Sözcü Plus Giriş
YEKTA GÜNGÖR ÖZDEN

Ne yapıldı?

22 Şubat 2016 Yazarlar

Siyasetçiler, özellikle iktidardakiler hep övünürler. Savları ve savunmaları, kendi yaptıklarını başkalarının yapamayacağı, yaptıklarının herkesinkinden iyi olduğu, başarılarının kıskanıldığıdır. Yalanların en süslüsünü onların şarkıları, türküleri olarak dinlemekten bıkkınlık gelir. Siyasetin ahlâk, bilgi, kültür, terbiye, çalışma ve kişilikle dokunan bir toplum sanatçılığı olduğu unutulur. Döneklik, yalancılık, çıkarcılık, aldatma-kandırma, oyalama, söz verip tutmama becerisi olarak, kimi zaman da kınanan tutum ve davranışların alanı olarak değerlendirilmesi boşuna değildir.
Geçen 14 yıla bakmak yeter. Gazeteci Melih ÂŞIK (Milliyet-27.1.2016) köşesinde “..Son 14 yılda boşanmalar yüzde 37, kadına şiddet olayları yüzde 1400, intihar olayları yüzde 33, uyuşturucu bağımlılığı yüzde 68, esrar kullanımı yüzde 140, kokain kullanımı yüzde 532, suç olayları yüzde 437, fuhuş olayları yüzde 734, cinayetler yüzde 261, cinsel suçlar yüzde 449, çocuklara cinsel istismar yüzde 434 arttı” diye yazdı. Ciddî, güvenilir bir kalem olduğu için köşemize almakta sakınca bulmadık. Yalnız bunlar mı? Suç olayları içinde siyasal kesime uzanan yolsuzluk ve rüşvetlerden, kayırmalardan, atamalardan, sınav yolsuzluklarından, ihalelerden, kentsel dönüşüm ve imar oyunlarından, ayrıca ve ayrıntılı biçimde olanlarının dökümü verilmiyor. Siyasal, ekonomik, toplumsal başarısızlıklar ayrı. Dış ilişkilerdeki fiyasko ayrı. İçerde teröre neden olma, terörü bastıramama, önceki ortaklık bozulunca “Paralel” suçlamasıyla kendini dışarda tutma çelişkisi de.

OLANLAR NE?

Toplumdaki kutuplaşma açık. AKP Meclis Grubu'nun salı toplantısında günümüz Başbakanı konuşurken alkış tutup zılgıt çeken amigolar ayrımcılığı, zıtlaşmayı, karşıtlığı kanıtlıyor. Bölücülük, yıkıcılık, dincilik, mezhepçilik, tarikatçılık, bölgecilik aldı yürüdü. Ulusal ilkeler yadsındı. Bütçe açığı, borç, yaşam güçlüğü arttı. Hastalıklar arttı. İlâçlar ve birçok madde zamlandı. Üniversitelerde kavgalar dinmiyor. Kentlerde bırakınız geceyi, gündüz bile sokaklarda güvenlik endişesi yaygın.
Yapılması zorunlu, devletin yapması olağan, bütçede karşılığı ayrılmış birkaç işten başka ne yapıldı? Özelleştirmeyle devlet varlıkları yitirildi. Yerlerine bir şey konulmadı. Fazla katlarının yıkılması kararları uygulanmayan kule yapılar, kaçak villalar, kıyı ve orman yağması, siyasal talan nitelikle kayırmalı kazanımlar yayınlarla duyuruluyor. Sorumlu ve yetkililer suspus.
Kumpaslarla, yapay dâvalar, yalan savlar ve baskınlarla Silâhlı Kuvvetlerimize yüklenilmedi mi? Yargı alt-üst olmadı mı? İşsizlik ve adaletsizlik azaldı mı? Erinç (huzur), gönenç (refah) yandaşlarla varlıklılardan başkasının yaşamında seziliyor mu? İktidar ne yaptı, neler kazandırdı, ne sağladı?
Ulusal yapımızda, ulusal yaşamımızın değişik alanlarında bir artımız var mı? Başkanlık tutkusuyla, birbiriyle çelişen sözlerle, sert, kaba, çirkin nitelemeler ve seslenişlerle, gerçek demokrasi, gerçek hukuk devleti, lâik cumhuriyet, ATATÜRK ve İNÖNÜ düşmanlıklarıyla, gericilik ve tutuculukla, inanç sömürüsüyle, para-pulla açılan yelkenler sürükler ama sahile ulaştırmaz.
Neredeyiz, nasılız? Hepimizin, kendimizle hesaplaşmak zamanı geldi de geçiyor.

YAZARIN TÜM YAZILARI