Sözcü Plus Giriş
RAHMİ TURAN

Buruk bir “vatana veda” yazısı!

19 Eylül 2016

Ülkenin gidişatından umudu kesip, Kanada'ya taşınma kararı alan ve işlemlerini tamamlayan bir çiftin, birçok kişinin duygularına tercüman olan (imzası saklı) bir veda mektubu. Okuyalım:
“Biz gidiyoruz. Artık tanınmaz halde olan, doğduğumuz bu topraklardan, doyacağımız topraklara göç ediyoruz.
‘Senden benden' diye ayrım yapılan, dışlanan ve nefret dolu olan bir çevrede barınamıyoruz.
Azınlığız, mutsuzuz!
Neredeyse her gün ayrı bir katliamın yaşandığı, ülkenin yarısının ölen insanlara (inançlarına, ideolojilerine, düşüncelerine göre) ‘Oh olsun!' dediği bir yerde daha fazla yaşayamıyoruz.
Belki tesadüfen o gün denk gelmeyip, patlayan bomba ile ölmüyoruz ama bizimkisi de
pek yaşamaya benzemiyor doğrusu…”

* * *

“Biz artık insan yerine konulmak istiyoruz.
İyilik yaptığımızda ‘enayi', eğitimliysek ‘entel', görgülüysek ‘elit', dürüst isek ‘saftirik', oruç tutmuyorsak ‘kâfir' diye yaftalanmadığımız bir hayatımız olsun istiyoruz.
Daha basit bir hayat istiyoruz. Daha güzel bir hayat istiyoruz. Ayıp mı?
Her şeyden önemlisi, koca bir hayatın henüz en başında olan ‘bebeğimiz Uzay'ın' sorumluluğu var artık üzerimizde… Sadece kendimiz için değil, onun için gidiyoruz en çok!
Bu ülkede her şey çok zorlaştı. İş bulmak, kazanmak, okumak, eğlenmek, seyahat etmek, çocuk büyütmek…
Kendi evinizde belki huzur duyabilirsiniz ama burnunuzu kapıdan dışarı çıkardığınız an kötü insanlara muhatapsınız. Sokakta, trafikte, okulda, iş yerinde…
Belki çocuğunuzu on binlerce lira vererek en iyi özel okula gönderiyorsunuz ama canını, eğitimsiz, saygısız, hatta belki de sabıkalı eski bir dolmuş şoförünün kullandığı servise emanet ediyorsunuz.
Siz çalışıp didinerek kazandığınız paraları yıllarca bu okullara, kurslara yatırıyorsunuz ki çocuğunuz mezun olduğunda iyi bir iş bulup çalışabilsin diye… Oysa bu ülkede iş bulmak da öyle zor ki!”

* * *

“Ülkemizde artık gerçekten taraf olmayan bertaraf oldu!
Ramazan ayında sigara içenlere büyük tepki gösteren, fakat kırk çocuğa tecavüz edildiğinde sigaranın yarısı kadar bile tepki göstermeyen insanlarla nasıl yaşanır?
Yaşayamıyoruz!
Niye terk edip bu ülkeyi onlara bırakıyoruz? Çünkü hep biz eziliyoruz!
Eğer başımıza bir iş gelmeden hayatta kalmayı başarırsak, bu ay sonunda, binip uçağımıza gidiyor ve yeni hayatımıza başlıyoruz.
Çok buruk, bir o kadar da heyecanlı ve öfkeliyiz aslında… Bakalım nasıl olacak?
Biz eski Türkiye'nin insanları, yeni Türkiye'yi terk ediyoruz!
Tüm yurtseverlere sevgi ve saygılarla…”

12 gündür gözaltında!

Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, Adli Yıl'ın açılış töreninde yaptığı konuşmada:
“Adaletin de elleri temiz olmalıdır. Hâkim tarafsızlığı, hâkimin bağımsızlığı kadar önemlidir”demişti.
Biz bundan tüm yargının tarafsız ve bağımsız olması gerektiğini anlıyoruz. Fakat yaşanan örnekler üzücüdür.
Mesela Yeniçağ'ın bazı yazarları gözaltına alındı. Hepsi de ifadelerinin alınmasından sonra serbest bırakıldılar. Fakat bir kişi hariç: Adnan İslâm-
oğulları… Bu meslektaşımız,12 gündür ifadesi bile alınmadan sorgusuz-sualsiz gözaltında bekletilerek perişan ediliyor? Neden? Bunun kamuoyuna mutlaka izahı gerekiyor!

Tebessüm

Evin hanımı ve hizmetçi

Evin hizmetçisi, evin hanımından maaşına zam ister.
Evin hanımı hoşnutsuz bir şekilde sebebini sorar.
Hizmetçi kız: “3 sebebim var: Birincisi sizden iyi ütü yapıyorum” der.
Evin hanımı kızarak sorar: “Sana bunu kim söyledi?”
Hizmetçi kız: “Beyiniz” diye cevap verir.
“Peki, ikinci sebep ne?”
“Ben sizden daha iyi yemek pişiriyorum”
Evin hanımı daha da kızarak bağırır:
“Senin benden iyi yemek pişirdiğini hangi münasebetsiz söyleyebilir?”
Hizmetçi kız sakin bir şekilde yine: “Beyiniz” der.
Evin hanımı patlarcasına sorar: “Üçüncü sebep neymiş?”
“Ben sizden daha iyi sevişiyorum!”
Evin hanımı köpürerek: “Bunu da mı kocam söyledi?” diye bağırır.
Hizmetçi kız: “Hayır” der
“Bunu bahçıvan söyledi!”

GÜNÜN SÖZÜ

 

Her iktidar, ülkenin tarihinde, as ya da  kötü bir parantezdir!

1
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more