Sözcü Plus Giriş

Diyarbakır’ın patenci gençleri: ‘Benim için aşk demek’

Türkiye'nin ana akım medyası siyaset, şiddet ve FETÖ haberlerine gömülmüşken BBC Türkçe servisi Diyarbakır'dan sıcacık bir haber geçti.

null
Güncellenme: 10:21, 19/12/2017
Diyarbakır’ın patenci gençleri: ‘Benim için aşk demek’

Diyarbakır’ın tarihi Dağkapı Meydanı Suriçi ve Gazi Caddesi’ne yakın olması nedeniyle yılın her zamanı çok kalabalık. Sokağa çıkma yasakları döneminde burası da yaşanan çatışmalardan çok etkilendi ama eski şehir ve yeni kenti birbirine bağlayan bu kavşak şehir sakinlerinin vazgeçilmez meydanlarından biri. Yeni yerleşim yerlerinde yapılan geniş bulvarlara, açılan alışveriş merkezleri ve şık mekanlara rağmen cazibesini hiç yitirmedi.

Meydanın insan trafiği her zaman yoğun, bu yüzden güzel havalarda her kesimden insanı görebilmek mümkün. Burası son aylarda ortak bir hobi etrafında bir araya gelen yaklaşık 15 gencin zaman geçirdiği mekanları olmaya başladı.

BBC Türkçe’den Hatice Kamer, ayaklarında patenleri ile haftanın birkaç günü 3-4 saat burada kayıp küçük şovlar yapan yaşları 14 ile 19 arasında değişen bu gençlerin hikayesini haberleştirdi.
Çoğu amatör olan patenci gençler, meydanın zeminin kaymaya çok uygun olduğu için burayı tercih ettiklerini söylüyorlar. Fotoğraflarını çektiğimizi fark edince poz vermeye başlıyorlar.
3

‘Yavrum düşüp bir yerlerini kıracaksın’

Gençlerin yaptığı bu ortak faaliyet Diyarbakır için yeni sayılır, bu yüzden meydandan geçenlerin dikkatini çekiyorlar. Güle eğlene kayan gençler, zaman zaman tabir yerindeyse artistik şovlar da yapıyorlar ama onları izleyenlerin tepkileri farklı oluyor.  Kimisi “Yavrum düşüp bir yerlerini kıracaksın” diye uyarırken kimisi tepki gösterip uzaklaşıyor.
İki genç kızıyla meydandan geçen ve patencilerin arasında kalan bir anne panikle “Bunların hepsi serseri” diyerek kızlarının elinden tutup hızlı adımlarla uzaklaşıyor. Elindeki bebek pusetiyle bir başka kadın da sempatiyle gençleri izliyor.
70’li yaşlarında bir adam da çocukların paten sattığını düşünerek fiyatını öğrenmeye çalışıyor.
“Adana’dan geldim, orada ucuz ama burada pahalıymış, torunum çok istiyor, biraz ucuz verirseniz satın alacam” diyerek pazarlığa girişince gençler gülerek yaşlı adama paten satmadıklarını ama dilerse torununa paten kaymayı öğretebileceklerini söylüyor.
Fiskaya’dan gelen Berat Toprak, okul okuyamamış ama ailesinin geçimine yufkacılık yaparak katkı sağlıyor. Annesinin, düşüp bir yerlerini kıracağından korktuğu için paten kaymasına çok kızdığını, ama babaannesinin başına bir hal hal gelmesin diye her gün dualarla uğurladığını söylüyor.
Patenci gruba ilgi en fazla çocuk ve gençlerden gelse de, kaymak istediğini söyleyen orta yaşlı erkeklerin sayısı da az değil. Okul ve iş çıkışı hemen her gün bir araya gelen bu gençler, şehrin farklı semtlerinden yaşıyorlar. Evden meydana kadar patenle geldiklerini anlatıyorlar.

