Sözcü Plus Giriş
BURAK GÖRAL

Gerçek ama samimi değil sanki!

25 Şubat 2017

3 dalda Oscar'a aday olan “Gizli Sayılar”, özellikle kendilerine Oscar dönemlerinde yer bulan türden ırkçılık karşıtı bir Hollywood yapımı…  Gerçek hikayelerden uyarlanan filmlere her zaman farklı bir ilgi vardır. Genellikle çarpıcı hikayeler seçilir ve çoğunlukla en arızasız çekilmiş olanları ve iyi oyunculuklar içerenleri de o senenin Oscar ödüllerinde en azından aday olarak kendilerini gösterirler. Ancak bu gerçek hikayelerden çekilen filmlerin bazılarında bir ikna problemi olabiliyor. Mesela geçtiğimiz haftalarda vizyona çıkan “Lion”da da bence böyle bir problem vardı. Bazen de böyle filmler öyle klişe manevralara sahip olurlar ki, samimiyetlerini sorgulatırlar.

“Gizli Sayılar”, Hollywood'un neredeyse her seferinde çok iyi kotarabildiği ve tarihlerinde sürüsüne bereket miktarda yeralan gerçek bir ayrımcılık hikayesini konu alıyor. 1960'ların başlarında NASA'da görevli üç siyah kadının karşılaştıkları türlü ırkçı tacizlere rağmen işlerini büyük bir sadakat ve ustalıkla yapmalarının hikayesi bu. 1960'ların ABD'si hırs yapmış bir şekilde Rusya'dan önce uzaya insan fırlatmanın derdine düşmüştür. NASA'ya bu konuda ciddi bir politik baskı vardır. Bir an önce uzayı da insanla doldurmak zorundadırlar!

gizli_sayilar_1Afro-Amerikalılara karşı ırkçılığın had safhada yaşandığı bu yıllarda ülkenin en zeki insanlarını çalıştıran NASA'da bile siyah çalışanların tuvaletleri ve ofislerinin bulunduğu binalar beyazlarınkinden ayrıdır. Henüz büyük bir odayı kaplayan ilk IBM bilgisayar NASA'ya gelmemiştir. Dolayısıyla insan zekasına ve matematik bilgisine bugünden daha çok ihtiyaç vardır. Bu üç zeki kadından Dorothy sıkı bir yöneticidir ama hakettiği terfiyi bir türlü vermezler. Mary zehir gibi bir mühendistir ama eğitimi eksiktir çünkü sadece beyazların kabul edildiği bir üniversiteye alınmamaktadır. Katherine'in ise inanılmaz bir matematik zekası vardır ve onu yok saymaya çalışan bir oda dolusu beyaz adamla aynı ofiste çalışmak zorundayken sözünü dinletmek konusunda zorluklar yaşar. Neyse ki şeker gibi bir patronu vardır yine de. Onun da Kevin Costner tarafından canlandırılıyor olması gayet doğaldır hatta!

“Gizli Sayılar”ın bu üç yetenekli kadını tümüyle gerçek karakterler, her ne kadar etraflarına bir dizi hayali karakterler ekleyip, yaşadıklarını biraz daha sinematografik hale getirseler de birçok zorlukla karşılaştıklarından eminiz. Film daha çok içlerinden hikayesi en fazla malzeme veren Katherine'ne odaklanıyor. ABD'nin ilk astronotunu uzaya göndermek ve sağsalim dünyaya tekrar indirmek için çalışan ekipte görev alıyor çünkü Katherine. Ancak film sık sık Katherine ve diğer kadınların hikayesini Amerika'nın uzay projesini desteklemek için bahane ediyor görüntüsü veriyor. Bunun yanı sıra ABD'deki seksist ve ırkçı tavırların ne derece sert yaşandığına sürüyle film ve dizide şahit olmuş seyircinin, filmin finalinde her şeyin ne kadar kardeşçe ve kolayca çözüldüğüne pek inanası gelmiyor. Sinemada izlediğimiz gerçek hikayelerin ikna edicilikleri sadece başında yazdığı ‘gerçek bir hikayeden uyarlanmış' yazısından ibaret değildir. Yani o cümleyi yazınca hemen ikna olmamız beklenmemeli. Film hâlâ seyircisini izlediklerinin gerçek olduğuna ikna etmek zorundadır.

