Reklamsız Sözcü
NEDİM TÜRKMEN

Ekonomi coştu diyenlere ithaf olunur

30 Ekim 2017

Temel ekonomik göstergeler hızla bozuluyor. İflaslar Türk  ekonomi tarihinin en yüksek seviyelerine ulaştı. Böyle bir ortamda sadece yüklü döviz hesabı olanların işleri yolunda gidiyor

Ülkemizde enflasyon, döviz kuru, faizler, işsizlik ve borçluluk oranları sürekli yükseliyor. Protesto olan senetler, karşılıksız çıkan çekler, iflas eden ya da tasfiye olan şirket sayıları Türk ekonomi tarihinin en yüksek noktasında. Yalnızca ihracat rakamlarında küçük bir artış var, o da katma değer yaratmayan ihracat kalemlerinden ibaret. Böyle bir ekonominin coştuğunu söylemek, vatandaşla dalga geçmek midir? Yoksa dolar ve Euro hesaplarında yüklü paraları mevcut olanlar için mi ekonomi coşmaktadır? Sorunun cevabını sizlere bırakarak; ekonomimizin coşup coşmadığını, uluslararası kuruluşların Türkiye ile ilgili rakamları yardımıyla analiz edelim.

138 ülke arasında 55'inciyiz

Rekabet gücü, bir ülkenin ekonomik refah ve yaşam standardını yükseltebilmesi için gerekli ekonomik ve güç olarak tanımlanmaktadır.
Türk vatandaşları olarak; “herkes bizi kıskanıyor” ruh haline sokulduğumuz bu günlerde, aşağıda açıklanan rakamlardan sonra bizim neyimizi kıskanıyorlarmış, çok net göreceğiz.
12 temel kategoride 138 ülke ekonomisini 107 değişkene göre değerlendiren, 2016-2017 Küresel Rekabet Raporuna göre; ABD, Singapur ve İsviçre dünyanın en rekabetçi ekonomileri arasında yer alıyor. Bu yılın raporunda azalan ‘piyasa açıklığı'nın büyümeyi ve refahı tehdit ettiğinin altı çiziliyor. Ayrıca, parasal gevşeme (genişleme) gibi mali teşvik yöntemlerinin de sürdürülebilir büyüme sağlayamadığı, rekabetçi reformların gerekli olduğu belirtiliyor.
Dünya Ekonomik Forum Başkanı Klaus Schwab, küresel ekonomide düşüşe geçen piyasa açıklığının rekabete zarar verdiğini ve çok kapsamlı büyümeyi engellediğini söyledi. Dünya Bankası'nın en son yayınladığı Küresel Rekabet Endeksi'nde Türkiye, bir önceki yıla göre 4 sıra gerileyerek 55'inci sıraya düştü. Türkiye, iş gücü kalitesi, finansman ve hükümet bürokrasisinin verimliliği kategorilerinde şu ana kadarki en kötü performansını gösterdi. Fakat aynı endeks Türkiye'nin altyapısının geliştiğini belirtirken, makroekonomi eğilimlerini de bu kategoride övüyor. Bölgesel belirsizliklere ve göç konusunun yarattığı baskılara rağmen kendini çabuk toparlayan bir ekonomi olduğunu söylüyor.
Türkiye iş dinamizmi kategorisinde 72'nci, yenilikçi kapasite kategorisinde ise 58'inci sırada. Raporda gelişim aşamalarına göre sınıflandırılma kısmında ise Türkiye 2'nci aşamadan 3'üncü aşamaya geçiş kısmında yer alıyor. Aynı kategoride; Hırvatistan, Uruguay ve Arjantin gibi ülkeler de var.
Türkiye, bu yılki raporda 7 üzerinden ortalama 4.42 puana sahip. En düşük puanı 2007'de 4.13' le almıştı. En yüksek skoru 4.46 ile 2015 yılına aitti.

30szt09a_ist_izm_ant_trb_ank_adn

Kıskanılacak bir yerde değiliz

TABLODAKİ rakamlar çok net bir şekilde göstermektedir ki Türkiye ekonomisi coşmak bir yana, uluslararası rekabet liginde sürekli geriye düşmektedir. Ürettiğimiz ürünleri uluslararası piyasada pazarlayabilmek için, en az 54 ülkeyi geride bırakmak zorundayız. Bu koşullar Türkiye'nin yabancılar tarafından ekonomik verilerinin kıskanılacak bir tarafının olmadığını gösteriyor, yabancıların kıskanabileceği tek konu gözünün içine baka baka dalga geçilen ve buna rağmen sesi çıkmayan vatandaşlardan oluşan ülke profilimiz olabilir.

Merakla beklenen Yılmaz Özdil'in son kitabı "Mustafa Kemal" Plus abonelerine hediye.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more