Sözcü Plus Giriş

Nasıl oldu bilmiyorum, Tayyip Bey bir gezisine gazeteci olarak yalnız beni davet etti

Usta gazeteci Rahmi Turan, “Bin bir sıkıntı içinde çalkalanan ülkemizde insanlar gülmeyi unutmuş durumda. Bu kitabın hazırlanmasındaki amaç, gülmeyi unutan insanlarımızı biraz olsun tebessüm ettirebilmektir” dedi.

02:52 -
Nasıl oldu bilmiyorum, Tayyip Bey bir gezisine gazeteci olarak yalnız beni davet etti

RÖPORTAJ: Nil SOYSAL

Hatırlayın! Bundan bir ay kadar önce Yılmaz Özdil'le yaptığım röportajda aynen şöyle demişti: “Ben çok umutluyum; Tayyip Erdoğan yakında AKP'yi kapatacak herhalde! Çünkü ne kadar hırsız, soytarı, yalaka kılıklı herif var, yanından uzaklaştırıyor. Bu da bana çok umut veriyor. Yakında Rahmi Turan'ı, Uğru Dündar'ı, Emin Çölaşan'ı filan uçağına alabilir. Biz hep beraber Tayyip Erdoğan'la uçakta bir selfie yapabiliriz.” Vallahi o selfie'yi Başyazarımız Rahmi Turan çoktan yapmış bile! Üstelik o fotoğrafı da almış “Cumhurbaşkanı ve Başbakanlardan Dinlediğim Muhteşem Fıkralar” kitabına basmış! Turan bu kitapta yakın tarihimize damgasını vuran siyasi liderlerin mizahi yönlerini gözler önüne seriyor. İddia ediyorum; gülme garantili bu kitap, hepimize çok iyi gelecek!…

– Kitabın önsözünde; “İddia ediyorum: Bu fıkra kitabı şimdiye kadar basılmış fıkra kitaplarının en iyisidir” diyorsunuz. Kesinlikle katılıyorum. Ama bence eksik söylemişsiniz: Yeni neslin hiç bilmediği bir “devlet adamı” profili var bu kitapta. Kitap üzerinden soruyorum; Nereden nereye geldik?

Ben en iyisi olduğunu düşünüyorum. Siyasi fıkralar içeren bu tür bir kitabı önceki yıllarda da sadece ben yazmıştım. Adı: ‘Baba'dan Fıkralar' idi… Büyük ilgi gördü. Şimdi piyasada yok. “Cumhurbaşkanı ve Başbakanlardan Dinlediğim Müthiş Fıkralar” kitabı, uzun yıllar Türkiye'yi yöneten siyaset adamlarımızın espri ve mizah yönlerini gözler önüne seriyor. Büyük Fransız yazarı Moliere ne demiş? İnsan, güldüğü kadar insandır” demiş. İşte bu kitap Cumhurbaşkanı ve Başbakanlarımızın bu yönünü anlatıyor.

02-kitap-20cm1

Rahmi Turan’ın son kitabı.

– Ben kitabı 119'uncu sayfadan okumaya başladım. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakan olduğu ilk yıllarda gittiğiniz bir seçim gezisinden söz ediyorsunuz. Yakın tarihimizin hemen hemen tüm cumhurbaşkanları ve başbakanlarını yakından tanıyan bir duayen gazeteci olarak, o tarihte tanıdığınız Tayyip Erdoğan'ı bize anlatır mısınız?

Tayyip Bey o tarihte Başbakan'dı. Nasıl oldu bilmiyorum, bir Anadolu gezisine gazeteci olarak yalnız beni davet etti… Gittim.12 kişilik özel uçağında Başbakan Tayyip Erdoğan, eşi Emine Hanım, o tarihte milletvekili olan Hüseyin Besni ve ben vardık. Yani sadece 4 kişiydik. Bir de bizlere servis yapan uçak personeli vardı. Gaziantep, Kahramanmaraş ve Sivas illerini gezdik. Her birinde miting yaptı. Çok kalabalıktı. Uçak yolculuğu boyunca da, saatlerce diyebilirim, Tayyip Bey'le sohbet ettik. Birçok soru sordum, hepsine cevap verdi. Teybe aldım. O tarihte GÖZCÜ Gazetesi'nin Genel Yayın Yönetmeniydim… Röportajı ve gezi izlenimlerimi fotoğraflı olarak GÖZCÜ'de yayınladım. Tayyip Bey, yorumlarımı beğenmemiş olacak ki, ondan sonraki yıllarda hiçbir geziye beni davet etmedi. Hiç kırılmadım. Tabii ki bu onun tercihidir. Saygıyla karşıladım. Ben yazılarımı hiçbir siyasinin hoşuna gitmesi için yazmam. Benim için okurlarımın beğenmesi önemlidir. Bunu siyaset adamlarına kabul ettirmek zor oluyor.

BİR DAHA BENİ HİÇBİR GEZİYE DAVET ETMEDİ Rahmi Turan, Erdoğan'ın uçağındaki o günü şöyle anlattı: “O tarihte GÖZCÜ Gazetesi'nin Genel Yayın Yönetmeniydim… Tayyip Bey, yorumlarımı beğenmemiş olacak ki, ondan sonraki yıllarda hiçbir geziye beni davet etmedi” dedi.

BİR DAHA BENİ HİÇBİR GEZİYE DAVET ETMEDİ
Rahmi Turan, Erdoğan'ın uçağındaki o günü şöyle anlattı: “O tarihte GÖZCÜ Gazetesi'nin Genel Yayın Yönetmeniydim… Tayyip Bey, yorumlarımı beğenmemiş olacak ki, ondan sonraki yıllarda hiçbir geziye beni davet etmedi” dedi.

