Sözcü Plus Giriş
NECATİ DOĞRU

29 Ekim!

29 Ekim 2016

Bir yanda: Yaşatmak isteyenler. Öbür yanda:  Öldürmek isteyenler.  29 Ekim “öldürmek isteyenlerle yaşatmak isteyenlerin saflaşmamasına”  dönüştü. 93 yıl öncesinin 29 Ekim gününü sevenler, onu korumak istiyor. 29 Ekim gününe  nefretle bakanlar, onu yok etmek peşinde.
Başkanlık isteniyor ya!
29 Ekim'i öldürmek için.
29 Ekim, kafayı değiştirdi.
Eski kafayı attı.
Kurtuluş Savaşı ile arkasından gelen devrimler büyük sarsıntı yarattı.  Kulluk bilincinden, millet bilincine geçildi. Böylece “İslamcı Başkan aramak” geride kaldı.  93 yıl önceki 29 Ekim'in hedefinde; ulusun başına “İslamcı Başkan oturtmak” için yeni anayasa yapmak  yoktu.  29 Ekim'in hedefleri arasında; apartman üstü cami yaptırmak da yoktu. Ordunun içine “cinlere, mucizelere, dogmalara inanmış Fetullahçı subayları sokmak, sızdırmak,  sokulmasına ve sızdırılmasına göz yummak da” yoktu.
Bugün açıkça görüyoruz.
Olaylar bize anlatıyor.
Bugün “darbe yapmaya kalkan Fetullahçı subaylar” ordunun içine “İslamcı başkan olma arzusu” taşıyanlar sayesinde sızdı, sokuldu.

*  *  *

29 Ekim'i sevenler!
(Ben de sevenlerdenim.)
29 Ekim'in ilk günkü gibi korunmasından yanayız.  29 Ekim, durağanlığı yırtıp atmak, değişimin önünü açmak içindi. 29 Ekim, “tarihimizi bir hanedan tarihi olmaktan kurtarmak” içindi.
Akılcıydı.
Aydınlanmacıydı.
İlericiydi.
Özgürlükçüydü.
Dogmanın değil ilmin ve eleştirel aklın rehberliğini esas aldı. Bizi ilimden, gelişmeden, ilerlemeden din değil çağlar ayırıyordu. 29 Ekim, çağlarla aramızdaki uçurumu kapatmayı hedefledi. Hukukta, eğitimde, sağlıkta, sosyal hayatta, ekonomide dogmaları terk edip atan ve yerine “eleştirel bakmayı ve ilmi koyan” laiklik bunun için anahtar yapıldı.  Eğitim yenilendi; okullar “bilim ve özgür eleştirel akıl üzerine” kuruldu.  Sadece Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşları değil “bütün dünya yurttaşları çekememezlik, açgözlülük ve öç alma duygusundan uzaklaşacak biçimde eğitilmelidir” sözünü Cumhuriyet'in kurucusu Mustafa Kemal bütün dünya duysun diye
söyledi.
29 Ekim'i!
Bunun için seviyoruz.
Çekememezlik
kalksaydı.
Açgözlülük bitseydi.
Öç alma yok edilseydi.
Bugün Ortadoğu'da İslam ülkeleri, ABD'nin kuklaları haline gelip “Şiilerin Sünnileri öldürdüğü, üçünün de halkı yüzde 99 Müslüman olan Araplar, Kürtler, Türklerin birbirlerini kurşunladığı
bataklığa saplanmamış”
olacaktı.

*  *  *

29 Ekim'i öldürmek isteyenler, 1950 yılından beri “laiklik dinsizliktir” diye anlatıyorlar. Oysa dinler tarihinin dünyaca tanınmış büyük otorite sayılan Georges Dumezil'i 1929 yılında Türkiye'ye çağırıp Ankara İlahiyat Fakültesi'nde ders vermesi imkanını yaratanlar 29 Ekim'i ilan edenlerdi.
1950 yılında başladı.
Gericilik canlandı.
Parladı. Parlatıldı.
Bugün “İslamcı başkan yaratmak için anayasayı değiştirmeye soyunanların”  çıkıp geldikleri siyasi çizgi 1950 yılında;  “29 ekim 1923 ilericiliğini” öldürmeye soyundu. Şu son 15 yıldır yaşadığımız;  Meclis'e, orduya, yargıya, polise, basına, eğitime, sağlığa, ekonomiye, ilahiyata Fetullahçı sızmasını hızlandırma kurnazlıkları “29 Ekim 1923 aydınlanmasını” karartmak içindi.
Başarırım sanıyor.
Başaramaz.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more