Sözcü Plus Giriş
RAHMİ TURAN

Her derde deva (!)

29 Şubat 2016 Yazarlar

Her derde deva (!)

Ülke yanıyor. Şehitler artıyor, ocaklar sönüyor!
Akşamları televizyon başında o günkü şehit cenazelerini,
yüreklerimiz sızlayarak izlemekten başka bir şey yapamıyoruz.
Seçimle yasal olarak Meclis'e giren bir parti (HDP) yasal olmayan işler yapıyor,
teröristlere cesaret veriyor, biz seyrediyoruz!
AKP'nin derdi ise Başkanlık!
İktidar partisi üzerinde Saray'ın baskısı açıkça görülüyor.
Bu tablo, aklı başında insanları daha da üzüyor.
Ülkenin en önemli meselesi Başkanlık mı yani?
Zaten fiili bir Başkanlık var…
Saray ne derse o oluyor…

*  *  *

Sistemin adı değiştirilip de
“Başkanlık” olunca ne değişecek ki?
Başkanlık hangi derde deva olacak?
Terör bitecek mi? Şehit cenazeleri gelmeyecek mi?
Ülkeye sulh ve sükûn mu hâkim olacak?
Enflasyon mu bitecek?
İşsizlik mi sona erecek?
İtibarımız mı artacak?
Ne olacak yani?
Bu kadar gözü kapalı olmayalım. Ülkenin temel sorunlarına bakalım.
Nedir temel sorunlar?
– Ülkeyi kavuran terör.
– Artan işsizlik.
– Yoksulluk ve açlık.
– Rüşvet ve yolsuzluk.
– Enflasyon ve mutfakta yangın.
– Büyüyen gelir adaletsizliği, vs.

*  *  *

Sorunlar saymakla bitmez ama AKP için varsa yoksa Başkanlık
Sitemi!
Her derde deva olacakmış! Böyle diyorlar! Aman ne güzel!
Bir de Türkiye'nin 90 yıllık enkazını kaldırmışlar!
Engin bilgisiyle Emine Hanım öyle diyor. Yaşasın!
Aslında uzun lâfa hiç gerek yok!
Ülkemizin içinde bulunduğu durum, gerçeğin ne olduğunu
gösteriyor zaten!

Dost acı söyler!

Sevgili okurlar… Ben sık sık MHP'nin Genel Başkanı'nı
eleştiririm? Neden?
Çünkü onu başarısız bulurum ve bu ülkenin güçlü bir MHP'ye ihtiyacı olduğunu düşünürüm.
MHP gibi bir parti, her zaman başa güreşecek şekilde Meclis'teki yerini almalıdır.
Ülkemizin siyasetindeki denge başka türlü sağlanamaz.
Benimki bir dost eleştirisidir.
“Dost acı söyler” denir ya… İşte öyle bir şey…
Fakat, bir takım ahmaklar, bunu yanlış anlayıp beni hedef gösterdiler. Ne alçaklığım kaldı, ne hainliğim… Bende onlardan korkacak göz yok.
Eğer korksaydık, bu mesleğe yarım yüzyıldan fazla bir zaman devam edemezdik..
Darı eken, kargadan korkmaz!
Bildiğim kadarıyla Ahmet Gürsoy gerçek MHP'li bir yazardır. Ben onun Yeniçağ'daki yazılarını ilgiyle takip ederim. Yeniçağ'da daha birçok sevdiğim yazar var. Bunu da kaydettikten sonra Ahmet Gürsoy'un dünkü köşesinde yazdığı yazıdan (özetle) bir alıntı
nakledeceğim… Şöyle diyor:

*  *  *

Bahçeli'ye mecbur muyuz?
“Meğer bizim davamızın geleceği ve varlığı Bahçeli'ye bağlıymış…
O giderse dava bitiyor, o varsa ve sürekli partinin iktidarındaysa
davamız yaşıyor.
Davamız kişiye bağlıymış…
Siz de sanıyordunuz ki, dava kişilere değil, kişiler davaya bağlıdır.
Önemli olan kurum ve o kurumun devamı ve sürekli yaşatılmasıdır. MHP, siyasal kurum olarak kendisini yönetenlerden daha önemlidir.
Öyle sanıyordunuz, değil mi?
Hep beraber yanılmışız.
Meğer liderliği kim ele geçirirse asıl önemli olan o imiş!
…MHP yönetimi, iktidara hukuku hatırlatırken, kendisi neden hukuku hatırlamıyor?
…Bahçeli'yi seçen seçmen iradesi (delege) seçim istedikçe, onlar
örgütleri kapatıyor.
…Bakın şimdi haklı olarak kimi yazarlar soruyor, ‘Bunlar iktidara gelse kim bilir bize nasıl davranırlar?'
Kendi kardeşini düşman ilan eden bir zihniyet, kafası bozulduğunda bize neler yapmaz?
Kendi taraftarlarını orakla biçer gibi bir günde silip süpüren insanlar, iktidar olduklarında bize acır mı?
İnsanlar haklı …”

Te­bes­süm
Yağmur duası!

Köyün birinde yaz mevsimi uzunca süre kurak geçince, köyün imamı önde, ahali arkada, yağmur duasına çıkarlar.
Fakat bir türlü yağmur yağmaz.
Üçüncü çıkıştan sonra da yağmur yağmayınca, ahalinin önde gelenleri imama sitemde bulunur:
“Yahu hoca, ne nursuz adamsın sen! Üçüncü defadır geliyoruz, bir türlü yağmur yağmadı. İnancın mı zayıf, nedir?”
Bunun üzerine imam:
“Tamam” der “Ben inançsızım diyelim. Siz sanki çok mu inançlısınız? Üçüncü defadır geliyoruz, hiçbirinizin elinde şemsiye yok!”

Gü­nün Sö­zü
İyi ve dürüst dostu olanın aynaya ihtiyacı yoktur!

 

 

 

YAZARIN TÜM YAZILARI