Reklamsız Sözcü

Hâlâ bazı siyasilerle el ele olan hainler var

Taşyapı Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Turanlı ile Bağdat Caddesi üzerindeki rezidansın kulelerinden birinin 50’nci katında bir araya geldik. Uçaktaymış hissi veren, Four Winds’de bir taraftan Kadıköy sahili, Bağdat Caddesi, Fenerbahçe, Kalamış, Moda, Boğaz Köprüsü, hatta Sarayburnu’na kadar İstanbul’u tepeden kuşbakışı gören, diğer taraftan Adalar ve karşı sahile kadar uzanan müthiş bir manzara eşliğinde Türkiye ekonomisinden OHAL ve hukuka kadar her konuda konuştuk. Sorularımı içtenlikle yanıtlayan iş dünyasının deneyimli ismi Turanlı’ya göre OHAL bugün olmalı ama… OHAL ile hukuku birbirinden ayırmak koşulu ile. İşte Turanlı’nın SÖZCÜ’ye yaptığı değerlendirmelerden satır başları:

android-time 04:23
Hâlâ bazı siyasilerle el ele olan hainler var
Taşyapı Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Turanlı ile Bağdat Caddesi üzerindeki rezidansın kulelerinden birinin 50’nci katında bir araya geldik. Uçaktaymış hissi veren, Four Winds’de bir taraftan Kadıköy sahili, Bağdat Caddesi, Fenerbahçe, Kalamış, Moda, Boğaz Köprüsü, hatta Sarayburnu’na kadar İstanbul’u tepeden kuşbakışı gören, diğer taraftan Adalar ve karşı sahile kadar uzanan müthiş bir manzara eşliğinde Türkiye ekonomisinden OHAL ve hukuka kadar her konuda konuştuk. Sorularımı içtenlikle yanıtlayan iş dünyasının deneyimli ismi Turanlı’ya göre OHAL bugün olmalı ama… OHAL ile hukuku birbirinden ayırmak koşulu ile. İşte Turanlı’nın SÖZCÜ’ye yaptığı değerlendirmelerden satır başları:

RÖPORTAJ: Nil SOYSAL

OHAL aslında Türkiye'nin kriptolarını, hainlerini tek tek ortaya çıkarabilecek mükemmel bir uygulama. Ama hukukun dışına çıkmamak şartıyla. OHAL demek hukuksuzluk demek değildir. OHAL devletin içine sızmış örgüt üyelerini almak için olmalı, hukukun üstünlüğüne gölge düşürmek için değil. Ülkede OHAL olması ayrı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin hakim ve savcılarının adaletli görev yapmaları ayrı bir şeydir.

Hakim ve savcılarımıza hiç kimsenin müdahale etme hakkı yoktur. Hakim ve savcıların da vicdanlarıyla bu milleti yargılamaları doğru değil. Bugün siyasilerin neredeyse tamamı hakim ve savcıları vicdana davet ediyor. Hukukun vicdanla ne ilgisi var? Hukuk olan yere vicdan girmez. Önemli olan gerçek somut delildir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir hukuk devletidir. Suçluyla suçsuzu birbirinden ayırmalıdır. Suçu olmayan hiçbir vatandaşına leke kondurmamak devletin temelidir. Eğer bu devletin dünyada itibarı artacaksa, hukukun üstünlüğüne olan inancından artacak.

TEHLİKE BİTMEDİ

Hukuksuzluğa meydan vermemek koşulu ile OHAL devam etmeli. Çünkü bu hainlerin kriptoları var. Bu örgütün içine bulaşmış, bunlarla iş ortaklığı yapan, bunlarla el ele veren, bunlara gizli sermaye taşıyan insanlar var bu memlekette. İş dünyasında da var, her sektörde var. Bazı siyasetçilerle el ele veren hainler var. Bugün en büyük tehlike bu kriptolardır. Bu hainlere hâlâ içeriden yapılan destek var.

Bu yapı öyle bir yapı ki, her tarafa sızmışlar. Aralarında siyasetçi de var, baklavacı, diskocu bile var. Hâlâ çok güçlüler ve birileri tarafından korunuyorlar. Devletimizin bunları bulup çıkartması ve mallarının da Hazineye irat kaydedilmesi lazım. 600 tane şirkete el konmuş şu ana kadar. 600 şirketin ortaklarının tamamı bize bomba atanlar mı? Değil. Onlar bu hainleri destekleyenler. Yakalananların mallarını başkalarının üzerine devrediyorlar ve bu hâlâ devam ediyor.

