Sandığına ve oyuna sahip çık

Türkiye’nin kaderinin belirleneceği 16 Nisan’daki referanduma sayılı günler kala vatandaşlara seslenen Serkan Çelebi, “Seçim sonuçlarını denetlemenin tek yolu seçim günü sandık başında olmak... Bilinçli ya da bilinçsiz yapılacak her hatayı engellemek bizim elimizdedir” dedi

Sandığına ve oyuna sahip çık

16 Nisan günü Türkiye'nin kaderini iki grup insan belirleyecek: kararsızlar ve sandığa gitmek istemeyenler… Referanduma ilişkin öyle kritik bir matematik oluştu ki; katılımın yüksek olması 1-2 puan farkla sonucu değiştirecek.

Biliyorsunuz Oy ve Ötesi bu seçimde farklı çalışacak, üstelik bir de SEÇSİS endişeleri var. Aklımızdaki her soruyu tüm ayrıntısıyla Oy ve Ötesi Kurucusu Sercan Çelebi'ye sordum. Yine de kısa kaldı bu röportaj derseniz, Sercan'ı sosyal medya hesaplarından takip edip sürekli ürettiği bilgi videolarını izleyebilirsiniz. Ama tüm bunlardan öte hepimizin yapması gereken çok hayati bir şey var: Oy vermek… Sandığa gidin, oyunuzu verin.

ENGELLEMEK ELİMİZDE

– Neredeyse bir ay kaldı referanduma, hâlâ çok sayıda kararsız var. Bir de sandığa gitmekte tereddütlü olanlar…
Maalesef… Özellikle seçim sistemine güvensizlikten dolayı sandığa gitmemeyi düşünen önemli sayıda insan var. Bunun değişeceğini düşünüyorum.

– İnsanlar “Oy ve Ötesi çalışmayacak bu seçimde, kesin hile olur” diyor.
Biliyorsun ben bu yıl başında ayrıldım Oy ve Ötesi'nden, yeni bir yönetim kurulu var artık. Ama tabii ki hepsi arkadaşlarımız, hepsi daha önce Oy ve Ötesi'ni birlikte inşa ettiğimiz insanlar. Oy ve Ötesi bu seçimde de var, sadece biraz daha farklı bir yapıda… Yine oy vermeye teşvik edecek insanları, yine sandık müşahitliği eğitimlerini yapacak. Yine insanları hassas gördüğü noktalarda yönlendirecek ki seçimler daha şeffaf, daha güvenli bir ortamda gerçekleşebilsin. Yine tutanak teyidini yapacak, sadece bu sefer sahada Oy ve Ötesi'nin müşahitleri olmayacak. Bu sefer önceki seçimlerde eğittiği 150 bin gönüllüsünü siyasi partiler adına görev almaya teşvik ediyor.

– Peki niye önemli sandık başında müşahitlerin olması?
Bizim 298 sayılı seçim kanunumuz seçim gününün adil, şeffaf ve dengeli bir şekilde gerçekleşmesi için siyasi partilere bir görev veriyor. Diyor ki: Siz sandık başına temsilcilerinizi gönderin, gönderin ki onun oyu ona yazılmasın; hangi oy geçerli, hangi oy geçersiz konusunda tartışma çıkmasın. Yani kanun açık ve mükemmel. Eğer herhangi bir sandık sadece bir siyasi partiye veya sadece bir bloğa teslim edilirse o zaman sandık başında gerçekten bilinçli ve bilinçsiz bir sürü hata yaşanabilir. Engellemek hepimizin elinde…

– En çok hangi noktada oluyor bu hatalar ya da yanlış girişler?
Esas olan sandık sonuç pusulası oluşana kadar olan tüm süreçte. Seçmen oy kullanıyor, sonra sandıklar kapatılıyor, oylar sayılıyor, sonrasında da sayım sonuçları sandık sonuç tutanağı diye bir belgede imza altında alınıyor. Hepsi elle geçiriliyor. Dolayısıyla başından sonuna kadar o tutanağın doğru oluşması için sandık başındaki bilinçli insanların birbirine denge ve denetleme unsuru sağlaması gerek.

HER PARTİ TEMSİL EDİLİYOR

– Diyelim ki sandığı kapattık, saydık, çuvallara koyduk, tutanağı yazdık, koyduk arabaya… İlçe seçim kuruluna varana kadar başına bir şey gelebilir mi?
Türkiye'de yaşıyoruz, herkesin her zaman başına her şey gelebilir. Gelgelelim süreci iyi anlarsak denetlemesini de yapabiliriz. Şöyle ki, sandık sonuç tutanağı çuvalın içindeki bütün oylarla beraber ilçe seçim kurullarına götürülüyor. Orada her partiden temsilcilerin olduğu görevliler bunları teslim alıyor. Bunu unutmayın, bakın bu önemli, seçime kaç parti katıldıysa tümü hem sandık kurullarında, hem ilçede, hem de YSK'da temsil ediliyor.

04sercancelebi25cm

– Peki ilçe seçim kurulu aldı sonuçları…
İşte o anda SEÇSİS devreye giriyor. Sandık sonuç tutanakları her ilçede SEÇSİS sistemine giriliyor. Yine tek tek insanlar tüm sonuçları dijital ortama aktarmaya başlıyor, her sandık için şu kadar ‘Evet', bu kadar ‘Hayır'. Bu kadar geçersiz çıktı, toplam bu kadar oy kullanıldı gibi o güne ait temel bilgileri SEÇSİS'e giriyor.

