Sözcü Plus Giriş

Üretim reform tasarısına tepkiler sürüyor

Zeytinliklerin imara açılmasına olanak sağlayan düzenleme TBMM Sanayi Komisyonu'na sunuldu. Tasarı kabul edilirse zeytinlikler, mera ve kıyılar imara açılacak. Yani binlerce zeytin ağacı tehlike altında. Eleştirilen tasarıya bir teepki de Antalya'dan geldi. Antalya Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Ali Çandır, konuya ilişkin yaptığı açıklamada "Özellikle zeytinlikleri tehdit eden bu tasarı, zeytinciliğin ölüm fermanı olur." dedi.

null
Güncellenme: 13:45, 31/05/2017
Üretim reform tasarısına tepkiler sürüyor

Antalya Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Ali Çandır, zeytinlik, mera ve kıyıların imara açılmasını öngören Üretim Reform Tasarısı’nı zeytinciliğin idam fermanı olarak gördüklerini belirterek, “Gazi Meclisimizin genel kurulda bu yanlışa dur diyeceğine inanıyoruz” dedi.

ATB’nin Mayıs ayı meclis toplantısı, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında yapıldı. ATB Yönetim Kurlu Bakanı Ali Çandır, meclis ve yönetim kurulu üyelerinin katıldığı toplantıda, tarım sektörüne ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.

İlginizi ÇekebilirZeytinliklere itiraz sürüyorZeytinliklere itiraz sürüyor

Ali Çandır, toplantıda Finike’de taş ocaklarına karşı verdiği mücadeleyle tanınan ve 9 Mayıs günü öldürülen Ali Ulvi- Aysin Büyüknohutçu çiftini andı. Atatürk’ün, ‘Hiç şüphesiz ki Antalya dünyanın en güzel yeridir’ sözünü hatırlatan Çandır, “Atatürk toprağını, suyunu, havasını, dağını ve taşını kullandığımız kentin eşsizliğini, torunlarımıza nasıl bir miras bırakmamız gerektiğini vasiyet etti” dedi. Temel düsturun bu mirası sahiplenmek olduğunu belirten Çandır, “Tabii ki kentimiz için bu sahiplenmeyle çalışan sadece biz olmadık. Hunharca katledilen değerli Ali Ulvi Büyüknohutçu ve eşi, tam da size sözünü ettiğim düsturu kendisine hayati görev edinmiş Antalya aşıklarıydı” dedi.

İlginizi ÇekebilirValilere kıyım yetkisiValilere kıyım yetkisi

DOMATES 1 LİRA, BU KEZ ENFLASYON SUÇLUSU NE OLACAK?

Tarım ve gıda ürünlerinin yükselen enflasyona temel sebep gösterilmesinin büyük haksızlık olduğunu da belirten Ali Çandır, “Hem uzun dönemli geçmiş veri analizleriyle hem de kısa vadeli veri analizleriyle defalarca enflasyonun yükselmesinde tarım ve gıda fiyatlarının diğer kalemlere oranla enflasyona daha az etkide bulunduğunu ifade ettim. Ancak hala bu durumun gerçekmiş gibi ulusal medyada işleniyor olması, tarımı nesnel bilgilere dayalı değerlendiren sektör paydaşlarını harekete geçirmelidir. Bu örnekten devam etmek gerekirse, geçen ay ulaştığı 10 TL’lik rakamlarla ülke gündemini meşgul eden domates bugün itibariyle Antalya halinde 1 TL civarında işlem görmektedir. Birkaç gün sonra açıklanacak mayıs ayı enflasyonu hala yüksek çıkarsa bunun sorumlusu ne olacak? Domates fiyatı düşünce Gıda Komitesi’nin meşguliyeti ne olacak? Çok merak ediyorum” dedi.

