Sözcü Plus Giriş

Suriye, Rusya’nın anayasa taslağı üzerinde çalışıyor

Suriye'nin Rusya Büyükelçisi Riyad Haddad, Suriye hükümetinin Rusya tarafından hazırlanan Suriye anayasası taslağı üzerinde çalıştığını belirtti.

null
Güncellenme: 13:41, 31/01/2017
Suriye, Rusya’nın anayasa taslağı üzerinde çalışıyor

Gazetecilere yaptığı açıklamada, “Hükümet olarak, dostlarımızdan anayasa taslağını aldık ve belgedeki fikirleri inceliyoruz” diyen Haddad, bunun sonucunda istişare yapmaya hazır olacaklarını kaydetti.

Rusya, anayasa taslağını ilk olarak 23-24 Ocak’ta Kazakistan'ın başkenti Astana'da düzenlenen barış görüşmelerine katılan Suriyeli silahlı muhalefet gruplarının temsilcilerine vermişti.

Basına sızan haberlere göre Rusya'nın anayasa taslağında şu ifadeler yer alıyordu:

“Suriye Cumhuriyeti millet, hukukun üstünlüğü ve eşitliği, sosyal birlik ve hiçbir ayrım yapmadan tüm vatandaşlarının hak ve özgürlüklerine saygı prensiplerini temel alan bağımsız, demokratik, egemen bir devlettir. Suriye Cumhuriyeti ve Suriye isimleri eşittir.”

Belgede, yalnızca ülkedeki milletlerin talebi halinde, referandumla sınır değişikliği yapılabileceği belirtildi.

Rusya'nın teklifinde, Suriye'nin resmi dilinin Arapça olması önerilirken, Kürt özerk bölgelerinin Kürtçe ve Arapçayı resmi dil olarak kullanabileceği ifade edildi

Rusya tarafından teklif edilen anayasanın en dikkat çeken bölümü ise, Suriye Parlamentosu'nun yetkilerinin artırılmasıydı.

Buna göre; Parlamento, savaş ilan etme, devlet başkanını azletme, Anayasa Mahkemesi üyeleri ve Merkez Bankası Başkanı'nı atama yetkilerine sahip olacak.

Belgede Suriye Ordusu'nun siyasete müdahil olmasına ve bir baskı aracı olarak kullanılmasına izin verilmemesi tavsiye edildi: “Suriye Silahlı Kuvvetleri ile diğer silahlı birlikler, toplumun denetimine tabi olacak ve Suriye ile Suriye'nin toprak bütünlüğünü koruyacak. Onlar (askerler), Suriye halkının üzerinde bir baskı aracı olarak kullanılmamalı ve siyasetin alanına müdahale etmemeli. İktidarın devri sürecinde rol oynamayacaklar.”

Anayasa teklifinde, iç hukukla çelişmesi halinde, uluslararası hukuka öncelik verilmesi gerektiği vurgulandı.