Gülerken elini ağzına götürmek istemeyenler diş hekimine koşuyor!

Diş hekimliği ve sektörü, görselliğin önplana çıktığı modern dünyamızda yeni bir boyut kazandı. Diş kliniklerine gelen vatandaşlar, artık sadece dişleri ağrıdığında gelmiyor. Gülüş tasarımı, implant için de kliniklerin kapılarını çalıyor. Diş hekimi Sadık Gençoğlan, bizlere sektördeki yenilikleri ve insanlardaki ‘diş hekimi’ algısının ne yönde değiştiğini anlattı…

Gülerken elini ağzına götürmek istemeyenler diş hekimine koşuyor!

Sadık bey kendinizi ve diş kliniğinizi biraz tanıtır mısınız?
Ben, Sadık Gençoğlan Adana Anadolu lisesinden 2002 yılında mezun oldum. Aynı yıl; Çukurova Üniversitesi diş hekimliği fakültesine yerleştim. 2008 yılında Çukurova Üniversitesi lisans eğitimimi tamamladım. Lisans eğitimimi tamamladıktan sonra 2010 yılın da Cumhuriyet üniversitesi Diş hekimliği fakültesi ağız ve diş çene cerrahisi bölümünde uzmanlık eğitimine başladım. 2014 yılında uzmanlık eğitimimi tamamladıktan sonra 2015 yılında Diyarbakır Askeri Hastanesinde yedek subay olarak askeri görevimi icra ettim. 2015 yılının sonunda 2 arkadaşımla beraber AFS dent Ağız diş sağlığı polikliniğini kurduk. Bu kliniğimizle geniş çaplı olarak gülüş tasarımı.

sadikgenc

Diş estetiği hakkında ne düşünüyorsunuz?
Günümüzde diş hekimliği 2'ye ayrılmaktadır. Diş hekimliği şuanda fonksiyonel ve estetik olarak ikiye ayrılmaktadır. Bu ayrımı kendi düşünce yapıma göre yapmış olup, 5 yıldır bu düşünceye sahibim. Her ortamda da bu düşüncemi savunuyor ve düşüncemi destekleyici örnekleri sırasıyla paylaşıyorum. Dünya global bir havuz olarak varlığını devam ettiriyor. Globalleşen tavrından ve herkesin bir birini takip edebildiği dünya düzeni; Diş hekimliğini olumlu olarak etkiledi.

Estetik diş hekimliği özellikle ülkemiz için son yıllarda ön planda olan bir tedavi şekli. Bu durum bir akım olarak değil kalıcı bir durum olarak devam edeceğini savunuyorum. Türkiye estetik diş hekimliğine oldukça ilgili ve yapılan işlem sayısı olarak ön sıralardadır. Türkiye sağlık sektöründe yaptığı atılımlara diş sağlığını da eklemesi sektöre dair yapılan çok ciddi adımlar olması şuan diş hekimliğinde çok ilerlemeler kat etmemize etken oldu. Diş hekimliğinde en net gelişme; estetik diş hekimliğine bağlı gelişmesi ve bu gelişmelerin Dünya ile eş değer olması, insanların daha bilinçli olmasından kaynaklandığı kanısındayım. İnsanlar artık fonksiyondan ziyade estetiği önemseyerek biz diş hekimlerinden bu diş estetiği olarak görülen işlemleri talep etmektedirler. 17 yıl önce sorulan sorular aynı ancak bugün verdiğimiz cevaplar farklı. 17 yıl önce fonksiyonel diş hekimliği ile iş görebilirken artık bugün insanların birinci beklentisinin diş hekimliği adına estetik olduğunu düşünüyorum.

İnsanlar diş estetiği deyince genelde ne talep ediliyor?
İnsanların diş estetiğine dair; Dünya genelinde ki en büyük talebi implantta göstermektedir. Çünkü insanlar güldükleri zaman ağız yapısında ve görünümünde bir eksiklik olmasını istememektedir. 2. olarak ise; diş eti estetiği olduğunu düşünüyorum. Kaplamalar ve yapılan metal destekli porselenlerin insanların ağzında güzel bir görüntü oluşturmadığının kanısındayız. Keza hastalarımızda aynı düşüncede olup implantta kendi talepleriyle yöneliyorlar. Bununla bağlantılı olarak en önemli şeyin implant olduğunu yineliyor ve arkasından her hastamızın da bize sorduğu gibi zirkonyum ile seramik restorasyonları olduğunu ifade edebilirim.