– Aziz Nesin'in unutulmayan sözüne de yer veriyorsunuz kitapta; “Bizim milletin yüzde 60'ı aptaldır!” Nesin bugün yaşasaydı ve “Bizim milletin yüzde 51'i aptaldır” deseydi, yine beraat eder miydi sizce?

Devir değişti… Aziz Nesin şimdi, büyük bir ihtimalle FETÖ'cü diye içeri atılırdı. Baksanıza, FETÖ ile yıllardan beri amansızca mücadele eden SÖZCÜ'ye bile FETÖ'cü dediler, gazetenin tartışmasız bir şekilde Atatürkçü ve Cumhuriyetçi olan sahibi Burak Akbay'ı FETÖ'cü diye yargılıyorlar. Türkiye'nin normalleşmesi için çamur ve iftira döneminin bitmesi gerekiyor. Böyle kanıtsız suçlamalar, gerçek FETÖ'cü hainlerle mücadeleye zarar veriyor!

02-rahmi-20cm-22

“Bir ülkede ne kadar zulüm varsa, toplum o kadar zayıftır”

–  Kitaba aldığınız fıkralar arasında sizde özel bir anısı olan fıkra, ya da fıkralar var mı?

Fıkraların bende bir anısı yok ama Yaşar Kemal'den bizzat dinlediğim bazı sözlerin anıları var. Kitabı basan TOKER Yayınevi'nin sahibi Yalçın Toker ile ben, eski yıllarda Yaşar Kemal ile komşuyduk. Evlerimiz yan yanaydı. Sık sık buluşur, sohbet ederdik. O günlerden hatırladığım bazı sözlere kitapta yer verdim. Mesela:

“Bu milleti düşünmeye alıştırmamışlar. Üstelik de düşünmeyelim diye ellerinden geleni yapmışlar!”

“Bir toplum, hoşgörüsü kadar güçlüdür. Bir ülkede ne kadar zulüm varsa, toplum o kadar zayıftır.”

“Zulmün artsın ki, çabuk yok olasın! Anadolu'da zalimler için böyle derler.”

“Bir felâketin önlenmesi için demokrasiden başka çare yoktur.”

İşte kitaptan seçme fıkralar

ZİNCİRBOZAN YOLUNDA…

Yıl 1980…
12 Eylül darbesiyle Demirel yine iktidardan devrilmiş…
Askeri yönetim, sakıncalı gördüğü bütün siyasileri Zincirbozan'da topluyor.
Süleyman Demirel, Hüsamettin Cindoruk, Deniz Baykal gibi birçok siyasi, yaşamlarının bir bölümünü burada geçirecek…
Siyasi yasaklılar Demirel başta olmak üzere Ankara'dan yola çıkıyorlar. Gidip Zincirbozan'a teslim olacaklar.
Tekirdağ civarında mola veriyorlar. Vakit bir hayli ilerlemiş, akşam oluyor. Kafiledeki siyasilerden biri Demirel'i uyarıyor:
Efendim! Çok gecikiyoruz!
Demirel cevap veriyor:
Ne yani? Geciktik diye bizi Zincirbozan'a almayacaklar mı?

Rahmi Turan, Turgut Özal'ın uçağındayken...

Rahmi Turan, Turgut Özal’ın uçağındayken…

“ONLARI DENİZE ATIN!”

Turgut Özal Başbakanlık döneminde vapurla Büyükada'ya giderken kaptana sormuş:
Kaptan, şu anda gemide kaç kişi var?
Yaklaşık 100 kişi Sayın Başbakanım.
Özal; “Öyleyse” demiş.. “80'ini denize atın!”
Kaptan şaşırmış:
Ama neden Başbakanım?
26 Mart seçimlerinde her 100 kişiden 80'i bana oy vermedi de ondan!

Turan, Tansul Çiller ile birlikte bir gezideyken...

Turan, Tansu Çiller ile birlikte bir gezideyken…

FENERBAHÇE – BEŞİKTAŞ MAÇI

Dostları Başbakan Yıldırım Akbulut'a: “Başbakanım Fenerbahçe-Beşiktaş maçına gidelim mi?” demişler. Akbulut:
“Ben geçen sene gittim..” demiş.

SAKIN ÖLME!

Seçmenlerden biri, Erdal İnönü'nün seçim otobüsünün önüne atılır:
“Senin yolunda ölürüm ben, ölürüm! Diye bağırır.
İnönü hemen cevap verir:
“Dur, sakın ölme! Bir oy bir oydur!”

MİLLETİ NE SEVİNDİRİR?

Hikaye bu ya…
Eski başbakanlar, Tansu Çiller, Mesut Yılmaz ve merhum Necmettin Erbakan aynı uçakta seyahat ediyor. Tansu Çiller bir ara: “Çok parlak bir fikrim var” diyor.
“Nedir?” diye soruyorlar.
“Uçaktan aşağıya bin tane bin dolarlık atsak, bin kişi sevinse diye düşünüyorum.”
Mesut Yılmaz itiraz ediyor:
“Bence 100 dolarlıklar atsak 10 bin kişi sevinse…”
Erbakan: “Olur mu öyle şey?” diyor.. “Bence 50 dolarlık atsak da 20 bin kişi sevinse…”
Tüm bu konuşmaları dinleyen pilot dayanamıyor ve:
“Sayın siyasiler” diyor. “Siz parayı boş verip, kendinizi atsanız da 70 milyon kişi sevinse!”

YARIN: MİZAHİ YÖNÜ EN GÜÇLÜ VE EN ZEKİ LİDER KİMDİ?

Son güncelleme: 05:06 21.11.2017
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more