Sözcü Plus Giriş
EBRU ERBERDİ

Avrupa’nın çay bahçesi: Azor Adaları

17 Eylül 2017

Avrupa ve Amerika arasında, Atlas Okyanusu'nun hemen ortasında, cennetten bir parça olarak niteleyebileceğimiz bir takım ada grubundayız. Azor Adaları, Portekiz'e bağlı otonom bir bölge. Bünyesinde bulundurduğu farklı adalarla oluşturduğu takım, doğal güzellikleriyle ziyaretçilerini büyülüyor. İki kıtanın da güzelliklerini tek bir noktada toplayan Azor Adaları, sizi çağırıyor.

shutterstock_704646160

TURİSTİK BİR CENNET

Okyanus iklimi, Azor Adaları'na tropikal, nemli bir hava sağlamakta ve bu durum adaları, tarım ve meyvecilik için oldukça önemli bir durak haline getirmekte. Tam da bu yüzden, Azor Adaları Avrupa'nın çay bahçesi olarak biliniyor.

img_2562 img_2605

Her ne kadar Avrupa kıtasına en yakın durak, yaklaşık 1500 kilometre uzaklıktaki Lizbon olsa da, burası Avrupa ve Amerika arasındaki en güzel köprü konumunda ve doğal güzellikleriyle turistik bir cennet olmuş halde. Aktif yanardağlardan ötürü, siyah kumlardan oluşan sahiller, yeşilin her tonu ve mavinin en güzel hali burada.

shutterstock_698894368

ADANIN PEYNİRLERİ MEŞHUR

Ponta Delgada, adından mütevellit, liman şehri olarak biliniyor ve şehir merkezinden sonraki en turistik noktalardan birisi, şehrin silüetini oluşturan liman bölgesi oluyor. Burada harika manzaraya karşı güzel vakit geçirebileceğiniz yerel restoranlar, cafeler ve barlar bulunuyor. Şehir merkezinde gidebileceğiniz başlıca restoranlar liman şeridinde O Roberto ve çarşıda  sırasıyla Calçada do Cais, Taberna Acor ve Casa Da Rosa'yı deneyebilirsiniz. Adanın başlıca lezzetleri limpet ve cracası denemeden sakın dönmeyin. Buralara has bu kabuklular her yerde bulabileceğiniz cinsten değil… Adanın tropik meyvelerden ve özellikle ananastan yapılan cinini denemelisiniz. Adaların bir başka çok meşhur mamülü ise harika peynirleri…Portekiz'in neredeyse tüm peynirleri bu adalardan temin ediliyor.

shutterstock_699099556

UNESCO KORUMASINDA

Biz takımadalara geldiğimizde, adaların başkentine, yani Sao Miguel Adası'ndaki Ponta Delgada'ya ayak basıyoruz. Burası, bünyesinde bulundurduğu iki büyük çay tarlasıyla yıllardır Avrupa'nın damak zevkini geliştiriyor.

shutterstock_708145177

Biz 1883 yılında kurulan Cha Gorreana'yı gezdik. Çay tarlasında muhakkak bir resim çektirin. Tattıklarım arasında favorim bergamut ve yeşil çay… Baixa adındaki şehir merkezi, UNESCO'nun koruması altında. Tarihi doku ilk günkü gibi korunuyor ve yerel halk bu geleneklere tahmin edeceğinizden çok daha fazla sahip çıkıyor.

shutterstock_693115939

FURNAS DOĞAL KAPLICASI

Her ne kadar hem doğal güzelliğiyle hem de mimarisiyle sizi etkisi altına alsa da, Ponta Delgada'nın en güzel ve ilgi çekici durağı, doğal kaynaklarıyla ünlü olan Furnas doğal kaplıcası oluyor.

img_2537

Volkanik kaynaklardan çıkan sıcak sular, doğal yollarla oluşturdukları havuzlarda insanların şifa aradığı, dinlendiği bir durak haline geliyor. Demir mineraliyle yüklü olan bu doğal havuzlar, her gün binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor. Bu doğa harikası takım adalar, kapılarını aralamış bir şekilde sizi bekliyor.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more