Sözcü Plus Giriş

Türkiye’de 2813 yönetim kurulu koltuğunun sadece 399’unda kadınlar oturuyor

Dinçer, kadınları yöneticilik için hazırlayan, onlara rehberlik eden program hakkında bilgi verdi Yönetim kurullarındaki tabloyu ise başlıktaki sözlerle açıkladı ve ekledi: Kadınların birbirlerini desteklemesi çok önemli. Rol model oluyorlar, diğer kadınlara cesaret ve de umut veriyorlar.

Özlem GÜRSES
Güncellenme: 08:00, 22/12/2017
Türkiye’de 2813 yönetim kurulu koltuğunun sadece 399’unda kadınlar oturuyor

Kadın hareketi şüphesiz ki altın çağını yaşıyor. Buna rağmen hâlâ iş dünyasının tepelerinde kadınlar kendilerine çok kısıtlı yer bulabiliyor. Dünyanın en büyük 200 şirketinin yönetim kurulunda 85 erkeğe karşılık sadece 15 kadın var. Türkiye'de ise yönetim kurullarında kadın oranı yüzde 13. İşte bu veriyi değiştirmek amacıyla iki kadın; Forbes Genel Yayın Yönetmeni Burçak Güven ve Mentör Danışmanlık Yönetici Ortağı Hande Yaşargil “Yönetim Kurulunda Kadın Şirketlerarası Mentörlük Programını” başlattı. 6 yıl önce başlayan bu programı, Danışma Kurulu'nda ikinci dönem başkanlık görevini yürüten Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer ile konuştum.

KADIN ORANI YÜZDE 6

– Nedir bu program?

Dünyada, kota uygulanmayan ülkelerde kadın yönetim kurulu üyesi sayısı son derece düşük. Türkiye bu ortalamanın bile altında, yüzde 13. Üstelik bu IMKB 100 listesinin ortalaması, yani halka açık olmayan şirketlerde durum daha da vahim. Türkiye'de toplam 2813 yönetim kurulu koltuğunun sadece 399'u kadınlara ait. Aile şirketlerindeki doğal kadın üyeleri de saymazsanız, yönetim kurulunda kadın oranı bizim ülkemizde yüzde 6'ya kadar düşüyor. Bu program asıl olarak büyük şirketlerdeki yönetim kurulu başkanları ya da üyelerinin, orta kademe kadın yöneticileri aynı görevlere hazırlamak üzere rehberlik vermesi temeline dayanıyor. İlk yıl 40, ikinci yıl 50 değerli isim, mentilerle (rehberlik alan) eşleşti. 18 ayda 9 görüşme yaptılar. Pek çok kadını desteklemiş olduk. Üniversitelerle işbirliği yapıldı, mentilerimize sertifika eğitimleri verildi.

KADINLAR, EKONOMİYE KATAMADIĞIMIZ EN BÜYÜK GRUP Suzan Sabancı Dinçer, Özlem Gürses'in sorularını yanıtladı. “Yönetim Kurulunda Kadın Şirketlerarası Mentörlük Programını”nın Danışma Kurulu Başkanı olan Dinçer, “Kadınlar ekonomiye katamadığımız en büyük grup” dedi.

KADINLAR, EKONOMİYE KATAMADIĞIMIZ EN BÜYÜK GRUP
Suzan Sabancı Dinçer, Özlem Gürses'in sorularını yanıtladı. “Yönetim Kurulunda Kadın Şirketlerarası Mentörlük Programını”nın Danışma Kurulu Başkanı olan Dinçer, “Kadınlar ekonomiye katamadığımız en büyük grup” dedi.

ARTIK DERNEĞİMİZ VAR

– Siz hem programın Danışma Kurulu Başkanı, hem de mentörlerden (rehberlik eden) birisiniz…

Doğru, benden önce ilk Danışma Kurulu Başkanı Cem Boyner, sonra Muzaffer Akpınar. Üçüncü dönemimiz daha da canlı olacak, çünkü artık bir derneğimiz de var; Yönetim Kurulunda Kadın Derneği. Dernek Ocak 2017'de kuruldu. Programa dahil olan bütün mentiler de dernek üyemiz oldular. Türkiye'deki en üst düzey kadınların oluşturduğu bir dernek oldu bu.

KİMYA TUTARSA TAMAMDIR

– Programda mentörlerle mentiler nasıl eşleşiyor?

Benzer özelliklere sahip kişileri ihtiyaçları doğrultusunda eşleşmeye çalışıyoruz. Ben mesela geçen dönem Akfen'in kurucusu Hamdi Akın'ın kızı Pelin Akın'la çalıştım. Ben onda kendimi buldum, o benim deneyimimden çok faydalandı. Dominant bir babayla, Yönetim Kurulu'nda ikinci kuşak olarak çalışmak kolay değil. Kendi farklılığını nasıl ortaya koyacaksın, kendi sözünü nasıl söyleyeceksin, nasıl katma değer yaratacaksın… İkimiz de çok zevk aldık. Bir de geçen yıl İnsan Kaynakları Şirketi Egon Zender, mentilerimizle ilgili raporlar hazırladılar, bunun da verimli eşleştirmeler yapmak konusunda çok faydasını gördük. İlk görüşmeye “kimya görüşmesi” diyoruz zaten, o tutarsa tamamdır. Bir de bu karşılıklı bir güven ve disiplin işi, çünkü mentiler şirketleriyle, kendileriyle ilgili mahrem ve gizli bilgileri paylaşıyorlar, mentörler de kişisel deneyim anlatırken hatalarını, yanlış kararlarını aktarıyor. Doğrusu bu güven konusunda büyük başarı elde ettik, bunun için herkese teşekkür ediyorum.

