Sözcü Plus Giriş
MURAT MURATOĞLU

Örtülü borcun adı “garanti” olmuş

21 Mayıs 2016

Mucizenin adı yap-işlet-devret modeli… Öyle bir konuşuyorlar ki sanki Türkiye'yi kurtaracak sistemi bulup yürürlüğe koymuşlar. Ne kadar da kolaymış!
İhaleye çıkılacak, şirket yatırımı yapacak, belirli bir süre işletip para kazanacak sonra yaptığını kamuya devredecek. Kulağa hoş geliyor…
İyi de şirket işletirken hani kâr-zarar ortaktı? Yapılan ihalelerde zarar etme şansın yok ki! Eğer ihaleyi alan özel sektör şirketi belirli gelire ulaşamıyorsa, devlet farkı ödemeyi taahhüt ediyor.
Devlet özel sektöre işi versin, parayı bulsun, kefil olsun, zararı üstlensin, üstüne üstlük para kazandırsın. Mis!

İzmit Körfez Geçişi

Manidardır, İzmit Körfez Köprüsü geçiş ücreti tartışmalarının hiçbir yerinde işi yapan şirketleri göremezsiniz. Oysa işletecek olan onlar… “Bu kadar para harcadık, geçiş bu rakamdan aşağı olursa yaptığımız yatırımı kurtaramayız” söylemini hiç işittiniz mi? İşitemezsiniz!
Körfez projesinde başlangıçta 2 milyar dolar olan Hazine “borç üstlenim” garantisi, 5 milyar dolara yükseltildi. Bu artırımla Hazine projenin yatırımının yüzde 80'ine garanti verilmiş oldu. Krediyi alanın da verenin de bir riski yok! İşin güzel tarafı batsalar bile borcu hazine üstlenecek ve devlet sırrı olduğundan kimse bilemeyecek. Ayrıca eğer az araç geçer ve şirket zarar ederse farkı devlet ödeyecek. Ne anladık biz bu işten?

Üçüncü Havalimanı

Keza İstanbul'un üçüncü havalimanı… Kamu bedavadan devasa havalimanına sahip olacak, üzerine de para alacaktı. Projeyi yapanlara kamu bankalarından 4 yılı anapara ödemesiz, 16 yıllık kredi verildi. Devlet Hava Meydanları İşletmesi de projeye kefil oldu.
Devlet zaten 12 yıl boyunca, yılda 525 milyon Euro garanti yolcu parası verecek. Haliyle dört yılı anapara ödemesiz krediyle sponsorluk, duty-free, otopark ihalesi, dükkân kiralama, havayolları ile ön anlaşmalar, petrol tedarik anlaşması, reklam, uçak park alanı derken ciddi bir kaynak yaratılacak. Neredeyse kredi kendi kendine ödenecek.

KÂr şirketin zarar devletin

Türkiye'nin ilk bölgesel havalimanı olarak inşa edilen Zafer Havalimanı'nın sadece 2 yıllık garanti yolcu farkı ödemesi 10 milyon Euro'ya ulaştı. Milas-Bodrum Havalimanı'nın 2 yıllık 1.7 milyon Euro zararı devlet tarafından özel şirketlere ödendi. Keza Esenboğa… Örneği çok…
Peki, hükümet niçin bu tür yatırımları özel sektör aracılığı ile yapmak istiyor? Şöyle ki; Görünüşte bütçe zorlanmıyor, kamu borç stoku artmıyor. Aslında verdiğimiz 120 milyar dolarlık garanti, 120 milyar dolarlık borç anlamına geliyor… Ancak borç, borç olarak görünmüyor.
Krediyi alanın da verenin de bir riski yok! İşin güzel tarafı batsalar bile borcu hazine üstlenecek ve devlet sırrı olduğundan kimse bilemeyecek. Marifet bu olsa gerek…