Estetik diş hekimliği ülkemizde önemli boyutlarda olduğunu düşünüyoruz. Artık yakın zamanda hekimler olarak düşüncemiz; porselen dediğimiz içerisinde metal bulunan materyallerin hasta arz talep dengesine bağlı olarak tedavi seçenekleri içerisinden kaldırılacağının kanısındayım. Bu verilere göre estetik diş hekimliği şu an en yoğun talep gören ve bu talebin artacağı düşüncesiyle diş hekimliğinde önem verilmesi gereken bir alan olduğunu düşünüyor ve vurguluyorum.

Kamu sektöründen çıkıp özel sektöre geçtiğim zaman bir çok farklı bakış açısı elde ettim. Kamuda daha fazla atılım yapmak ya da daha fazla araştırmaya vakit harcamak mümkün olmuyor. Diş hekimliği öyle bir meslek dalı ki; sektörü yakından takip etmek gerekmektedir. Artık globalleşen dünyada herkes birbirini takip ediyor ve gelişmeler açık yüreklilikle paylaşabiliyor. Bugün Dünya'nın en büyük ülkelerinden olan Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa'nın merkezi konumunda görülen Almanya gibi ülkelerde “gülüş estetiği” diye bir gerçek var. Bizde bu gülüş estetiğine Türkiye olarak gecikmelide olsa adım attık, gülüş tasarımı dediğimiz tedavi; İnsanların gülüşünü kontrollü olarak düzenlemesidir.
gulus

Toparlayacak olursak; İnsanlar dişine müdahale etmeden dişinin geleceği noktayı bilmesi durumudur. Diş tedavisinde olduğu durumu öğrenip geleceği noktayı kontrol altına alarak istediği sonucu elde etmesi durumudur. Hasta artık tedaviye başlamadan önce tüm olası sonuçları görerek değerlendirmek ve istemediği bir durumla karşılaşmak istemiyor. Bu açıdan gülüş estetiği insanların arayışlarına tam olarak yanıt veriyor. Tedavi olmak isteyen kişilerin stüdyo ortamında resimlerinin çekilmesi, onların 3 boyutlu ortamlara aktarılması ve hastamızın fizyolojik yapısına en uygun sonucu elde edebileceğimiz tasarımı görmelerini sağladığımız bir sistemdir. Dişe ait restorasyonları bitirmeden insanlara gösterme işlemi olarak adlandırabileceğimiz, teknoloji dünyasında sektörümüze eklenen yeniliklerden sadece bir kaçı olarak ifade edebiliriz. Ve şu anda dünya'da diş hekimliğinin geldiği noktayı implantla birlikte diş estetiği ve aynı zamanda gülüş tasarımı olduğunu düşünüyoruz.

Kimler gülüş tasarımı yaptırmalıdır?
Aslına bakarsanız gülüş tasarımını hemen hemen herkes kullanabilir hatta ve hatta herkes kullanmalıdır. Her insan güzel gülmek, gülerken diş yapısını gizlemeden rahat hareket etmek ister. İnsan sosyal bir varlıktır. Toplum içerisinde ki konuşmasından, arkadaş ortamında attığı kahkahalara kadar bir çok problemi kalıcı olarak ortadan kaldıran bir operasyon olarak ifade edebiliriz. Gülüş tasarımı tüm bu işleri birleştiren bir etken olduğu için bize göre gülüş tasarımı istisnasız her insana ihtiyaç olabilecek ya da kullanmak isteyebileceği bir işlemdir.

Türkiye hem jeopolitik konumundan dolayı hem de tedavi kalitesi olarak tercih edilen bir ülke. Bunun yanı sıra bu kaliteli işlemlerin yanına fiyat performansı da işin içine katılınca Türkiye'nin pazardaki yeri fiyat performans olarak diş hekimliği alanında ilk 3'te olduğu net olarak ifade edilebilir.

‘Artık sadece diş ağrısı için hekimlere gelinmiyor'
17 yıl önce sorulan sorular aynı ama bugün verilen cevaplar farklı. Diş hekimliğinin gittiği nokta kesinlikle; diş estetiği. İnsanlar artık sadece diş ağrıları için değil sağlam olan dişlerine bile işlem yaptırmak istiyor. İnsan kendini önemsemeye başladı. Kendini iyi hissedebileceği ve gülmesine engel olabileceği bir çok işlemi yaptırmak istiyorlar. Diş kaybıyla sonuçlanmayacak şekilde minimal dokunuşlarla estetik dokunuşlar istiyor bunun en büyük sebebi gülerken daha rahat olmak ve daha iyi görünüp daha iyi hissetmek.

