Sözcü Plus Giriş

Bankaların alacaklarını satması ne anlama geliyor?

Son dönemde dört banka toplam 999 milyon 447 bin lira değerinde alacaklarını sattığını açıkladı. Peki bu durum ne anlama geliyor? KapitalFX Araştırma Müdür Yardımcısı Enver Erkan sozcu.com.tr'ye değerlendiremede bu durumun geri dönmeyen kredilerde bir artışa işaret ettiğini söyledi.

Sozcu.com.tr
Güncellenme: 16:03, 15/12/2017
Bankaların alacaklarını satması ne anlama geliyor?

Son dönemde alacaklarını satan banka haberlerine bir yenisi daha eklendi. Garanti Bankası takipteki krediler portföyünde yer alan ve toplam 294 milyon TL olan, farklı kredi türlerindeki tahsili gecikmiş alacaklarını toplam 17.5 milyon TL’ye sattı.

Bankadan KAP’a yapılan açıklamada, satışın Sümer Varlık ve Hayat Varlık’a yapıldığı belirtildi. Geçtiğimiz günlerde de Finansbank, ING Bank ve Denizbank da alacaklarını satmıştı.

FİNANSBANK 10.9 MİLYON TL’YE SATMIŞTI

Finansbank 30 Ağustos 2016 tarihi ve öncesinde tasfiye hesaplarına intikal eden, maddi teminatı bulunmayan ticari kredili portföyden toplam 399.9 milyon alacağını 10.9 milyon TL'ye satmıştı.

Bankadan KAP'a yapılan açıklamada satışın Güven Varlık Yönetim'e yapıldığı ifade edilmişti.

ING BANK DA AÇIKLAMIŞTI

Geçtiğimiz günlerde ING Bank da alacaklarını sattığını duyurmuştu. Bankadan yapılan açıklamada, “ING Bank A.Ş. Yönetim Kurulu tarafından ING Bank A.Ş. Genel Müdürlüğü'ne verilen yetki çerçevesinde, Bankamızın takipteki alacaklarının satışına ilişkin 23.11.2017 tarihinde düzenlenen ihale sonuçlanmış olup, toplam 162.747.000.-TL kayıtlı bedelle izlenen yasal takipteki ticari nitelikli kredi alacaklarımız satılmıştır.” ifadeleri kullanılmıştı.

DENİZBANK 11,55 MİLYON TL BEDELLE DEVRETTİ

Denizbank da geçtiğimiz günlerde, tahsili gecikmiş 142,8 milyon TL'lik alacağını Emir Varlık Yönetim AŞ'ye 11,55 milyon TL bedelle devrettiğini duyurmuştu.

Bankadan konuya ilişkin KAP'a yapılan açıklamada, “Bankamızın kanuni takip hesaplarında izlenen tahsili gecikmiş alacaklardan toplam 31 milyon 438 bin 229 TL tutarlı kurumsal-ticari kredi portföyü, 56 milyon 15 bin 180 TL tutarlı bireysel kredi portföyü ve 55 milyon 362 bin 167 TL tutarlı işletme kredisi portföyünün satışı için 22 Kasım 2017 tarihinde ihale yapılmıştır. İhale sonucuna göre kurumsal-ticari kredi portföyü 500.000 TL bedelle, bireysel kredi portföyü 7.100.000 TL bedelle ve işletme kredisi portföyü 3.950.000 TL bedelle Emir Varlık Yönetim AŞ'ye 08 Aralık 2017 tarihinde satılmıştır” ifadeleri kullanılmıştı.

‘TERİM OLARAK KARŞILIĞI: ŞÜPHELİ ALACAK PORTFÖYÜ SATIŞI’

KapitalFX Araştırma Müdür Yardımcısı Enver Erkan konuyla ilgili olarak sozcu.com.tr’ye açıklamalarda bulundu. “Bankaların alacaklarını satmasının terim olarak karşılığı ‘şüpheli alacak portföyü satışı’ olarak tanımlanabilir.” diyen Enver Erkan, “Bankalar verdikleri tüketici kredilerinin ana para ve faiz ödemesinde gecikme olduğu zaman, bu krediler şüpheli alacaklar listesine alınır ve her bir ödenmeyen kredi için yasal prosedür başlatılır.” açıklamasında bulundu.

‘FARK ZARARA YAZILIR’

“Tabii, bu krediler irili ufaklı birçok kredi haline gelirse bunların takibini yapmak banka için çok zor olur. Bu yüzden bankalar şüpheli alacaklarını satışa çıkartırlar ve varlık yönetimi şirketleri bu alacakları satın alıyorlar.” diyen Erkan,  “Varlık yönetim şirketleri satın aldıkları bu alacakları müşterilere ulaşarak tahsil ederler. Bankalar alacaklarını bu şirketlere belli bir iskonto karşılığında yazarlar ve alacakları ile sattıkları şüpheli alacak portföyünden olan gelir arasındaki farkı zarara yazarlar.” ifadelerini kullandı.

‘GERİ DÖNMEYEN KREDİLERDE BİR ARTIŞ VAR’

Sorunlu krediler içerisinde tüketici kredileri ve bireysel kredi kartı borçları kadar ticari kredilerinde olduğunu söyleyen Enver Erkan, “Bankaların şüpheli alacak satışları sıklaştığına göre geri dönmeyen kredilerde bir artış var. Kredi kullanımının artması takipteki kredileri de artırıyor görünüyor. Piyasa şokları söz konusu olduğunda döviz kredilerinde sıkıntı artabilir, bu da özellikle yabancı para cinsinden kredilerde risk unsurunun söz konusu olduğunu gösteriyor. Bankaların aktif kalitesi iyi durumda olsa da, şüpheli alacak oranının artması aktif kalitesi açısından negatiftir. Özellikle dövizin artması, şirketlerin finansal borçlarını çevirme kabiliyetlerini olumsuz etkileyeceğinden, göz önünde bulundurulması gereken bir konudur.” açıklamasında bulundu.

Yayınlanma Tarihi:16:01,