16 Nisan bir bitsin!

Şüphelenmek sağlıktır. Acaba eski projenin parçası mıdır? Halk oylamasında “milliyetçi-yerlici- Türklük- Müslümanlık-” duygularını kışkırtıp “evet oylarını” yükselmek için gizli bir anlaşma mı yaptılar?
Ben sana Nazi diyeyim.
Sen köpeklerini saldırt.
Türk işçiyi ısırsınlar.
Ben TV'den haykırayım:
Bunlar Nazi…
Bunlar Faşist…
Sen bakanımı paket yap.
Sınır dışı et.
Ben halka sesleneyim.
16 Nisan bir bitsin.
Ben size göstereceğim.
Ne göstereceksin?
Bekleme, hemen göster.
16 Nisan'ı niçin bekliyorsun?
Sanki “kayıkçı kavgası” anlaşmalı ağız dalaşı diyeceğim ama Almanlar, İngilizler, Hollandalılar tüm Avrupa ve ABD, harekete geçti. Türkiye'yi dövüyorlar. Türkiye'den ABD'ye ve AB ülkelerine kalkan uçakların yolcularına IŞİD militanı muamelesi yapma kararı aldılar. Bizim Adalet Bakanı ABD'ye “80 koli belge gönderdiğini” açıkladı. Tek dosyanın bile kapağını açmadılar. Proje Müslümanı Fetullah'ı vermiyorlar. 15 Temmuz'da halkın üzerine tank süren “naylondan darbeci subaylar” Yunanistan'a kaçmıştı. Yunanistan onları sahiplendi, geri vermedi. Dün de Türkiye'nin NATO müttefiki Norveç, bu naylon darbecilerden kaçak 4 Türk subayı ile 1 askeri ataşeye sığınma hakkı tanıdı. Almanya ise ülkesindeki Türklere baskıyı artırdı ve Türkiye'ye silah satışını durdurdu.

* * *

Bu Almanya!
Bu Hollanda!
Bu İngiltere!
Bu Fransa.
Tüm zengin Avrupa!
Ve bu baba ABD!
Tayyip Erdoğan başbakan olunca Türkiye'de “süslü Müslümanlığa meyilli” seçkinci (elit) bir dindarlık yolunun (muhafazakar liberal) taşlarını tek tek özenle döşesin diye “kesenin ağzını yırtarcasına” açtılar. Tayyip Erdoğan dönemi ekonomik kalkınma; “AB ile ABD'nin Türkiye'ye gönderdiği dolarlar ve Eurolar sayesinde” gerçekleşti.
2003-2016 dönemi:
Türkiye'nin cari açığı:
500 milyar dolar oldu.
Bu dev açık; ABD ile AB ülkeleri şirket ve bankalarından gelen;  549 milyar 500 milyon dolar dış para ile kapatıldı. Dış parayı gönderenler de “yüksek faiz alarak” kazandılar.
Kazan- Kazan yapıldı.
AB sermayesi!
Türk şirketlerini satın aldı.
180 milyar dolar geldi.
T.C Devlet borç senedi aldı.
159 milyar dolar geldi.
AB bankaları, büyük cari açık veren Türkiye'deki banka ve şirketlere 296 milyar dolar borç ve kredi pompaladılar; köprüler, hızlı trenler, Körfez geçişleri, Boğaz altında tüp geçişler, büyük şehirlerdeki metrolar, Türk halkının kendi tasarrufu vergilerle değil, bu dış paralarla yapıldı. Türkiye'nin geleceği ipoteğe bırakıldı.

* * *

Şimdi kalkmış!
Nazi bunlar!
Faşist bunlar!
16 Nisan bitsin, konuşacağız.
Diyor.
ABD ve AB, 16 Nisan'ı beklemediler. Tayyip'e kızdılar Türkiye'yi dövüyorlar; “Afrika ve Ortadoğu ülkesi sınıfına” koydular. Ülkemizin tek bir dostu kalmadı.
Şu 16 Nisan bitsin!
Ne diyecek?
Kazan-Kazan yapalım.
Nazi değilsiniz mi diyecek?

İkisi de “Tek Adamın” yakını!

Genç sevgilileri, pahalı düğünleri, lüks arabaları, Tayyip Erdoğan'a çok yakın duruşuyla ünlü işadamı Ali Ağaoğlu, şöhretli gazetecileri Uludağ'daki otelinde “basın dostlarıyla beraberlik etkinliğinde” topladı. Bu şöhretli gazetecilerin yazılarından anladığıma göre yenildi, içildi ve Ali Ağaoğlu'nun “Uludağ orman kanunu ile yönetilemez, Orman Bakanı Veysel Eroğlu, inadından vazgeçsin, Uludağ'ın yönetimini Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne versin…” dediği yazıldı. Ali Ağaoğlu gibi Tayyip Erdoğan'a çok yakın biri olan Orman Bakanı Veysel Eroğlu ise kendisine dağdan ayar verilmesine kızarak; “Ali Ağaoğlu Uludağ'da orman alanı içine tahsis sınırlarını aşarak kaçak bina yapmıştır” dedi. Ağaoğlu ile Eroğlu ikisi de Cumhurbaşkanı'na en yakın isimler, birbirlerine ayar verirken “Tek Adam'a” güveniyorlardır. Orman Bakanı,
“Bu adam orman sahasına kaçak bina yaptı” diyor, gerçekten o kaçak bina niçin yıkılmıyor? Yeni anayasa teklifi “Tek Adamlık” sistemi getiriyor.