Sözcü Plus Giriş

Sigarayı bırakmada doğru bilinen 5 yanlış

Sigarayı bırakmakla ilgili yanlış inanışları değerlendiren Psikiyatrist / Psikoterapist Yrd. Doç. Dr. Emre Tan, bırakmak isteyenleri harekete geçirecek bilgiler verdi.

14:37 -
Sigarayı bırakmada doğru bilinen 5 yanlış

“Sigara bağımlılığı, fiziksel olduğu kadar psikolojik problemlere de zemin hazırlar. Sigara, önlenebilir ölüm nedenlerinin başında yer almaktadır. Tüm dünyada her 5 ölümden 1 inde sigara sorumludur. Depresyon, bipolar bozukluk veya şizofreni gibi psikiyatrik rahatsızlığı olan hastalarda ise her 2 ölümün 1’inden sigara sorumludur.” şeklinde konuşan Psikiyatrist / Psikoterapist Yrd. Doç. Dr. Emre Tan, psikiyatrist desteğinin önemine değindi. Tan, fiziksel olduğu kadar psikolojik bağımlılık ile ilgili de hem bilgilendirici hem motivasyonel bağımlılık terapilerinin uygulanması başarı oranını artırdığını söylüyor.

Sigara, psikiyatrik ilaçların pek çoğunun etkinliğini bozmaktadır. Kişi mevcut sıkıntısını aşmak için sigara tüketimini arttırmakta, fakat tedavi olmak için aldığı ilaçların da etkinliğini ve iyileşme ihtimalini farkında olmadan azaltmaktadır.

Yapılan çalışmalarda herhangi bir tıbbi yardım almadan, sigarayı bırakma girişimindeki başarı oranının sadece %3 - 7 olduğu gösterilmiştir. FOTO:SHUTTERSTOCK

Yapılan çalışmalarda herhangi bir tıbbi yardım almadan, sigarayı bırakma girişimindeki başarı oranının sadece %3 – 7 olduğu gösterilmiştir. FOTO:SHUTTERSTOCK

Sigara bağımlılığı ile ilgili son yıllarda bilgilendirme çalışmaları yapılsa da toplumdaki, bazı yanlış düşünceler şunlardır:

YANLIŞ: TEK BAŞINA BIRAKABİLİRSİN

Yapılan çalışmalarda herhangi bir tıbbi yardım almadan, sigarayı bırakma girişimindeki başarı oranının sadece %3 – 7 olduğu gösterilmiştir. Bu kadar düşük bir oranın olması bu rahatsızlıktan kurtulmak için, kişinin tek başına değil, tıbbi destekle birlikte yol almasını bir nevi zorunlu kılar. Tıbbi destekle sigarayı bırakma oranı yaklaşık 10 kat daha başarılı olur.

YANLIŞ: HAZIR OLDUĞUNDA BIRAK

Hastaların sigara bırakmayı istediklerinde tedaviye başvurmaları gerektiği inancı yanlıştır. Kişi hazır olmasa da sigara zararlarıyla ilgili doğru bilgi verilmesi ve motivasyonel görüşmeler yapılması kişide bırakma isteği uyandırabilir. Ayrıca, Vareniklin, bupropiyon veya nikotin replasman tedavisi ile tedavi, hasta bırakma taahhüdü vermese bile sigara içmesi azaltabilir. İlaç tedavisi alan bir sigara bağımlısının, ilacı almayanlara göre daha fazla vazgeçmeye çalışması olasıdır.

YANLIŞ: ELEKTRONİK SİGARA BIRAKMANA YARDIMCI OLUR

Elektronik sigaraların tedavi edici etkisi yoktur. Ayrıca içerdeki materyallere göre çok daha tehlikeli de olabilmektedir. Nargile veya ağızdan kullanılan diğer tütün ürünleri de dudak ve boğaz kanserlerinden pankreas ve karaciğer dahil pek çok organ harabiyetine neden olmaktadır.

Elektronik sigaraların tedavi edici etkisi yoktur. FOTO:SHUTTERSTOCK

Elektronik sigaraların tedavi edici etkisi yoktur. FOTO:SHUTTERSTOCK

YANLIŞ: SİGARA BIRAKMADA KULLANILAN İLAÇLAR ÇOK ZARARLIDIR

Sigara bağımlılığında kullanılan ilaçların çok fazla zararlı olduğu veya o ilaçlarında başka bağımlılıklar oluşturduğu inancı yanlıştır. Doğru tetkiklerin yapılmasından sonra doktor gözetiminde kullanılacak ilaçların güvenli olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca nikotin yerine koyma tedavisinde kullanılan ürünler vücuda nikotini yavaş yavaş verdiğinden, sigaraya göre daha az bağımlılık yaparlar. Doktor gözetiminde 3 ila 6 ay kullanılmaları önerilir.

YANLIŞ: SİGARA BIRAKAN HERKESE AYNI TEDAVİ UYGULANIR

Nikotin bağımlılığı için uygulanacak tedavi biçimi ve süresi kişiye özel olmalıdır. Bağımlılık derecesi yüksek olanlarda veya daha önce tek ilaç tedavisi ile sigarayı bırakamayanlarda kombine tedavinin yani birkaç tedavi unsurunun birlikte kullanılması planlanmalıdır. Özellikle farmakolojik ilaç tedavilerine ek olarak bağımlılık ile ilgili psikoterapilerin eklenmesi hem tedavi başarısını arttırmakta hem de sigaraya tekrar başlama riskini azaltmaktadır.

Pek çok sigara bağımlısı, sigarayı bırakmak istiyor; ancak etkili tedavilerin olmadığını ve bırakamayacaklarını düşündüklerinden doktora başvurmuyorlar. Bu yüzden bu rahatsızlığın önlenebilir ve tedavi edilebilir olduğunu duyurmak ve toplumu bilinçlendirmek büyük önem taşımaktadır.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more