Sözcü Plus Giriş
NECATİ DOĞRU

Yetiş Reis! Havuz çatladı!

31 Ekim 2016

“Havuzlama Modeli” çatlama belirtileri göstermeye başladı.  Önce İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'nın damadı işadamı Ömer Kavurmacı, belediyeden parsele özel yani kişiye özel imar planı ile oluşturulmuş “Vadistanbul  Projesi”  havuzundan ayrıldı.  Oysa damat,  Belediye Başkanı'nın kızıyla evli olmasaydı, muhtemelen “Vadistanbul Havuzu” dolmayacaktı!  Sonra meşhur, “Milletin anasının a…na koyacağız…” modelinin lideri işadamının da içinde bulunduğu “ÜÇLÜ HAVUZ” da çatladı.
Üç işadamı!
“Reis Dönemi” deniyor.
Üçü de dönemin zenginleri!
Devletin imtiyazındaki “Elektrik dağıtımını”  devletin elinden almışlardı. Yani zorla değil. İhale ile devlet imtiyazının sahibi yapılmışlardı.  Halka ise “elektrik dağıtım hatları çok yaşlı, elektrik kaybı oluyor.  Bazı vatandaşlar ise elektrik hırsızı. Para ödemeden kullanıyor. Devlet bu işi beceremiyor.  Bu 3 işadamı kayıp kaçağı önleyecekler, hırsızlama elektrik kullananın parasını namuslu tüketiciden almayacaklar, elektrikte rekabet yaratacaklar, Türkiye'de de elektrik ucuzlayacak”  propagandası yapılmıştı.
İşte bu ÜÇLÜ bozuldu.
Hisseleri ayırdılar.
Havuz çatladı.

*  *  *

“Havuz modeli” neydi?
Siz unutmuşsunuzdur.
Hatırlatayım:
Sen köprü ihalesini aldın.
At havuza para.
Sen havaalanını kaptın.
At havuza para.
Sen rakı fabrikalarını yuttun.
At havuza para.
Sen tünel projesini götürdün.
At havuza para.
Para dolar cinsinden.
Böyle 2 ayda havuzda 650 milyon dolar toplandı. Bu para daha önce Sabah ve ATV'yi ve diğer gazeteleri devlet bankalarının kredisiyle alan işadamına aktarıldı ve iktidar borazanı “Havuz Medyası Modeli” de “Reis Tayyip Döneminin”  kurumu olarak tarihteki yerini aldı. Bu modelin çekimi altında 3 işadamı ayrı ayrı şirketlerin sahibi olarak “tek havuz halinde”  devletin elektrik dağıtım imtiyazına sahip kılındılar. Bu imtiyazı anlatayım:  Evlerimiz, iş yerlerimiz tek bir elektrik teline (kablo) bağlı. Vatandaş ben istemiyorum başka bir kabloya geçeceğim diyemez. Başka kablo yok, tek kablo. Teknolojik tekel. Eskiden bu teknolojik tekel devletin elindeydi. “Reis Tayyip Dönemi” teknolojik tekeli, (18 elektrik dağıtım hattını) özel şirketlerine devretti. Bu “Havuzcu 3 işadamı”  da faturalara ayrıca “kayıp kaçak bedeli bindirmeyecekler” ve elektriği ucuzlatacaklardı.
Yıl 2006'ydı.
10 yıl bekledik.
Elektrik ucuzlamadı.
Tersine hep zamlandı.
Kaçak bedeli de durmadı.
2006-2014  yılları arasında dürüst, namuslu tüketici vatandaşın faturalarına  yansıtılarak; “kayıp kaçak bedeli kapsamında alınan para ise 33 milyar TL'yi” buldu.
Vatandaşın biri dava açtı.

*  *  *

Bu dava üzerine; Adana'da adalet aşığı bir mahkemenin bir hakimi çıktı; “elektrik faturalarında kayıp kaçak diye gösterilen kalem bir maliyet unsuru değildir, dürüst vatandaş kayıp kaçak parası ödemek zorunda değildir” kararı verdi. Yargıtay da bu pırlanta hakimin verdiği altın kararı onadı. Vatandaş “keriz yerine konulmaktan” kurtuldu. Havuzcu işadamlarında soğuk terler baş gösterdi. Haksızca aldıkları 33 milyarı vatandaşa geri öderlerse hepsi batacaktı.  “Reis Tayyip Dönemi” Meclis'i hemen toplandı.  Meclis'te iktidar milletvekilleri bütün gece yarı uykulu yarı uyanık halde sabaha karşı saat 6.32'de parmaklarını kaldırdılar. Robotlaşmış gibiydiler.
Yeni kanun çıkardılar:
Elektriğe para.
Kayıp-kaçağa da para.
Sayaç okumaya da para
Satış hizmetine de para.
Elektrik iletim teline de para.
Dağıtım için de para.
TRT'ye de para.
Hepsine para ödeyecek.
Reis Tayyip, “şirketler faturaya koyacak ve dürüst vatandaş kayıp kaçağa da para ödeyecek” diyen kanunu imzaladı, onayladı. Devletin elektrik dağıtım imtiyazını almış olan özel şirketler ve bu “3 HAVUZCU İŞADAMI” da batmaktan kurtarıldı.
Havuzda çatlama var!
Hisseleri ayırdılar!
Yetiş Reis!

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more