Sözcü Plus Giriş
NECATİ DOĞRU

Buldunuz 1 Arda yuhalayın!

19 Haziran 2016

Türkiye'de meşin topa sahada ilk vuran bir Osmanlı vatandaşı Türk, Rum, Ermeni, Yahudi, Kürt, Çerkez, Gürcü, Laz, Boşnak değildi. Bu topraklarda topa ilk vuran İngiliz (Birleşik Krallık vatandaşı) bacağı oldu. 1901 yılından önceydi. Osmanlı'nın en önemli üç ticaret limanı; İzmir, İstanbul ve Selanik'te oturan İngilizler Türkiye'de ilk futbol maçını yaptı.
Siz!
Buldunuz Arda'yı!
Yuhalayın.
Boşalın.
Rahatlayın.
80 milyon nüfus.
1000 Arda olmalıydı.
1 Arda var.
Bu kadar çok paranın, servetin, şanın ve şöhretin döndüğü bu alanda niçin sadece 1 Arda yetişebiliyor? Siz bu soruyu hiç kendinize, oy verdiğiniz o spor bakanına, oy verdiğiniz o eski futbolculuğu ile övünen Cumhurbaşkanınıza, bol para harcayan Futbol Federasyonu Başkanı'na hiç sormayın.
Topa ilk İngilizler vurdu.
Selanik'te oynadılar.
O zaman Selanik bizimdi.
Sonra İzmir'de vurdular.
Sonra İstanbul'da.
Biz önce seyrettik.
100 yıl geçti. Gitti.
Hâlâ seyrediyoruz.
Oynayamıyoruz.
Sadece şişiniyoruz.
Sürpriz yaparız.
Son sözü biz söyleriz.
Bu boş laflarla oyalanın.
Buldunuz bir Arda!
Onu yuhalayın!

*  *  *

Bu topraklarda yöneticileri ve futbolcuları yerli olan ilk futbol takımı da adını İngilizlerin o dönem dünya markası haline getirdiği Black Stocking'den (Siyah Çoraplılar) aldı.
Adı: Siyah Çoraplılar.
Renkleri: Kırmızı-Beyaz.
Siyah Çoraplılar, sadece bir kez maç yapıtılar. Bir Rum takımı ile oynadılar. 5 gol yediler. 1 gol attılar.
Maçtan sonra ne mi oldu?
Sahayı hafiyeler bastı.
Dönemin padişahı ll. Abdülhamid'e “Siyah Çoraplılar bir Jön-Türk örgütlenmesidir” diye ihbar gelmişti. Hafiyeler, Türkiye'nin ilk yerli futbol takımının kurucusu Robert Kolej'de öğretmen Reşat Danyal Bey'i tutukladılar, sürgün edildi. İlk Türk futbol takımının ömrü sadece bir maç yaparak bitti. Kulüp kapatıldı.
Siz buldunuz Arda'yı.
Yuhalayın.
3-0'ı ona fatura edin.
Boşalın.
80 milyonluk ülkemizde; 3 gol yediğimiz İspanyol takımındaki oyuncuların kalitesinde yetişe yetişe niçin bir tek Arda yetişti diye hiç merak etmeyin.

*  *  *

Siyah Çoraplılar kapandı.
Yıl 1905 olmuştu.
Osmanlı çöküyordu.
Galatasaray Lisesi'nde (o zamanki adı Mekteb-i Sultani) okuyan gençler takım kurdu. O gençlerden biri olan Ali Sami Yen, “Galatasaray'ı kurmaktaki maksadımız, İngilizler gibi toplu bir halde (takım oyunu) oynamak, bir renge ve isme malik (sahip) olmak, Türk olmayan takımları yenmekti” diye açıkladı. Fenerbahçe'yi de liseli 3 genç (Nurizade Ziya- Ayetullah-Necip) kurdu. Bir Ermeni bestekara “ebediyet- terraki-kuvvet-gayret- ittihat” manalarını harmanlayan Fenerbahçe Marşı'nı yazdırdılar. Yıl 1907 olmuştu. Önce bir jimnastik kulübü olarak kurulan ve 1909'da da futbol takımını oluşturan Beşiktaş'ı da liseli gençler (Ahmet Şerafettin-Kazım-Alaaddin-Refik-Osman) kurdu ve kuruluş defterine amaçlarını;  “Bir çöküş ve alçalma dönemine giren soylu neslimizin yok olmaması için beden eğitiminin medeni ülkelerce kabul edilen akla ve bilime uygun usullerin uygulanmasıyla Avrupa'da örnek gösterilen Türk kuvvetini diriltmektir” diye yazdılar. (Bu bilgileri Melih Şabanoğlu'nun Atlas Tarih Dergisi'nde çıkan yazısından özetledim, kendisine teşekkür ederim)
Siz buldunuz Arda'yı!
Yuhalayın.
Rahatlayın.

*  *  *

Bugün Türkiye'nin liselerinin hemen hemen tamamında okul bahçelerinin betonla kaplandığını, ders aralarında bile çocukların koşabileceği bir yeşil alan kalmadığını görmezden, bilmezden gelin. Her yıl transfer ayı başlayınca; her birine 20 milyon-25 milyon-30 milyon Euro akıtılarak “Nani ile Van Percy  geliyor… Podolski de  geliyor… Anders Beck ile Alman tankı Mraio Gomez de   geliyor…” haberlerine sevinin. Sanki bu Nani'ler, Van Percy'ler, Gomez'ler kendi ülkenizin okullarından yetişti. Bu afyonla kendinizden geçin.
Buldunuz bir Arda!
Yuhalayın!
Vicdanınız kurusun.