Sözcü Plus Giriş
NİLAY ÖRNEK

Kaybolan canlarınızdan müessesemiz sorumlu değildir!

20 Şubat 2016 Yazarlar

Hayatları, umutları, korku, acı ya da mutlulukları bizim kararlarımızla iç içe olan insanlar var… Ve bazen, yaptıklarımızla olduğu kadar, yapmadıklarımızla da başarılı, harika, üstün ya da suçluyuz…

Beni düşünmelisin.
Beni sürekli ve sürekli ve sürekli mağdur etmemelisin.
Beni bu kadar güvensiz hissettirmemelisin.
Beni adalete sen inandırmalısın.
Sağlığımı, işimi, sosyal güvencelerimi göz ardı etmemelisin.
Bedenime ya da malıma zarar verildiğinde, haksız yere kovulduğumda benden önce sen isyan etmelisin.
Kanun, kural çerçevesinde beni özgür bırakmalısın.
Başkaları önünde başımı eğmemelisin.
Üzülebilir ara sıra üzüldüğünü belli edebilirsin.
Tutarsız davranmamalı, adam ayırmamalısın.
Sadece burada yaşıyor olduğum için başıma gelen her felaket, her kayıpta bana bağırmamalı aksine bana sarılmalısın.
Ben senin düşmanın değilim! Ya da senin düşmanın ben değilim.

KAÇ ODA Bİ SALON ‘EVİMİZ'

Önlem almalısın.
Korumalı, kollamalı, kol kanat germeli ve hatta gülümsetmeli, güldürmelisin…
Yazdıklarım yanlış anlaşılmasın, bir evlilik programında “Kaç oda bir salon eviniz?” diyerek, koca aramıyorum.
Arayanlar bile koca adaylarından konfor talep ediyor, ben niye hayatımı bağladığım ülkemde olması gerekenleri talep etmeyeyim.
Devlet sana söylüyorum; sen yöneticisin, sen hükümetsin; gücü, insanı, sarayı olan sensin!

TÜKÜRDÜ Dİ Mİ?!

“Bu, ülkemize yapılmış bir saldırıdır”.
Hadi ya; anlamamıştık!
“Terör kaygısını anlıyoruz ama Türkiye’nin temelleri sağlam, yine cazibe merkezi olacak.”
Biz de o kadar uzağı görebiliriz; inşallah!
Bir haber spikeri, olanlardan hükümeti sorumlu tuttan bir seyirci nezdinde ortaya sayıyor sövüyor, üzerine de tükürüyor!
Doğal! Yaşadığı yerin ağacını, suyunu, dağını, taşını korumak isteyene de gaz sıkılıyor zaten.

BAZEN YAPMADIKLARIMIZ BELİRLER!

Oysa hayatları, umutları, korku, acı ve mutlu olma şansları yaptıklarınızla, düşündüklerinizle, söylediklerinizle iç içe olan insanlar var…
Ve insanlar ölüyor. Ve hatta kimi zaman biz isimlerini bile bilemiyoruz; sayılara hakimiz!
Ve o insanlar ölürken, başka bir şey yapıyor oluyoruz ya… Gülüyor, yemek yiyor ya da fani bir işle uğraşıyorum diyerek ben bile suçluluk duyuyor, iptal oluyor, iptal ediyorum.
Böyle bir zamanda da ezberlenmiş nutukları, savaş ilanlarını, korkan ülke insanını rahatlatmak dışında her şeyi yapanları ya da anlayış yerine tükürük saçanları görmek istemiyorum.
Biraz empatiye ihtiyaç duyuyorum.
Bazen yaptıklarımızla olduğu kadar, yapmadıklarımızla da başarılı, harika, üstün ya da suçluyuz!

Facebook'tan Hilal Ergenekon'a: “İsminiz ilkelerimize uymuyor”

Yıllardır televizyonda çeşitli sohbet programları yapan, bir dönem sabah haberleri de sunan Hilal Ergenekon'un ismini Facebook ‘ilkelerine uygun bulmadı'.
Muhtemelen birinin şikâyeti üzerine ismini Facebook'ta Hatice Hilal Ergenekon olarak değiştiren televizyoncunun yazdıklarını paylaşayım:

“Dün anlam veremediğim bir şekilde aniden Facebook hesabım kilitlendi. Açmaya çalışınca bir yazıyla karşılaştım: İsminiz Facebook ilkelerine uygun değil!
Annem babam bana 30 küsur yıl önce bu ismi verirken ne bilsinler yıllar sonra belki ‘Hilal'den, belki ‘Ergenekon'dan dolayı ismim bir internet mecrasında yasaklanacak!?
Adım ya da soyadım kime neden dokundu da bu hesap kilitlendi bilemem. Şimdi nüfus cüzdanımda yer alan bir diğer ismimle Facebook lütfedip beni tekrar camiasına kabul buyurdu müteşekkirim…”

Üç yeni mekan, bir ‘taze' veda

TazeDirekt niye kapanır kı?

Süt ve yoğurduna bayıldığım, çok siparişte hediyeleriyle gelen TazeDirekt.com'dan gelen email kapandıklarını söylüyordu. Birini kaybettiğinizde ne kadar sevdiğinizi daha da çok anlarsınız ya, öyle oldu.
Daha yeni, 2015'in son ayında 1.8 milyon TL ciro yapıldığı, 2016'da 7 kat büyümeyi hedeflediği açıklanan, yeni merkezlere yayılan, iyi de bir müşteri kitlesi olan bir şirket birden bire niye kapanır? Belli değil. Hani bir anlık deli kızgınlıkla “Aaa kapatıyorum” dersiniz, öyle duruyor. Ama ya büyük bir iş adamı için bu ciro dev ciro değil, Hasan Aslanoba uğraşmaya gerek görmedi ya da yakında yeni bir ekonomik fırtına var biz görmüyoruz!

Zuma ‘geri dönüştü'!

Ortaköy'deki kapandı; Zuma, pazartesi İstinyepark'ta açılıyor. Mekan havalı. Yine iş insanlarının, belli bir maddi kazancı olanların popüler yeme içme mekanlarından olacaktır. Dekorasyonda kullanılan pek çok öğe geri dönüşüm ürünü. Daha hesaplı ve hızlı yiyip kalkmayı da mümkün kılacak mönüleri olacakmış.

Meyhaneden kokteyl bara…

İkisinin de resim açılışı tatsız zamanlarımıza denk geldi ama artık açıklar: Park Şamdan'ın kurucusu Ersoy Çetin, sektördeki 30'uncu yılında ilk meyhanesi Şamdan Mey-hane'yi Beyoğlu'nda RixosPera'nın terasında açtı. Köşe yazarı-DJ Oben Budak ve modacı Alex Kokoskeria da Asmalımescit'te Five adında bir kokteyl barı açtılar. Güzel dekorasyon, iyi müzik ve samimi bir ortam var. Klasiklerin ve özel 30 kokteylin yanı sıra size özel içecekler de yapılıyor.

YAZARIN TÜM YAZILARI