19 yaşındaki Diyar Sansar, grubun öncülerinden. Tiyatro yaptığını söyleyen Diyar, bir buçuk yıl önce Antalya’dan geldiğinde çok sevdiği patenini de beraberinde getirmiş. Şehirde paten kaymaya başladığında ilgiden çok tepki gördüğünü anlatıyor.
2

‘Ehliyetin var mı diye laf atan oluyor’

“Dalga geçenler oluyor, ehliyetin var mı diye laf atanlar. var Özellikle araç sürücüleri üzerimize sürüp bizi korkutmak istiyorlar.” 15 yaşındaki Yiğit, babasının paten alıp kaymaya başladığından haberinin olmadığını söylüyor. Eğer izlerse kızar diyerek gülüyor.
Gençler, tepkilerin farklı olduğunu, yaptıkları hobiye saygı duyulmasını istediklerini ifade ediyorlar “Çevrenin bu konuda daha çok bilinçlenmesi gerekiyor çünkü olumsuz tepkiler gösterenler çok” diyor Berat.
Patene spor diyen de var, hobi diyen de ama Rohat Can için paten aşk demek. “Paten benim için aşk demek, her yere patenle giderim” diyor.
Yaklaşık 10 kilometre uzaklıktaki 75. caddeden geliyormuş. Bir süre önce İstanbul’dan taşınmışlar. Diyar gibi o da gelirken patenini beraberinde getirmiş. Tepkilere rağmen, kaymaktan vazgeçmeyeceğini ifade ediyor.

Grupta genç kızlar da var ama bugün sadece Elif Tunç kaymaya gelmiş. 18 yaşında lise son sınıf öğrencisi olan Elif ise yaklaşık iki ay önce arkadaşlarını teşvikiyle kaymaya başlamış. Elif çok laf atıldığını söylüyor, araç sürücülerinin patencileri çok taciz ettiğini belirtiyor. “Araçları üzerimize sürüyorlar adeta, bizi korkutmak istiyor olabilirler ama bu tür taciz ve korkutmalar bizim için ölümcül yaralamalara neden olabilir” diyerek herkesi duyarlı olmaya çağırıyor.

Recep Göktür de gelen tepkileri şöyle anlatıyor:

“Kızlar hava attığımızı düşünüyor, kimileri ayakkabında tekerlek var diyerek dalga geçiyor. İnşallah düşersin de havan söner diyenler oluyor. AVM’lere patenle almıyorlar, insanların bakış açıları çok dar ama bu bizim için yaşam tarzı” diyor.
Meydanda onları izleyenler arasında Fikri Kaya da var. Pateni çok sevdiğini, kaymayı çok istediğini ama düşüp bir yerlerini kırmaktan korktuğunu söylüyor.

“Bir defa binsem iki ayağım da kırılır”

Diyar ona “Dayı gel, ben sana öğreteyim” diyor: “He valla ancak beni alıştıralar, seviyem ama Allah büyüktür, bir gün alacam bir tane, getirecem bunlar bana alıştırsınlar ( öğretsinler)”
Bir başka izleyici de öğrenmek istediğini söylüyor. “Öğrenmek istiyoruz da hani nasıl sürecez, ecemilik çekiyoruz. Güzeldir, Diyarbakırımız, gençlerimiz için güzeldir. Evden okul araba olmasa bununla yürüyüp gidebirler” diyor. Gençleri destekleyen sözler alkışla karşılanıyor. Paten grubu, belediyenin Musa Anter Parkı’nda açacağı kayak parkı için sevinçli. Şehrin birçok yerinde Kayak Parkları açılmasını istiyorlar.

İlk etkinliklerini 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde Diyarbakır Bisiklet Kulübü üyeleri ile birlikte gerçekleştirdiler. Bisiklet sürücüleriyle birlikte patenleriyle şehri bir uçtan diğerine yürüdüler. Patenin şehirde görünürlüğünün artmasının Diyarbakır için yeni olduğunu vurgulayan gençler, kent sakinlerinden tepki değil destek beklediklerini söylüyorlar.

Yayınlanma Tarihi:09:37,