Sözcü Plus Giriş

DENİZLİ'de 15 Temmuz darbe girişiminin ardından açılan davada aralarında 11'inci Komando Tugayı eski Komutanı Tuğgeneral Kamil Özhan Özbakır'ın da aralarında bulunduğu, 41'i tutuklu 60 sanığın yargılanmasına devam edildi. Dava kapsamında İl Jandarma Komutanı Albay Cengiz Yıldız'da tanık olarak dinlendi. Yaklaşık 3 saat ifade veren Jandarma Komutanı Albay Yıldız, Genel Kurmay Başkanlığı'ndan "Harekat Yıldırım" koduyla kalkışmayla ilgili üç ayrı emir geldiğini, daha sonra gelen sözde Sıkı Yönetim Listesi'nde cezaevinde tutuklu bulunan bir generalin ismini gördüğünü söyledi.
Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne dönüştürülen EGS Kültür ve Kongre Merkezi'nde 15 Temmuz darbe girişimine fiili olarak katılımla ilgili Türkiye'de başlayan ilk olma özelliği de taşıyan davada 11. Komando Tugayı eski Komutanı Tuğgeneral Kamil Özhan Özbakır'ın aralarında bulunduğu 41'i tutuklu 60 sanığın yargılanmasına devam edildi. Bugün görülen davada, Denizli İl Jandarma Komutanı Albay Cengiz Yıldız'da tanık olarak dinlendi. Yaklaşık 3 saat ifade veren Albay Cengiz Yıldız, darbe gecesi yaşananları anlattı. Genelkurmay Başkanlığı'ndan üç ayrı emir geldiğini belirten Albay Yıldız, "Darbe gecesi saat 22.30 sıralarında Jandarma Komutanlığı'ndaki nöbetçi amir beni aradı ve Genelkurmay Başkanlığı'ndan Harekat Yıldız koduyla emir geldiğini söyledi. Ben de emirlerle ilgili hiçbir işlem yapmamalarını beni beklemeleri söyledim. Nöbetçi, üç 'Harekat Yıldırım' olan emirlerle beni bekliyordu. Birinci emir, Ankara Garnizonu'nda ataması yapılan personelin göreve başlamasıyla ilgiliydi. İkinci emir, hazırlık ikazı ve birim intikali konuluydu. Üçüncü emir ise karargah sorumlularının belirlenmesiydi. Emirde ismi orada olmaması gereken kişilerin imzalarını gördüm. Daha sonra sözde sıkıyönetim emri getirdi. Ben TSK'nın hukuka, demokrasiye, milli iradeye bağlı olduğunu düşündüğüm için TSK'nın dışında bazı unsurlar ve FETÖ/PDY 'nin kalkışma yaptığını değerlendirdim. Emirleri ilk gördüğümde köprüdeki tanklarla ilgisinin olacağını düşünmedim" dedi.
"VALİYİ ARAYIP, EMİNDE OLDUĞUMU SÖYLEDİM"
Listede şüpheli isimleri görüp, saat 23.10'da Denizli Valisi Ahmet Altıparmak'ı aradığını, olayı anlattığını ve kendisinin emrinde olduğunu söylediğini ifadesinde belirten Yıldız, "Elimde sözde sıkıyönetim emriyle birlikte Vali Bey'in bulunduğu Çevik Kuvvet'teki kriz merkezine gittim. Vali Bey Emniyet Müdürü Hüseyin Namal ile birlikte oradaydı. Daha sonra Hava Meydan Komutan Yardımcısı ile Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Alper'de kriz merkezine geldi. Saat 24.00 sıralarında 11. Komando Tugay Komutanlığı'ndan askeri konvoy çıktığını tespit ettik. Ardından Kayseri'den uçakların havalandığını ve askerleri Çardak'dan alıp, Ankara'ya götüreceğini belirledik. Kriz merkezinden, Çardak Havaalanı'nın elektriklerinin kesilmesini sağlayıp, kuleyi etkisiz hale getirtip, yakıt tankerlerinin yakıtlarını boşalttırdık" dedi.
"UÇAKLAR İNERSE ATEŞ EDİN"
Amaçlarının uçakları inmesini engellemek olduğunu vurgulayan Yıldız, "Bende İl Jandarma Komutanı olarak havaalanı çevresinde görevlendirdiğim personelime, uçakların inmesi halinde ateş edilmesi emrini verdim. Vali Bey, Tugay Komutanı Kamil Özhan Özbakır ile telefonla konuştu. Özbakır, saygılı şekilde konuştu, kriz merkezine davet etti, askerlerin kışlasına dönmesini istedi. Daha sonra sabaha kadar görüşmeler yaparak havaalanındaki askeri personelin gruplar halinde teslim olmasını sağladık" dedi.
"SIKI YÖNETİM LİSTESİNDE CEZAEVİNDE OLAN GENERAL VARDI"
Bazı avukatların sıkı yönetim listesinde şüphelendiği isimleri sorması üzerine Albay Yıldız, "Sıkı yönetim B ve C listesine baktığımda, MİT TIR'ları davasından tanıdığımız ve cezaevinde olmasına rağmen Tuğgeneral Hamza Çelebioğlu görevlendirilmişti. Jandarma Genel Komutanlığı Denetleme Başkanı olarak görevlendirilmişti. Bazı komutanlarda dışarıda bırakılmıştı. Bunlar nedeniyle şüphelendim" dedi. Dava, diğer tanıkların dinlenmesiyle devam etti.

DHA