Dünya çapındaki 100 genç lider arasına girdi

OY ve Ötesi Kurucularından Sercan Çelebi, Dünya Ekonomik Forumu 2017 “Genç Global Liderleri” (Young Global Leaders) arasına seçildi. Dünya Ekonomik Forumu, her yıl 7 kıtadan 40 yaşın altında 100 kişiyi “Genç Global Liderler” topluluğuna davet ediyor. Topluluk; iş insanları, sanatçılar, bilim insanları, sosyal girişimciler, yenilikçi mühendisler, düşünürler ve sivil toplum liderlerinden oluşuyor. ABD'deki Yale Üniversitesi'nden mezun olan Serkan Çelebi de bu yılın Genç Global Liderleri'yle birlikte önümüzdeki 5 yıl içinde dünyanın sahip olduğu en zor sorulara cevap bulmaya çalışacak. 2017'de topluluğa seçilen 100 kişi, omurga felcine çare bulan, su kıtlığı üzerine çözümler geliştiren, acil durumlarla başa çıkmak için global reaksiyon yapıları kuran ve atık üretmeyen döngüsel ekonomilerin benimsenmesi ve yaygınlaştırılması için çalışan sıradışı bireylerden oluşan bir ağın parçası olacak.

“VATANDAŞIN SORUMLULUĞU OY KULLANMAKLA BİTMİYOR”

Özlem Gürses'e açıklamalarda bulunan Oy ve Ötesi'nin kurucularından Sercan Çelebi, “Vatandaşın sorumluluğu oy kullanmakla bitmiyor. Oyuna sahip de çıkmalı” dedi.

Esas denetim tutanaklara sahip çıkmaktan geçiyor!

– İnsanlar SEÇSİS'e girişlerde hile ya da hata olur mu diye de endişeli…
Tabii ki olabilir, sonuçta bu sistemin içinde insanlar çalışıyor, her zaman hata olabilir. Esas olan ve bizi kafamızı yastığa koyduğumuz zaman rahat uyutacak olan şey bu sistemin denetlenebilir olması. En önemli konu bu.

– İyi de nasıl denetlenecek?
Diyelim ki ben girişleri yapan görevliyim, normal şartlarda girdiğim her sonucu aynı anda yüksek sesle okuyorum ve parti temsilcileri ellerindeki tutanaklardan bunu takip ediyorlar.

ghgh

– Buna rağmen yüksek sesle 100 okudum, girerken 50 girdim mesela… İster hata yaparak ister kötü niyetimden…
İkisi de mümkün ama onu da denetlemenin yolu var. SEÇSİS bizim elle ekrana girdiğimiz sonuçları toplayan bir yazılım. Topluyor ve diyor ki şu kadar ‘Evet', şu kadar ‘Hayır' çıktı. Yani SEÇSİS güvenlik tarafı çok önemli olan ama yaptığı iş çok basit olan bir algoritma. Şimdi senin soruna geri dönelim. Diyelim ki ben yorgunluktan veya kötü niyetten hata yaptım. Unutma ki, her sandıkta tutanakların birer kopyası siyasi parti temsilcilerine dağıtılıyor.

– Tabii eğer her sandıkta tüm siyasi parti temsilcileri varsa…
İşte en hayati konu bu… Olmalı. Eğer yoksa girişleri denetleme imkanı da çok zor. Sonuçları denetlemenin tek yolu seçim günü sandık başında olmak.

– “SEÇSİS varsa kesin hile var” efsanesi tamamen yanlış mı?
SEÇSİS'in tek işi oyların toplamasını yapmak. Eğer ben hata yaparsam veya birileri bir şeyleri değiştirdiyse, aslında benim için çok bir şey fark etmiyor. Çünkü bende sandık kurulu üyeleri veya müşahitlere verilen ıslak imzalı tutanak kopyası var. O belgeyle doğruyu bulabilirim ve denetlenmesini sağlayabilirim.

HACKERLAR SALDIRABİLİR Mİ?

– Diyelim ki hatayı buldum, bendeki tutanak başka SEÇSİS'e yazılan başka…
İlçe seçim kurullarında siyasi partilerin itiraza yetkili görevlileri var. Onlara sen diyorsun ki: Bakın bende ıslak imzalı örnek var. Sizin yüksek seçim kurulunda yayınladığınız sonuçla benimki birbirinden farklı. Ve böylece gerçek rakam giriliyor, hata düzeliyor. Burada esas olan nokta şu; SEÇSİS'in denetimi gerçekten siyasi parti temsilcilerinin bu tutanaklara sahip çıkmasından, dolayısıyla sandığın başında notunu alacak birinin olmasından geçiyor. Siz her sandığa ait tutanağın bir kopyasını almazsanız ve arka taraftaki toplama işlemini yapmazsanız SEÇSİS'i denetleyemezsiniz. Seçim kanunumuz herkese süreçleri denetlemesi için yeteri kadar yetkiyi ve aracı veriyor. Şimdi partiler bunu kullanmazsa, vatandaşlar bunu kullanmazsa yaşanabilecek olan denetim eksiklikleri, hele bir de referandum gibi sonuçların böyle çok kafa kafaya gittiği bir süreçte çok büyük farklılıklara yol açabilir.

– Diyorsun ki SEÇSİS kesinlikle denetlenebilir, şeffaf ve basit bir yazılım. Peki dışarıdan hacklenemez mi?
Bu da mümkün ve diyelim ki yaşandı. Sonuçta bu hackerlar bizim elimizdeki ıslak imzalı tutanakları makasla kesecek yüz bin kişi tutmazlarsa eğer istedikleri kadar hack etsinler sistemi, gerçek yine ortaya çıkar. Varsa bir tutanağım canavar gibi itiraz ederim. İtirazımı da Yüksek Seçim Kurulu'na sunarım. Sonuçlandırırım. Hackerlara da birer selam mektubu gönderirim.