Reklamsız Sözcü

Erdoğan’dan önemli açıklamalar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son KHK'daki MİT değişikliğine ilişkin "Eğer istihbaratın başı devletin başına birinci derecede bağlı olmazsa hareket kabiliyetini bu devlet kaybeder. Devletin hareket kabiliyetini kaybetmemesi için birinci dereceden istihbarat ona sorumlu olması gerekir ki istediğim anda, istediğim şekilde bu istihbari bilgiler bize gelsin ki biz de atmamız gereken adımları buna göre atalım. Parlamenter demokrasilerde başbakanlara bağlı oluyor. Anamuhalefet hala Başkanlık sistemine geçmedi. Biz ise Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin adımlarını attık. Milletimiz ile birlikte attık. MİT'in bundan sonra güçlenerek devam etmesi gerekiyor" dedi.

android-time 20:34 28 Ağustos 2017
Erdoğan’dan önemli açıklamalar
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son KHK'daki MİT değişikliğine ilişkin "Eğer istihbaratın başı devletin başına birinci derecede bağlı olmazsa hareket kabiliyetini bu devlet kaybeder. Devletin hareket kabiliyetini kaybetmemesi için birinci dereceden istihbarat ona sorumlu olması gerekir ki istediğim anda, istediğim şekilde bu istihbari bilgiler bize gelsin ki biz de atmamız gereken adımları buna göre atalım. Parlamenter demokrasilerde başbakanlara bağlı oluyor. Anamuhalefet hala Başkanlık sistemine geçmedi. Biz ise Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin adımlarını attık. Milletimiz ile birlikte attık. MİT'in bundan sonra güçlenerek devam etmesi gerekiyor" dedi.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı’nda 3. yılı tamamlaması nedeniyle NTV, TRT ve diğer kanalların ortak yayınında Oğuz Haksever’in sorularını yanıtladı.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları;

“BEŞTEPE’DE HAREKET MERKEZİ YAPTIK BURAYA ZAMAN ZAMAN BEN ÇAT KAPI YAPARIM”

Beştepe’deki hareket merkezine ilişkin Erdoğan, “5 milyon cilt kitabın olacağı cumhurbaşkanlığı kütüphanesinin inşaatı devam ediyor. İnşallah 2019’a yetiştireceğiz. Büyük bir devlet olmanın taçlandırılmış merkezidir. Türkiye cumhuriyeti büyük bir devlettir bu devlete yakışan ne ise bunu yapmamız gerekiyordu. Bundan sonrası daha iyi olacak inanıyorum. Beştepe’de hareket merkezi yaptık. Sadece bakanların değil önemli kurumlarımızın da temsilcileri var. Burası 24 saat çalışır. Zaman zaman ben çat kapı yaparım. 81 ilin valileri de bu merkezden görüşme imkanım var. Zaman olur icabında başbakanımızı, genel kurmay başkanımızı, bakanlarımızı da almak suretiyle bağlantıları kurarak illerde ne oluyor bilgileri alırız. Burası önemli bir merkezdir; hayati ve stratejiktir. Stratejik olması yükümüzü önemli ölçüde almaktadır” açıklamasında bulundu.

“ANA MUHALEFET DE KENDİSİNE BİR YOL BULMASI LAZIM. YAPTIKLARIYLA SADECE SUYU BULANDIRIYOR”

“Milletvekiline özel mahkeme” tartışmalarına ilişkin Erdoğan, “KHK’lar ihtiyaçtan doğan atılmış adımlardır. Bunlar durup dururken olmuyor. Şu anda bu söylediğiniz milletvekilleri ile alakalı konular noktasında bizim hızla mesafe almamız lazım adımlar atmamız lazım. Şu anda Ankara başkentimiz Parlamento burada. Bunları farklı yerlerde devam etmesinden ise bunu başkent Ankara’da sürdürmenin çok daha isabetli olacağı kanısına varılmıştır. Burada bu adımın atılması Başsavcılık Ağır Ceza tarafından bunun yürütülmesi çok daha isabetli olacağı kanısına varılmıştır. Ana muhalefet de kendisine bir yol bulması lazım. Yaptıklarıyla sadece suyu bulandırıyor. Hükümetimiz attığı kararlı adımla yoluna devam ediyor. Bu kararı zaten istişare ederek aldık ve ülkemiz için çok faydalı olacağı kanaatindeyim” ifadelerini kullandı.