İlginizi ÇekebilirCHP'den iktidara çağrı 3 maddeyi tasarıdan çıkarCHP'den iktidara çağrı 3 maddeyi tasarıdan çıkar

FAHİŞ FİYAT ELEŞTİRİLERİNE TEPKİ

Tarımda seferberlik çağrısını ve amacını hatırlatan Ali Çandır, tarımsal üretim ve ticaretle uğraşan insanları ithalat sopasıyla ve zaptiye tedbirlerle terbiye etme veya fırsatçılık suçlamasıyla hizaya getirme kolaycılığından vazgeçmeyi sağlamak olarak açıkladı. Her sektörde olduğu gibi tarımda da kötü örnekler olabileceğini belirten Çandır, “Devletimizden birincil beklentimiz, bütün sektörü töhmet altında bırakan ve sektöre hak etmediği itibar kaybı yaşatan uygulamalar yerine, bunları titizlikle ayıklayan bir uygulamaya gitmesidir. Böylece mevsimsel etkilerden kaynaklanan arz talep dengesizliğinin yarattığı doğal fiyat hareketliliğinin dışında hareket edenleri ayıklamak daha somut ve kolay olacaktır. İçerisinde bulunduğumuz Ramazan ayında tarım ve gıda ürünlerinin fahiş fiyatlarla satıldığı ve tüm sektörün fırsatçılık yaptığı gibi oluşturulan algıdan da rahatsızlık duyduğumuz ifade etmek isteriz” diye konuştu.

İlginizi ÇekebilirZeytin katliamının önü açıldı!Zeytin katliamının önü açıldı!

ZEYTİNCİLİĞİN İDAM FERMANI

Sanayi, Ticaret, Enerji Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu’nun gündemindeki zeytinlik, mera ve kıyıların imara açılmasını öngören Üretim Reform Tasarısı’nı da gündeme getiren Ali Çandır, şöyle konuştu:

“Tasarıya iktidardan muhalefete, sanatçılardan üreticilere toplumun her kesiminden itirazlar yükseliyor. Özellikle zeytinlikleri tehdit eden bu tasarı bizleri de endişeye sevk ediyor. Meclis gündemine defalarca getirilen ve her defasında reddedilen düzenlemeyi zeytinciliğin idam fermanı olarak görüyoruz. Bu ısrarı anlamakta zorluk çekiyoruz. Komisyon üyelerinin bu yanlıştan döneceğini düşünüyor, dönülmezse de Gazi Meclisimizin genel kurulda bu yanlışa dur diyeceğine inanıyoruz. Gerekçesi ne olursa olsun, tarım topraklarımızı ve zeytinliklerimizi tehdit eden her türlü girişimin karşısında olduğumuzu bir kere daha ifade ediyorum.”

DÜNYA ÜRETİMİNİN YÜZDE 10'U TÜRKİYE'DE
Türkiye'de 826 bin hektar zeytinlik alan üzerinde yaklaşık 167 milyon civarında zeytin ağacı bulunuyor.Türkiye dünya zeytin üretiminin yüzde 10'unu, zeytinyağı üretiminin ise yüzde 6'sını karşılıyor.

YÖRESELDE PANAYIR RAHATSIZLIĞI

Yöresel ürünler konusunda son dönemde sıkıntılar yaşandığından bahseden Ali Çandır, artık neredeyse her mahallede ya da semtte bir yöresel ürünler sergisi, panayırı, pazarı veya günleri adı altında etkinlik yapıldığını söyledi. Çandır, “Artık öyle bir hale geldi ki bir taraftan nerede ve nasıl imal edildiği belli olmayan ürünler, vergi ve denetime tabi bulunmayan etkinlikler yöresel adı altında düzenlenmektedir. Bu etkinlikler çevredeki esnafın tepkisini çekmekte ve işlerini sekteye uğratmaktadır. Defalarca yerel ve merkezi mercilere bu rahatsızlığı yazılı ve sözlü iletmemize rağmen, gerekli önlemlerin yeterince alınmadığını gördük” diye konuştu.

DHA