Sözcü Plus Giriş

Erdoğan’dan ‘yaşam tarzı’ açıklaması

Erdoğan: Ben de tasvip etmediğim şeyleri söylemişimdir ama asla kimsenin hayat tarzına müdahale etmedim. Ezan okuyan müezzin üzerine yürümek nasıl yanlışsa namaz kılmayana baskı da yanlıştır. Tüm bu hassasiyetleri herkes için göstermeliyiz.

Güncellenme: 13:43, 04/01/2017

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Ak Saray’daki 33. Muhtarlar toplantısında konuştu. Erdoğan’ın gündeminde son Reina saldırısı ve buna bağlı ortaya çıkan ‘yaşam tarzı’ tartışmaları vardı.

Konuşmasının başında yılbaşı gecesi Reina’da düzenlenen ve 39 kişinin yaşamını yitirdiği saldırıya ilişkin konuşan Erdoğan “Saldırıların amacı bizi birbirimize düşürmektir. Toplum içindeki fay hatlarını derinleştime amacı güdenler her fırsatı kullanmaktan geri durmuyor” dedi. Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü; “Kaçmak namertlerin işidir. Bizim milletimiz mert olmuştur. Bugün Türkiye yeni bir istiklal mücadelesi içindedir. Türkiye’de etnik kimlik üzerinden siyaset yapılmasına benim kadar karşı olan yok. Tüm siyasi hayatım bununla mücadele ile geçmiştir. Mezhepçilik üzerinden kendilerine alan açmak isteyenlerin dertlerinin de bu vatandaşlarımız olmadığı ortaya çıkıyor. Bölücü örgüte, FETÖ’ye ne yapılıyorsa yaşam tarzı üzerinden milletimizi birbirine düşürmek isteyenlere de aynısı yapılacaktır”

‘YAŞAM TARZI’ AÇIKLAMASI

Reina saldırısı sonrası ortaya atılan “yaşam tarzı” tartışmalarına da değinen Erdoğan “Ortaköy’deki olay da Beşiktaş’taki olay da canımızı yakar. Çünkü biz sorumluluğumuzun farkındayız. Bunların hepsi terör eylemidir. Gaziantep saldırısına gösterilmeyen tepkiler, Ortaköy saldırısında yapılınca oraya soru işareti koymak lazım. Bunu yaşam biçimine kaydırmanın anlamı yok. Türkiye’de kimsenin hayat biçimi sistematik bir tehdit altında değildir. Aksini iddia eden bunu ortaya koymak mecburiyetindedir. Yaşam tarzı üzerinden yapılan yorumlar zihin karıştırmaktan başka bir şey değil. Toplumu kutuplaştırmaya çalışıyorlar. En iğrenç istismar ölü bedenler üzerinden yapılandır” diye konuştu.

“MÜEZZİNİN ÜZERİNE YÜRÜMEK DE NAMAZ KILMAYANA BASKI DA…”

“Kimin yediğine içtiğine karışılmıştır soruyorum” diyen Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü; “Birileri sosyal medya, birileri Facebook'tan, birileri köşelerinde utanmadan sıkılmadan bunları yazabiliyorlar. Bu yalanı, istismarı yapanların kendileri en başta olmak üzere, kimin gezdiğine içtiğine aldığına sattığına karışılmıştır? Herkes gibi ben de tasvip etmediğim görüntüleri, ifadeleri eleştirmişimdir. Bunu da bireysel ifade özgürlüğümün sınırları dahilinde söylemişimdir. Ama kamu gücünü kullanarak hayat tarzına müdahale sayılabilecek bir yola başvurmadım. Bu yolda uygulamaya tevessül etmedim. Kurucusu olduğum siyasi partinin bu yönde bir adımı hiçbir zaman olmamıştır. Zira 14 yıl önce bu yola, bu kararlılıkla çıktık. Bugün de cumhurbaşkanı olarak böyle bir yola başvurduğuma dair en küçük bir örnek gösterilemez. Farklı bir davranış bekleyenler, daha çok beklerler. Biliyorum ki dünyada ve ülkemizdeki herkesin aynı hayat biçimine sahip olma mecburiyeti yoktur. Hayat biçimlerine saygı anlayışı tek yönlü değildir. Karşılıklıdır. Ezan okunmasına tahammül edemeyenlerin müezzinlerin üzerine yürünmesi ne kadar yanlışsa, namaz kılmayanlara da baskı aynı şekilde yanlıştır.”

“KİMSENİN SOKAĞA ÇIKIP DA BU İŞİ KENDİ BAŞINA YAPMA HAKKI YOKTUR”

“Milletin varlığına birliğine yönelik saldırıların hesabını sormak da bizim en başta gelen görevimizdir. Hiçbir sıfat, konum bu hesabın sorulmasına mani değildir. Daha da ötesi bu ülke ve bu devlet, hem ekmeğini yiyip hem de kendisine ihanet edenleri sırtında taşımak mecburiyetinde bırakılamaz. Biz milletimizle birlikte yürüttüğümüz istiklal mücadelemizi tescilli Ali Kemal'lere rağmen başarıya ulaştıracağız hiç merak etmeyin. Vatandaşlarımdan şu gerçeği unutmamalarını istiyorum. Türkiye'de bir hukuk devletidir. Hesap sormayı yaptırıma dönüştürecek tek gerçek hukuk. Kimsenin sokağa çıkıp da bu işi kendi başına yapma hakkı yoktur. Tüm kesimleri dikkatli olmaya, hukuka riayet etmeye davet ediyorum”

“BENİM GİBİ KARADENİZ KÖKENLİ, KASIMPAŞA'DA YETİŞME, BİRİ BİLE…”

“Türkiye'nin hayat biçimi yüzünden en çok saldıra maruz kalmış kişi bu kardeşinizdir. Hakkımda demediklerini bırakmadılar, eşime çocuklarıma saldırdılar. Benim gibi Karadeniz kökenli, Kasımpaşa'da yetişme, biri bile yasal haklarımı kullanmamın dışında bir yola başvurmadım. Bazı şeyleri elle düzeltmek mümkün değilse, dilimizle, eğer bu da mümkün değilse kalbimizle buğz ederek mücadelemizi yürüteceğiz. Burada meşru olmayan yöntemleri kullanmak hele hele şiddete başvurmak kesinlikle yoktur. Ülkemizde kimlerin şiddete başvurduğunu görüyoruz değil mi? Bölücü terör örgütü PKK, FETO, DHKP/C bunların neler yaptığını görüyoruz. Ve bunların siyasi uzantıları şiddetle belli bir yere gelebildiler. ”

İlginizi ÇekebilirReina'da 39 kişiyi katleden teröristin hedefi Taksim'diReina'da 39 kişiyi katleden teröristin hedefi Taksim'di
Yayınlanma Tarihi:13:03,