KADINLAR ÇOK YETKİNLER

– Türkiye gibi aile şirketlerinin çok olduğu bir ülkede baba kız çalışma meselesi önemli sanırım…

Tabii ki, iki kuşağın bir arada olması kritik bir konu, burada şirketin sağlığı önemli. Ben hep söylerim aile için doğru olan şirket için doğru olmayabilir ama şirket için doğru olan aile için de doğru olmalıdır her zaman…

– Yönetim kurullarında kadın varlığı neden önemli?

Birkaç nedenle önemli, birincisi; araştırmalar gösteriyor ki çeşitlilik hem ciroya, hem kârlılığa hem de hisse senedi performansına çok olumlu etki ediyor. İkincisi; şirketler özellikle kadın müşterilerinin bakış açısını bilmek istiyor. Üçüncüsü de, kadınlar risk yönetimi, denetleme, paralel iş süreçleri, sürdürülebilirlik ve aynı anda çok iş yapma konularında doğalarının getirdiği avantajla gerçekten çok yetkin. Kadınlar, ekonomiye katamadığımız en büyük grup.

FARKINDALIK DA ÖNEMLİ

– Neden öyle? Neden yok kadın yönetim kurullarında?

Aslında çalışan sayısı olarak oldukça güçlü sektörlerimiz var, bankacılık bunlardan biridir. Bizde, Akbank'ta yani kadın çalışan sayımız çok yüksek, yüzde 55 gibi. Orta ve üst kademeye çıktıkça kadın sayısı azalıyor, hoş Akbank'ta o kademede de bizim yüzde 25 kadın gördüğümüz dönemler oldu. Toplumsal farkındalık önemli. Bir de tabii o seviyeye çıkabilmiş kadınların diğer kadınları desteklemesi de önemli. Rol model oluyorlar, diğer kadınlara cesaret ve umut veriyorlar. Aslına bakarsanız yeni bir erkek üyenin de bu pozisyonlara gelmesi kolay değil. Çünkü patronların kafasında genellikle bir isim havuzu var, oradan seçiliyor isimler. Yani bu kulübe girmek kadın için de erkek için de zor.

Kadınlar yükseldikçe başka kadınları yanlarına çekecek

– Büyük CEO'ların çağında, yönetim kurullarının gerçekten bir etkisi var mı?

Var tabii, hatta önemi daha arttı. Çünkü yeni Sermaye Piyasası düzenlemelerine göre artık farklı çalışma komiteleri var. Bunların da başına bir vitrin isim değil, gerçekten uzmanlığı olan yetkin bir kişinin gelmesi gerekiyor. Aksi durumda yönetim kurulu çalışmıyor. Ayrıca yönetim kurulları bu yeni dünyada sadece kârlılık ve ciro değil, sürdürülebilirlik, sorumlu liderlik gibi başlıklarda da büyük etki yaratıyor.

– Bu programın bu dönem odaklanacağı ne olacak?

Anadolu ölçeği çok önemli bizim için. Bu program İstanbul'da oturdu artık, şimdi yapacağımız sivil toplum işbirlikleri ile Anadolu'ya bu işi yaymak. Ankara, Bursa, Gaziantep, Kayseri gibi illerde bu programı yapacağız.

– Kadınlar çekingen mi yükselmek konusunda?

Hiç değil! Çok hazırlar aslında… Ama zemin bulamıyorlar. Bizim programa katılan 88 mentimizden 47 kişi, 131 yeni yönetim kurulu koltuğuna oturdu. Kartopu etkisi bu, kadınlar yükseldikçe başka kadınları da yanlarına çekecekler. Kuvvetli, akıllı ve çalışkan kadınların sosyal ve ekonomik alanda seslerini daha fazla duyurması için önemli bir girişim bu program. Bence yönetim kurullarından yüksek nitelikli yöneticiler arayan şirketlere de kaliteli bir seçenek sunuyor.

06suzansabanci

KİMDİR?

Suzan Sabancı Dinçer, iş hayatına 1986'da bankacılıkla başladı. 1989'dan itibaren Akbank'ta görev aldı. Akbank Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Sabancı Holding Yönetim Kurulu Üyeliği görevini yürüten Dinçer, kültür-sanat, eğitim, çevre konularındaki sosyal sorumluluk projelerinde yer aldı. Dinçer, evli ve iki çocuk annesi…

Yayınlanma Tarihi:03:00,