Türkiye’den ABD’ye tomografi cihazı teklifi

Türkiye uçuşlardaki elektronik cihaz yasakları için ABD'li yetkililere el bagajlarını tomografi cihazlarıyla tarayalım teklifi götürdü. ABD'nin buna ne cevap vereceği merakla bekleniyor?

Türkiye’den ABD’ye tomografi cihazı teklifi

Habertürk Gazetesi yazarı Güntay Şimşek ABD’nin Türkiye’den yapılacak uçuşlardaki elektronik cihaz yasağı görüşmelerinin perde arkasını yazdı. İşte Şimşek’in yazısının ilgili bölümü:

Ankara'da bulunan ABD'li uzmanlar, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nden (SHGM) yetkililerle, 25 Mart'ta uygulamaya sokulacak elektronik eşya yasağının yöntemlerini tartışırken, Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı da Amerikan Büyükelçiliği'nde yasağın kaldırılması için görüşmelerde bulundu.

Türkiye'nin yasağın kaldırılması için tezi, “İstenilen tarama cihazlarını temin edelim, yasak uygulamaya konmasın” şeklinde özetlenebilir. Ama biraz geç kalınmış olabilir. Çünkü daha önce benzer endişeler sebebiyle, ABD'nin talebi doğrultusunda uçak altı bagajları 360 derece tarayan sistem kullanılmaya başlanmıştı. Bu cihazların hizmete sokulmasıyla birlikte de ABD'nin uçak altı bagajların güvenliği konusunda duyduğu endişeler ortadan kalkmıştı.

ABD'nin yasağı Atatürk Havalimanı'nı vuracak İlginizi Çekebilir ABD'nin yasağı Atatürk Havalimanı'nı vuracak
Şu an Atatürk Havalimanı'nda, Amerika seferi yapan uçakların altına yüklenen bagajlar, hastanelerdeki “tomografi” cihazına benzer bir sistemle taranarak yükleniyor. Öğrendiğim kadarıyla, Ulaştırma Bakanlığı yetkilileri, “Bagajları 360 dereceyle tarayan bu tomografi cihazlarını, uçak içine alınan bagajların kontrolünde de kullanalım; yasağı kaldırın” teklifini götürmüşler. Bakalım ABD, bu teklife nasıl bir cevap verecek? Ayrıca yaklaşık 3 ay önce Somali'de uçakta yaşanan hadise sonrası ABD'den Ulaştırma Bakanlığı'na uçak içine alınan bagajların güvenlik sorunuyla ilgili uyarı geldiğinin de altını çizeyim.İşte bu uyarı sonrasında, Atatürk Havalimanı'nda yolcu beraberindeki bilgisayar, iPad vb. cep telefonundan büyük elektronik cihazların, görevliler tarafından yolcuya açtırılıp çalıştırılarak kontrolü yapılmaya başlandı. Yine ICAO kuralları çerçevesinde, yolcuların % 60'ından ve beraberindeki eşyasından toz alınarak “patlayıcı iz dedektörü” olarak isimlendirilen ETD (explosive trace detection) cihazında teste tabi tutulmaya başlandı. Ulaştırma Bakanlığı, yasağın kaldırılması için yolcunun % 60'ını değil, % 100'ünü ETD'den geçirebileceğini de ABD'li yetkililere iletmiş.ucustaslo21-1

Ulaştırma Bakanlığı'nın kabin içine alınan bagajların, uçak altında olduğu gibi “tomografi”den geçirilme teklifine ABD yetkilileri “evet” dese dahi bu cihazların 3 aydan önce Atatürk Havalimanı'na getirilip kurulması zor. Yolcuların tamamının ETD'den geçirilme teklifi en pratik çözüm gibi görünüyor, ama ABD bunu çözüm olarak görseydi, kendisi teklif ederdi. Belki de ABD, aldığı yasak kararıyla, ilgili ülkelerin ve bundan etkilenecek şirketlerin belli bir süre sıkıntı yaşamasını istiyor.

ABD'den Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 8 ülkeye yasak! İlginizi Çekebilir ABD'den Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 8 ülkeye yasak!
Ne zamana kadar? Yeni tarayıcı sistemler geliştirilip hizmete hazır hale getirilinceye dek. Yani asgari 6 ay. Eğer ABD yetkilileri ve hassaten TSA, bazı ülkelerden yapılacak direkt uçuşlara getirdikleri elektronik cihaz yasağını, “güçlü terör tehditlerinin ticari uçaklara sızacağı tehlikesi” endişesine dayandırıyorsa, tüm havayolları için ICAO kanalıyla yeni güvenlik paketlerinin devreye girmesi için çaba göstermesi gerekmez miydi? ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mark Toner, yasak için şu cümleyi kuruyor: “Belirtilen havaalanlarından güçlü terör tehditlerinin ticari uçaklara sızacağı tehlikesi nedeniyle bu karar alınmıştır.” Eğer terör tehdidi kapsamına ABD'ye direkt sefer yapan havayollarının yolcuları giriyorsa, aynı meydandan başka havayollarıyla ABD'ye transit yolculuk yapanlar da girer. Bunun direkti, endirekti olur mu? Ayrımı kim, neye göre yapacak? Ya da buradaki çifte standardın amacı nedir?