Antalya Haberi: Prof. Dr. Bodur: Romatizmal hastalıklar tedavi edilmezse kalıcı hasara yol açabilir

Prof. Dr. Bodur: Romatizmal hastalıklar tedavi edilmezse kalıcı hasara yol açabilir

Prof. Dr. Bodur: Romatizmal hastalıklar tedavi edilmezse kalıcı hasara yol açabilir

TÜRKİYE Romatizma Araştırma ve Savaş Derneği (TRASD) Başkanı Prof. Dr. Hatice Bodur, "Romatizmal hastalıklarda erken teşhis ve doğru tedavi uygulanması, eklemlerde kalıcı hasar ve sakatlıkları önemli ölçüde önler. Hastalık zamanında ve etkin tedavi edilmezse organlarda kalıcı hasara yol açabilir" dedi.
TRASD tarafından Antalya'nın Serik İlçesi Belek turizm merkezindeki Regnum Carya Golf & SPA Resort Otel'de düzenlenen uluslararası katılımlı Türk Romatoloji Kongresi ile ilgili basın toplantısı yapıldı. Toplantıya, TRASD Başkanı Prof. Dr. Hatice Bodur, Kongre Başkanı Prof. Dr. Murat Birtane ve TRASD Genel Sekreteri Prof. Dr. Figen Ayhan katıldı. Kongre Başkanı Prof. Dr. Birtane, yarın sona erecek kongrede romatoloji alanında son gelişmeler ve farklı yöntemleri meslektaşlarıyla paylaştıklarını söyledi.
'KALICI HASARA YOL AÇABİLİR'
TRASD Derneği Başkanı Prof. Dr. Hatice Bodur, romatizmal hastalıklar konusunda bilgi verdi. Romatizmal hastalıklarda erken tanı ve etkin tedavinin önemine dikkati çeken Prof. Dr. Bodur, hastalığın tam olarak kontrol altına alınmasının artık hayal olmadığını vurguladı. Bodur, "Romatizmal hastalıklarda erken teşhis ve doğru tedavi uygulanması, eklemlerde kalıcı hasar ve sakatlıkları önemli ölçüde önler. Hastalık zamanında ve etkin tedavi edilmezse organlarda kalıcı hasara yol açabilir" dedi.
'İŞ GÜCÜ KAYBINA DA NEDEN OLUR'
Düzenli egzersiz yapmanın, stres ve sigaradan uzak durmanın romatizmal hastalık riskini azalttığını kaydeden Prof. Dr. Bodur, romatizmal hastalıkların kadınlarda 30-40 yaş grubunda daha sık görüldüğünü aktardı. Prof. Dr. Bodur, "Hastalık genellikle kendini eklemlerde ağrı, şişlik, sabah tutukluğu, hareket kısıtlılığı, halsizlik ve yorgunluk ile gösterir. Sıklıkla el eklemlerinde görünür ve bu nedenle hastanın günlük yaşamında zorluklara neden olur. Ayrıca cilt, göz, akciğer, kalp ve böbrek gibi diğer organlar da etkilenebilir. Hastalığın en büyük belirtisi omurga rahatsızlığıdır. 3 aydan uzun süren, istirahatle geçmeyen, gece uyandıran ve sabah tutukluğuna yol açan bel ağrısı şikayeti çok sık görülür. Erkeklerde ve daha genç yaşta görülen hastalık iş gücü kaybına da neden olur. Vücuttaki tüm organları tutabilir. Soğukta parmak uçlarında morarma, beyazlaşma gibi renk değişiklikleri, halsizlik, ağız ve burunda yaralar, ağız ve gözde kuruma, ciltte sertleşme ve kalınlaşma, yutma güçlüğü, kalp ve akciğer hastalığı, çeşitli damarlarda tıkanıklık ve böbrek yetmezliği gibi bulgular görülür" diye konuştu.
BİYOLOJİK GELİŞMELER
Moleküler biyoloji, immünoloji ve ilaç endüstrisindeki gelişmelerle 90'ların sonlarından itibaren romatizmal hastalıkların tedavisinde kullanılan biyolojik ajanların 'biyolojik çağ' olarak adlandırılan dönemi başlattığını kaydeden Prof. Dr. Bodur, "Biyolojik ajanların bulunması çok önemli bir gelişmedir. Biyolojik tedaviler uygun hastalarda hem eklem hasarını önlemekte hem de yaşam kalitesini artırmaktadır. Tedavide hedef artık hastalığı tamamen baskılamak veya düşük hastalık aktivitesi olarak tanımlamaktır. Bu hedefe ulaşmak artık hayal değil" dedi.

 

DHA

Loading...