TAM TEMİZLİK 10 SENE SÜRER

Bu memleketin ciğerlerinin temizlenmesi 10 seneden önce olmaz. O kadar koruyorlar ki, temizlenmesi kolay değil. Bunları kim besliyor bulunması lazım. Para veriliyor, yol gösteriliyor, kaçırılıyor bunlar.

O yüzden Türkiye Cumhuriyeti Devleti tek vücut olmak zorunda. İktidarıyla, muhalefetiyle, işçisiyle, patronuyla, dinlisiyle, dinsiziyle, ateistiyle, Müslümanıyla, Hristiyanıyla hep birlikte bu memleketin temellerine dinamit koyanlarla mücadele etmesi lazım. Bu mücadeleyi dünyaya da çok iyi anlatmalıyız. Bunun yolu da demokratik hukuk devleti olmaktan geçer.

İŞ DÜNYASINDA MORALLER BOZUK

Hain darbe girişiminin Türkiye ekonomisini temelden sarstığını belirten Turanlı, yaraların sarılmasının zaman alacağı görüşünde.
“Türkiye'de yaşanan her olumsuzluk ekonomiyi etkiler. Bir hakimin yolsuzluğu bile ekonomiyi çökertir. Çünkü yatırımcı hukuk olmadığını düşünür ve güven kaybı olur” diyor ve ekliyor:
15 Temmuz denen o karanlık gece Türkiye ekonomisinin temellerinin üzerine dinamit koydu. Yaralar henüz kapanmış değil. İş dünyası moral bozukluğunu hâlâ üzerinden atamadı. Bu olay hepimizi derinden etkiledi.

“HAİNLERİN ÇOCUKLARINA SAHİP ÇIKMALIYIZ”

Emrullah Turanlı, darbe girişiminde bulunan hainlerin çocuklarına ise sahip çıkılması gerektiğine dikkat çekiyor ve şöyle diyor: “Onların bir günahı yok. Biz bugün devlet olarak, millet olarak, şahıs olarak o çocuklara sahip çıkmazsak, bu hainlerin çocukları yarın bu ülkenin başına çok büyük sıkıntı açarlar.”

40 YILDIR HAINLERIN DARBESINI YIYORUM!

Ben zaten 40 yıldır bu hainlerin darbesini yiyorum. Sadece ben de değil, bu memleket bunlardan 40 yıldır çekiyor. Bu milletin temellerine koydukları dinamiti 15 Temmuz gecesi patlattı bu alçaklar. Ama bu alçak ve şerefsizlerle ortak olanlar var. Bir tanesi benim başıma musallat oldu.

YANIMA YAKLAŞTIRMADIM

Ömer Derbazlar şimdi içeride. Ortakları yok ama! Onlar nerede? İşbirlikçileri nerede? Nerede onlar? Bunlarla işbirliği yapanlar, kriptolar nerede? Bu devlet o kriptoları bulacak ve yargılayacak. Bu işin başka çaresi yok.

Mahkemelerim hâlâ devam ediyor. Benim başıma hainleri yolladılar. Benim başıma FETÖ'cü polisleri yolladılar. Teröristleri bile yolladılar. Makamımda tehdit ettiler. Bu FETÖ'cüler, mafya ve içerisine bulaşan kriptolarla yıllarca savaştım ben. Hâlâ da savaşıyorum. Asla yanıma yaklaştırmadım bu alçakları. Muhatap da olmadım. Bir kuruş para da vermedim. Devletin mahkemelerine gidip, hakkımı hukukta arıyorum. Konu şimdi mahkemede olduğu için o kriptoların ismini veremiyorum. Ama sorsun bana hakim, ben tek tek isimlerini vereyim.

YATIRIMDAN ALIKOYAMAZ

“Peki yatırımlar devam ediyor mu” sorusunu ise şöyle yanıtlıyor:
“Ben kendi ülkeme yatırımdan asla geri durmam. Çünkü ben burada doğdum, bu 80 milyonun içerisinde bu milletin bir evladıyım. İş yapmaya devam ediyorum. Elbette problemlerimiz var, elbette finans bulmakta zorlanıyoruz. Ama bunların hiçbirisi beni kendi ülkeme yatırım yapmaktan alıkoyamaz. Şu anda 20 bin kişi bizden ekmek yiyor. Turizm sektöründe, enerji sektöründe, inşaat sektörünün her dalında yatırımlarımız var. Havaalanı yatırımlarımız var, sağlık sektöründe yatırımlarımız var. Kıbrıs'ta yaptığım yatırımlar da var. Orada da aynı sorunlarla karşılaşıyorum. Ama yılmıyorum. Biz işimize aynen devam ediyoruz.”

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Son güncelleme: android-time 07:1328.07.2017
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more