“İSTİHBARATIN BAŞI DEVLETİN BAŞINA BAĞLI OLMALI İSTEDİĞİM ŞEKİLDE, ANDA BU İSTİHBARİ BİLGİLER BİZE GELSİN”

Son KHK’daki MİT değişikliğine ilişkin Erdoğan, “Eğer istihbaratın başı devletin başına birinci derecede bağlı olmazsa hareket kabiliyetini bu devlet kaybeder. Devletin hareket kabiliyetini kaybetmemesi için birinci dereceden istihbarat ona sorumlu olması gerekir ki istediğim anda, istediğim şekilde bu istihbari bilgiler bize gelsin ki biz de atmamız gereken adımları buna göre atalım. Parlamenter demokrasilerde başbakanlara bağlı oluyor. Anamuhalefet hala Başkanlık sistemine geçmedi. Biz ise Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin adımlarını attık. Milletimiz ile birlikte attık. MİT’in bundan sonra güçlenerek devam etmesi gerekiyor” diye konuştu.

“VOTKA MI, ŞARAP MI, BİRA MI İÇERSİNİZ”

Gençler için ne düşündüğünün ve hayalinin sorulması üzerine Erdoğan, “Malazgirt'teydik bu hafta. Biz devamlı 2071 dedik. 3 yaşındaki çocuklarımız 2071'de nereye varacak ona baktığımızda önümüze çıkan şey çok önemli. Onlar 60 yaşına falan varacaklar. Bu önemli hedeftir. Bu 3 yaşındaki yavrular bu hikayeyi azimle yazacaklar ve tatbik edecekler. Biz iktidar olduğumuz zaman sadece seçmen konumunda olan 18 yaşındaki gençler vardı. Onların seçilme hakkı yoktu. Seçilme yaşını 30'dan 25'indirdik, daha sonra 18'e indirdik. Niye 18'e indirdik, gence verdiğimiz önemden dolayı. Gencine güvenmeyen geleceğin Türkiye'sini kuramaz. Seçme hakkını veriyorsun, seçilme hakkını vermiyorsun. Zor olan seçilmek değil, seçmektir. 18-25 yaş arası gençlerle iftihar edeceğiz. Burada olması gereken bizim gençlerimizi en ideal şekilde yetiştirmemiz, okullarımızdan mezun etmemiz ve hayata o şekilde buluşturmamız. Geleceğin Türkiye'sini buna göre hazırlamamız. Ben gençliğimize inanıyorum. Malazgirt'te 50 bini aşkın genç vardı. Bu gençler oraya aşkla, heyecanla geldiler. Onlar bir grup Çanakkale'ye gidenler gibi değildi. Onlar farklıydılar. Çanakkale'ye ‘adalet istiyoruz' diye gidenler maalesef şehit mezarlarının olduğu yerlerde kimisi votka mı, şarap mı, bira mı içersiniz, bunu konuşurlarken, bizim gençliğimiz orada tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet dedi” açıklamasında bulundu.

“BAŞBAKAN YILDIRIM İLE HER KONUDA AYNI MI DÜŞÜNÜRSÜNÜZ?”

“Başbakan Yıldırım ile her konuda aynı mı düşünürsünüz?” sorusuna cevap veren Erdoğan, “Farklı düşünmezseniz orada bir yanlışlık vardır. Fikirlerin çarpışmasından hakikat güneşi doğar. Mesele o istişareyi yapmaktır. Binali Bey İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı olduğum dönemden beri benim yol arkadaşımdır. Belediye Başkanlığımdan önce benim gönül arkadaşımdır. Belediye Başkanı olduğumda hemen kendisini yanıma aldım, belediyeden bu yana beraber aynı yolda yürüyoruz. Partimizi kurduk beraberiz, hükümet olduk Ulaştırma Bakanı olarak sürekli beraberiz, birçok önemli adımları beraber attık. Başarı grafiğinde bunların hepsini beraber yazdık. Şuanda beraber yürüyoruz. Rabbim bu beraberliğimizi çok daha büyük hedeflere ulaşmak suretiyle daim kılsın diye dua ediyorum” şeklinde konuştu.

