Sözcü Plus Giriş
RAHŞAN GÜLŞAN

Cansel kadar üşüyor mudur hücrede?

23 Şubat 2016 Yazarlar

Cansel'in başına gelenleri düşünüyorum iki gündür.
Tabii bir de ailesinin, özellikle de anneciğinin acısını hissediyorum zaman zaman ciğerimin bir köşesinde.
Cansel olayıyla ilgili çarpıcı bir detay çıktı dün ortaya. O masum bebeğin hayatına son vermesine kadar gelişen olayların tetikleyicisi olan tacizci meğer kadına şiddet konusunda Sabancı Üniversitesi'nde sertifika programına katılmış.
Ve şu konularda eğitim görmüş:
“-Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele
-Şiddeti Konuşalım: Şiddet, Cinsel Şiddet ve Şiddetin Ruh Sağlığına Etkisi Atölyesi
-Kadına Yönelik Şiddet ve Hukuk
-Cinsel Taciz Atölyesi
-Toplumsal Cinsiyet ve Tabu Roller…”
Sertifika programının içeriği tamamen Cansel'in hayatına son vermesini sağlayan olaylar silsilesinin konu başlıklarından oluşuyor değil mi?
Hele o toplumsal cinsiyet ve tabu roller yok mu!
Tacizci erkeği koruyup tacize uğrayan kadını suçlu ilan eden ve o kadının hayatının geri kalanını kabusa çeviren tabular…
Görüyor musunuz, sözde çok eğitimli, kadına taciz ve şiddet konusunda donanımlı bir adamın (adam kelimesi fazla geldi farkındayım ama yapacak bir şey yok) minicik bir bebeğe yaptıklarını.
Cansel 18 yaşında ama eminim annesinin minicik bebeğiydi.
Annesi şimdi evde buz gibi toprağa koyduğu bebeğinin üşüyüp üşümediğini düşünüyordur.
Bu haltı yiyen insan kılığındaki mahluk acaba buz gibi toprak üzerinde yatan Cansel kadar üşüyor mudur?
Yoksa mahkemede hangi takım elbiseyi giyeceğini mi düşünüyordur?

Hakemin ayağına sıkmak da sevimli mi?

Gerçekten Galatasaray-Trabzonspor maçında bir futbolcunun kırmızı kart krizine giren hakeme kırmızı kart göstermesi zekice bir protestoydu.
Dün bazı köşe yazarları tam da düşündüğüm gibi kahraman ilan etmişler söz konusu futbolcuyu.
Tel tel dökülen ve takımlara, taraftara saç baş yolduran hakemlerin hali ortada.
Ama bu ülkede futbolun sadece futbol olmadığı ve sahadaki futbolcuların tepkilerinin taraftarı nasıl ateşleyip çok ama çok tatsız olaylara yol açabildiği de apaçık ortada.
Nitekim dün korkunç perde arkası haberler vardı söz konusu maçla ilgili.
En korkuncu da Trabzonsporlu Aykut Demir'in kayıtlara geçen şu sözleriydi: “Ayaklarına sıkacağım. Seni dışarıda döverim. Vuracağım seni”
Bu da sevimli mi?
Hakemin hali içler acısı. Ama yine de hatası ne olursa olsun ayağına sıkılmayı hak ediyor mu?
Futbolcu böyle derse ve bir taraftar bu cümleleri kendine görev sayarsa ne yapacağız?
Maşallah Federasyon şahane yönetiyor Türk futbolunu.
Çok ama çok tatsız olaylar bizi bekliyor gibi görünüyor.
Umarım haklı çıkmam.

 

 

YAZARIN TÜM YAZILARI