı farklılaşacak? Bu yasağı üç yıl önce piyasaları rahatsız etmek için mi getirmiştiniz? Ne değişti?
Şöyle söyleyeyim, bundan üç yıl önce kişi başı milli gelirimiz resmi rakamlarla 10.822 dolardı. Son resmi rakam 2015 yılı için kişi başı 9.256 dolar, bu yıl için 9.000 doların altına inen milli gelir daha da daralmaya mahkûm……
Rakamların da bize söylediği gibi hızla fakirleşmişiz ve fakirleşmeye devam ediyoruz. “Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde” tekerlemesi ile karın doyurmaya çalışıyoruz.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more