“YARDIM KONUSUNDA MİLLİ GELİRE ORANLA BAKTIĞIMIZ ZAMAN TÜRKİYE BİRİNCİ AMERİKA İKİNCİ”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Dünyada en az gelişmiş ülkelere yardım konusunda Amerika birinci Türkiye ikincidir. Milli gelire oranla baktığımız zaman Amerika ile bizim milli gelirimiz aynı mı? Milli gelire oranla baktığımız zaman Türkiye birinci Amerika ikinci” dedi.

“PUTİN, BEŞTEPE’DE ODA İSTEDİ Mİ?”

Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Beştepe’de çektirdiği fotoğraf gösterilerek “Putin, size buradan bana da bir oda verseniz” dedi mi? sorusuna “Öyle bir latife oldu da ama asıl tespiti şurada oldu Külliyeyi görünce ‘büyük devlet olmanın işareti işte bu eserdir’ dedi. Kremlin Sarayı’nı biliyorsunuz. O da büyük bir devlet olmanın işaretidir. İçinde kaybolursunuz öyle bir yer. Biz Külliye’yi yaptık ana muhalefetin başındaki zat bunu hazmedemedi. Büyük düşünecek noktada değil de onun için. Bunlar cüce cüce” diye yanıt verdi.

“KATAR KRİZİ BİTME NOKTASI DERSEK YANLIŞ OLUR FAKAT BAŞLADIĞI NOKTADA DEĞİL”

Körfez krizini değerlendiren Erdoğan, “Bir bitme noktası dersek yanlış olur fakat başladığı noktada değil geri gidiyor. Suudi Arabistan Kralı Selman’dan isteğimiz Körfez’in abisi, büyüğü durumunda Önümüzde Kurban Bayramı var. Artık körfezde bu sıkıntı bitsin. Bunu bir kenara koyalım ve aydınlık ufka hep birlikte bakalım. Müslümanların bu dünyada birbiriyle uğraşmaya ne zamanı ne vakti olamaz. Biz birbirimizi sevmekle emrolunmuşuz” ifadelerini kullandı.

(MESCİD-İ AKSA GERİLİMİ) “İŞ TAMAMEN BİTTİ NOKTASINDA DEĞİLİM. HER AN NEREDE NASIL PATLAK VERİR BİLEMEM”

Mescid-i Aksa gerilimine ilişkin Erdoğan, “Ben bu iş tamamen bitti noktasında değilim. Her an nerede nasıl patlak verir bilemem. Başta Netanyahu olmak üzere artık şunu bilmemiz lazım. Bu Harem-i Şerif, üç dinin saygın mekanıdır. Buraya karşı kimse kalkıp da benimdir Müslümanlar giremez diyemez ve bu düşünülemez. Bu bizim ilk kıblemiz. Bu sebeple de çok büyük öneme haiz. Burada Netahyahu o farklı bakışlarını bir kenara koyarak buraya saygı duymak zorunda. Biz ülkemizde Sinegog, Havralar ile bu tür yaklaşım içine girenlere müsade etmiyoruz tüm güvenlik güçlerimizle buraları emniyet altında tutuyoruz. Ecdadımızdan böyle gördük ve dinimizin emridir. Bunu da kendilerinden özellikle bekliyoruz. Sayın Abbas ile de bu konuyu etraflıca ele aldık. Temenni ediyorum bir yumuşama sürecine girmiş durumundayız böyle devam eder” açıklamasında bulundu.

Merakla beklenen Yılmaz Özdil'in son kitabı "Mustafa Kemal" Plus abonelerine hediye.

Son güncelleme: android-time 10:2805.09.2017
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more