Basın özgürlüğü demokrasinin temelidir, bir gazetecinin dahi hapiste olması kabul edilemez

Sosyalist Enternasyonal Genel Sekreteri Ayala, “Türkiye’de gün geçtikçe daha çok insan mağdur oluyor. SÖZCÜ ve tutuklu çalışanlarının yanındayız” dedi...

Basın özgürlüğü demokrasinin temelidir, bir gazetecinin dahi hapiste olması kabul edilemez

Dünyada 140'a yakın ülke, parti ve organizasyonun üyesi olduğu Sosyalist Enternasyonal Genel Sekreteri Luis Ayala, önceki gün gazetemizi ziyaret etti. Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcısı, CHP'li Umut Oran'ın da eşlik ettiği ziyarette tutuklu arkadaşlarımız Gökmen Ulu ve Mediha Olgun'a destek veren Ayala, basın özgürlüğü ve demokrasi vurgusu yaptı. CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun tutukluluğunun da gündeme geldiği ziyarette Ayala şu değerlendirmeleri yaptı:

Türkiye'deki demokrasi durumundan endişe ediyoruz. Birçok insan özgürlükten yoksun. Basın özgürlüğü demokrasinin temel taşlarından biridir. Şu anda 164 gazetecinin hapiste olması kesinlikle kabul edilmeyecek bir durum. Sadece bir gazeteci bile hapiste olsa yine kabul edilemez. Bu sayı, Türkiye hakkında endişe sahibi olmaya meyil veriyor.

KAYGI DUYMAK GEREKİYOR

Demokratik sistemin darbeyle kırılmasını kesinlikle kabul edemeyiz ve hoş karşılayamayız. Her siyasette değişik fikir ekolleri ve sistemler vardır. Bazı insanlar parlamenter sistemi tercih eder, bazıları ise başkanlık sistemini daha iyi görür. Önemli olan demokrasinin bazı temel taşlarının varlığıdır. Bunlardan biri de güçler ayrılığıdır. Yasama, yürütme ve yargının bağımsızlığına saygı duyulmazsa problemler yaşanabilir.

İnsanlar hükümeti denetlemeleri için oy vererek milletvekili seçiyor. Buradaki sorun vekillerin hapiste olması. Vekillerin hangi partiden olursa olsun hapiste olması dünyanın hiçbir politik sisteminde kabul edilemez. Bir vekil eğer hapisteyse o politik sistemde sıkıntı vardır. Gazetecilerin hapse atıldığı, yargılandığı andan itibaren başka bir büyük probleminiz olduğuna işaret eder. Demokratik sistemlerin iyi işlemesi için basın özgürlüğü temel ilkedir. Türkiye'deki politik demokratik sistemin durumdan kaygı duyulması gerekiyor.

BARIŞ TESİS EDİLMELİ

Neredeyse bir yıl olacak, darbe teşebbüsüne katılıp katılmadığı kanıtlanmamış, suçları kanıtlanmamış 140 bin profesör, akademisyen ve devlet görevlisinin işlerinden atıldığını görüyoruz. Ancak bunlar neyle suçlanıyor? Mahkemelerin aldığı kararlar nerede? Gün geçtikçe daha da fazla insan mağdur oluyor.

Son gelişmeler Türkiye'yi Avrupa'da görmek istemeyenler tarafından kullanılıyor. Türkiye'yi güvenilebilir ve sağlam bir partner olarak görmek gerekiyor. Suriye'de ve Irak'ta barış ve güvenliği tesis etmeli. Ayrıca Avrupa'nın Suriyeli mülteciler konusunda sorumluluklarını yerine getirmekten kaçındığını görüyorum. Bütün yükü Türkiye çekiyor. Dünya Avrupa'ya daha fazla ihtiyaç duyuyor. Avrupa'nın da sağlam bir Türkiye'ye ihtiyacı var.

ÇOK KAYGAN BİR YOLDA

Ben buraya size desteğimi ifade etmek için geldim. Meslektaşlarınızın arkasındayız. Tutuklu meslektaşlarınızın serbest bırakılması için yapılan girişimlerinizin arkasındayız.

Kılıçdaroğlu'nun başlattığı yürüyüşün çok iyi bir inisiyatif olduğunu düşünüyorum. Biz politikacıyız. Attığımız adımlar barışçıl olmalı. Fikirlerin tartışma ortamı yaratması lazım. Türkiye nasıl bir ülke olmak istediğini seçtiği bir zamana giriyor. Şu anki gidişattan kaygılıyız. Türkiye çok kaygan bir yolda…

Cumhurbaşkanının tatilini haber yapmak suç olamaz

Luis Ayala, muhabirimiz Gökmen Ulu'nun, Cumhurbaşkanı'nın tatil yaptığı yeri haber yapmakla suçlanarak cezaevine konulması için “Dünyanın hiçbir yerinde olmaz bir şey” dedi. Ülkesi Şili'den örnek gösteren Ayala, “Genellikle ülkelerde cumhurbaşkanının nerede olacağına dair bir program yayınlanır. Şili'de cumhurbaşkanının olacağı yer kamuoyuna sunulur. Bu normal bir şeydir. Ben internete girdiğimde, insanların ne yaptığına bakabiliyorum. Biz bu yaşadıklarınızı elimizden geldiği kadar dünyaya duyurmaya çalışacağız. Türkiye bizim için önemli bir haber kaynağı… Türkiye demokrasisi iyi bir şekle varırsa çok stratejik bir noktada iyi işler başarabilir. Kılıçdaroğlu'nun yürüyüşü İstanbul'a varınca demokratik bir Türkiye vizyonunu vermesi gerekiyor. Bu hukuk üzerine birçok tartışmayı açacaktır. Adaletsizlik nasıl giderilir? Bunları konuşmak için bir fırsat…” dedi.