Bundan 10 yıl önce çürük olan dişlere porselen yapılıyordu. Bugün ise; çürük dişlere sadece bölgesel yaklaşım yapabiliyoruz. Çürük bölgesine müdahale ederek kompozit dolgular dediğimiz sistem ya da dişin ön yüzeyinde yapılan restorasyonlarla lamina restorasyonlar gibi dediğimiz işlemler yapılabiliyor. Mesela; eksik dişler olduğu zaman eskiden diş küçültme işlemi yapıyorduk. Bugün diş küçültme işlemi yerine implant gibi hiçbir şekilde hastanın yaşam standartlını düşürmeyecek, konforunu bozmayacak çok daha uzun vadeli kullanabileceği tedavilere doğru gidiyor. Özetleyecek olursak; diş sağlığı artık tamamen kişilerin rahatlığını önemseyen bir hal aldı. Ve bugün insanlar sosyal medya başta olmak üzere İnternet üzerinden elde ettikleri bilgiler ile bilinçli bir şekilde diş tedavisi yaptırmak istiyorlar.

Diş hekimliğinde belirli bir alana yöneldiniz mi eğitimlerinizde buna dikkat ediyor musunuz?
İmplant, dijital diş hekimliği olarak adlandırılan gülüş estetiği uzmanlık alanlarım içerisinde ki en yoğun hâkimiyetimin olduğu alanlar diyebilirim. Toparlayacak olursam; İmplanttoloji ve estetik diş hekimliği uzmanlık alanlarım içerisindedir. Özellikle yurt dışında ki eğitimlere katılarak Dünya'nın en iyileri olarak gösterilen hocalarımızdan vaka analizleri dinleyerek örnekler üzerinden bilgi sahibi olma imkanı buldum. Bu konuda da kendimi çok şanslı hissediyorum. Hocalarımızın araştırmalarına tanıklık ederek kendi yaptığımız işlerle ilişkilendiriyor ve hızlı bir şekilde daha doğru sonuçlara ulaşabilmemiz aldığımız eğitimlerin önemini ortaya koyuyor.

Genel Olarak Diş Hekimliğinde Sektörü Değerlendirecek olursanız ne söylemek istersiniz?
Özellikle şunu söyleyebilirim ki; 2002 yılında diş hekimliğine başladığım ile şuan arasında çok büyük farklar var. Türkiye'nin gelişmesine ve Dünya'da geldiği konuma bağlı olarak diş hekimliği gelişmiştir. Hatta son 5 yılda sektörün Türkiye'den daha hızlı ilerlediğini düşünüyor ve gelişmeleri daha yakından takip eden bir diş hekimi kadrosu olması bunların en büyük etkeni.

Dijital gelişmelerin tamamı Türkiye'de uygulanabiliyor. Gülüş tasarımı dediğimiz işlem stüdyo çekimleri, çekimler sonunda elde edebildiğimiz 3 boyutlu görüntü, görüntü sonucu dijital diş estetiği yönlendirmeleri ile devam ediyor. Tamamı Türkiye'de ve polikliniğimizde uygulanabiliyor. Diş hekimliği Türkiye'de Dünya ile rekabet edilebilir pozisyonda ve yeterlilikte olduğunu düşünüyorum.

Diş hekimi Olmak isteyenlere söylemek isteyecekleriniz nelerdir?
Dünya'nın şu an genel olarak kabul görmüş tek bir gerçeği var oda; “İngilizce” ilk olarak sektöre adım atmak isteyen kardeşlerimin ya da sektörde olup gelişim sağlamak isteyen arkadaşlarımızın İngilizceyi öğrenmeleri hatta öğrenmekle kalmayarak ileri seviyelere taşımaları gerekmektedir. Biraz öncede bahsettiğim gibi Dünya genelinde yapılan panelleri ve söyleşileri takip etmem gelişimim için en önemli etken oldu. Bugün tüm eğitimler, seminerler İngilizce olarak gerçekleşiyor.

İspanyol, İngiliz, Alman ya da farklı bir ülkeden gelen bir Profesör İngilizce sunum yapıyor bu çerçeveden değerlendirdiğimiz zaman İngilizce tamamlanması gerekiyor. Bu sayede sektörü yakında takip edebilecek tüm diş hekimliği ile alakalı bilimsel makaleleri okuyarak hızlı gelişim sağlayabileceklerini düşünüyorum.