gizli_sayilar_2
“Gizli Sayılar” Katherine'in ikide bir işini bölüp başka binadaki siyahilere ayrılmış tuvalete gitmesini güzel bir buluş olarak çok sevmiş ama o kadar abartıyor ki bu buluşu neredeyse kızın tek yaşadığı sorunun bu olduğunu düşünmeye başlayacağız! Mary de çıktığı mahkemede derdini hakime öyle tane tane anlatıyor ki, hakim bizim Yeşilçam filmlerindeki Hulusi Kentmen gibi ‘tamam evladım' deyiveriyor! Film bitince beyazlar ve siyahların kolkola girip hepimiz kardeşiz türküsünü söylemedikleri kalıyor neredeyse!

Olayın gerçek kahramanları kusura bakmasınlar ama, ABD'de hele de o yıllarda hiçbir siyah kişi, sosyal haklarını bu filmdeki kadınlar kadar kolay kazanmamışlardır herhalde!

Beğendim
Yine de Kevin Costner'ı eski filmlerini hatırlatan bir karakterde izlemek…

Beğenmedim
Zayıf senaryosuna rağmen senaryo dalında Oscar'a aday gösterilmesi…

2 yıldız
Gizli Sayılar
Yönetmen: Theodore Melfi
Oyuncular: Taraji P. Henson, Janelle Monae, Octavia Spencer
127 dakika, 7+

Bu son olsun gerçekten!

2002 yapımı ilk “Resident Evil” filmi, çapına göre küçük bütçeli bir bilim-kurgu aksiyonu sayılır. Ama belli oranda türünün tatminkar örneklerinden biridir yine de. Nitelik anlamında hayli düşük ortalamalı video oyunlarından uyarlanan filmler arasında ‘iyi' diyebileceğimiz filmlerden biriydi. Ancak sonra gelen devam filmleri bu zombilerle savaşan kadın kahraman döngüsünü bir adım daha ileriye götüremedi hiç. Orijinal oyundan başka kahramanlar da eklediler olmadı, Mad Max'e benzeyen bir devam filmi çektiler en kötüsü oldu. 80'ler zombi filmlerini taklit eden bir hikaye denediler olur gibi olsa da çok klişe kaldı. Ama bir şekilde bu altıncı filme kadar kör topal gelindi.

resident_evil_1

“Son Bölüm” adıyla karşımıza gelen film, bütün bu hengameye bir son nokta koyacak ve bu can çekişen seriyi artık huzura erdirecek diye bekliyorduk ama anlaşılan son anda yine kıyamamışlar. Ama keşke tek kusuru da bu olsa! Zaten karanlık hikayesine ek olarak kapkaranlık sahneler ve perdedeki aksiyonu bize izletmemeye yemin etmiş bir yönetmenlik var filmde. Bu nasıl bir yönetmenlik anlayışı çözemedik, kamera yakın dövüş sahnelerinde resmen kavgaya karışmış gibi sürekli titriyor, hareket ediyor resmen kakafoniye ortak oluyor. Çok kısa planlar bu sahneleri takip edilemez bir hale sokuyor ve göz yoruyor. Sanki yönetmen kocaman bir fragman çekmiş!

Halbuki biraz sakin olunabilse ilk filmde her şeyin başladığı yere dönüş yapma gayretindeki bu hikaye daha iyi yazılıp daha güzel çekilebilirdi.

Milla Jovovich'in bu seriden de, zombilerle savaşmaktan da, Alice karakterinden de bıktığı, yorulduğu artık ses tonuna kadar yansıyor. Sanki silah zoruyla oynatmışlar! Madem bu kadar memnuniyetsizsin niye oynuyorsun diye sorarlar insana! Ukrayna doğumlu güzel aktris, bütün kariyerini zombilere feda etti resmen…

1 yıldız
Resident Evil: Son Bölüm
Yönetmen: Paul W S. Anderson
Oyuncular: Milla Jovovich, Iain Glen, Ali Larter
106 dakika, 15+