Sözcü Plus Giriş
RAHMİ TURAN

Bahçeli’nin pilavı!

24 Ekim 2016

Zor günlerden geçiyoruz… İçeride terör var, sınırlarımız da kan içinde…
İslâm coğrafyasının perişan hali Türkiye'yi de etkiledi.
Ülke bin bir sorun içinde bocalarken, her şeyi bir yana bırakıp “Başkanlık Sistemi”ni gündeme getirmelerinin bir anlamı var mı?
Neredeyse unutulmak üzere olan bu konuyu MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli alevlendirdi. Kendisine yönelik eleştiriler üzerine “Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın” diye inat ediyor. İlle de Erdoğan'ı Başkan yapacak!
Kemal Baytaş'ı SÖZCÜ okurları tanır… Uzun yıllar Pazar günleri SÖZCÜ'de güzel makaleler kaleme aldı, son zamanlarda köşe yazarlığını bıraktı.
Türk Tanıtım Vakfı Başkanı olan Kemal Baytaş bir siyaset bilgesidir. Onunla yaptığım sohbeti özetle naklediyorum. Şöyle diyor:

*  *  *

– Devlet Bahçeli'nin amacı nedir? Neye ve kime hizmet ettiği meçhul görülüyor.
– Normal şartlarda Meral Akşener'in MHP Genel Başkanlığı'na gelmesi bekleniyordu. Bahçeli bunu önlemek için AKP'den sürekli yardım istedi.
– Ankara'daki siyaset kulislerinde şu konuşuluyor: AKP, işler daha da kötüye gitmeden, önümüzdeki Nisan ayında bir erken seçim planlıyordu. Bahçeli böyle bir seçimde hezimete uğrayacağını bildiği için Başkanlık Sistemi'ne cankurtaran simidi gibi sarıldı. Böylece seçim yerine referandum olursa bir buçuk yıl daha koltukta kalacağını hesap etti.
– Ordunun, yargının, milli eğitimin çökertilmesi, yanlış Ortadoğu siyasetiyle Türkiye'nin ateşe atılması yetmiyormuş gibi sistem değiştirme hevesiyle ortam daha da karıştırılıyor.
– MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, kendi koltuğu uğruna ‘Başkanlığa' çanak tutması yurtseverlik değildir.
– Devletin bütün imkânları AKP iktidarının elinde. Bu nedenle referandum eşit koşullarda olmayacak. Bunu bildiği halde Bahçeli'nin ‘Halka gitmenin ne zararı var?' demesi halkı kandırmaktan başka bir anlam taşımaz!
– Tüm bunlardan sonra MHP'nin tarihe gömülmesi kaçınılmazdır.
– Bahçeli'nin kurtuluşu, Erdoğan'ın Başkan, kendisinin de Başkan Yardımcısı olmasında bulduğu söyleniyor. Bu kesinlikle gerçekleşmez. Çünkü AKP, Bahçeli ile işini bitirdikten sonra onu kapının önüne koyar!

Devlet Bey'e yakışmadı!

Devlet Bahçeli sert eleştiriler üzerine kendisini şu sözlerle savundu:
“Ben, malûm ve meşum bir sorunun demokratik yollarla çözülmesi çağrısında bulundum. Türkiye akıntıda sürükleniyor, selin önünü alalım diyorum. Devlet düğümlendi, sistem tıkandı, rejim krize doğru gidiyor uyarısında bulunuyorum. Ülkenin nefes darlığı çektiğini söylüyorum. Geleceği düşünelim, nesilleri güvenceye alalım diyorum, burun kıvırıyorlar.”
Böyle konuşan Bahçeli'nin mantığına göre, ülkeye Başkanlık Sistemi gelirse, bahsettiği bütün sorunlar bitecek, öyle mi? Valla kusura bakmasın, bir AKP'li ağzıyla konuşması ona yakışmadı!

Atatürk büstü ve CHP

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yasemin Öney Cankurtaran, Afyon Gazeteciler Cemiyeti'ni ziyaret ediyor. Ülke meseleleri konuşulurken, sohbet arasında:
“CHP Genel Merkezi'nde Atatürk büstü yok. Çünkü Genel Merkez'imizin parası yok!” diyor.
Vay canına! Nasıl bir iş bu? Koskoca Ana Muhalefet Partisi'nin parası yok, öyle mi?
Oysa CHP'nin 2016 yılı içinde Hazine'den aldığı para 53 milyon 55 bin lira!
Bu paradan birkaç bin liracık ayıramadılar mı?
Haberi bana önce Türktime.com'dan Talat Atilla, sonra da, olaya tanık olan Afyon Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mehmet Emin Güzbey bildirdi.
İkisi de güvenilir gazetecilerdir.
Buna rağmen ben inanmak istemedim ama “Ses kayıtları var” dediler. Demek ki CHP'nin Atatürk hassasiyeti bu kadarmış!
Koskoca partinin bir Atatürk büstü yaptırmak için parası yokmuş ha?
Bir yardım kampanyası mı açsak acaba?

TEBESSÜM

“Bre imansız! Bu nasıl dua?”

Bir softayla bir Bektaşi tesadüfen yan yana gelmişler, karşılıklı selamlaştıktan sonra dua etmeye başlamışlar. Softa:
“Allahım” demiş “Bu dünyada beni dinden imandan yoksun kılma!”
Bektaşi;
“Allahım” demiş “Ne olur beni rakısız bırakma!”
Softa bunu duyunca fena halde kızmış:
“Bre! Bu ne biçim dua ulan? Böyle dua olur mu”
Bektaşi:
“Kızma be imanım” demiş “Herkes Allah'tan, kendinde olmayanı ister, sana iman lâzım, bana da rakı!”

GÜNÜN SÖZÜ

Görmek ve duymak
istemeyen siyasetçiler,
körlerden daha kör,
sağırlardan daha sağırdır!
13rahmibey_aynen

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more