Reklamsız Sözcü
ÜMİT ZİLELİ

‘Türkiye’de demokrasi öldü!..’

25 Ağustos 2017

Acıklı bir başlık değil mi?..
Ama bana ait değil, bir zamanlar AKP iktidarının en gözde yazarlarından biri olan, muktedirin bir konuşmasıyla gözden düşen Fehmi Koru'nun yazısından aldım! Ancak bu sözler ona da ait değil; OCAKmedya internet sitesi yazarlarından Mustafa Kalabalık'ın köşesinden alıntı yapmış…
Aslında başlıktaki sözlerin asıl sahibi ünlü Washington Post Gazetesi'nin Türkiye uzmanı yazarı Nicholas Danforth! ABD'nin en güçlü gazetelerinden birinde Türkiye üzerine yaptığı analiz ise tam anlamıyla tüyler ürpertici!.. Danforth'un iddialarının her biri, Türkiye ile ilgili karanlık bir geleceğe işaret ediyor!..
Türkiye uzmanı gazetecinin yazısının başlığı zaten başlı başına bir felaket:
-Türkiye kaosa girebilir!..
Nicholas Danforth'un analizini şu satırlarla başlatıyor:
-Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan her zamankinden güçlü görünse de Türkiye şiddet ve kaos sarmalına girebilir!..
Washington Post'taki iddialı analizde Danforth, yukarıdaki öngörüsünü daha da açarak şu tezi öne sürüyor:
-Erdoğan'ın demokratik mirası aşındırması ve parlamenter demokrasiye yönelik devam eden saldırılarla birleşince, Türkiye önümüzdeki yıl karşılaşması muhtemel şoklara hazırlıksız yakalanacaktır. Eğer ülkedeki durum kontrolden çıkarsa, sonuç; demokrasinin geri dönmesi değil, şiddet ve kaos sarmalı olabilir!..
Korkutucu bir öngörü, değil mi?..

“Sivil yurttaşlar silahlandırılıyor!”

Ancak buraya kadar söyledikleri Danforth'un genel öngörüleri…
Türkiye uzmanının, böyle bir durum için neler tasarlandığına, nasıl bir hazırlık yapıldığına dair iddiaları ise gerçekten dehşet verici… Danforth, ülkede bir “sivil çatışma” ihtimalinden söz ederek şu iddiayı öne sürüyor:
-Erdoğan, sivil çatışma ihtimaline karşı iyi silahlandırılmış ve kendisine sadık yeni başka örgütlenmeler üzerinde çalışıyor!..
Bitmedi, bir yandan böyle “sivil kuvvetler” yaratılırken, diğer yandan resmi güçler arasında yaşanması muhtemel çatışmalar için de palanlar yapıldığını ileri süren Danforth şu iddiayı dile getiriyor:
-Hükümetin polis özel kuvvetlerini ve istihbarat servisini orduyla çatışma ihtimaline daha fazla silahlandırıyor. Erdoğan aynı zamanda sivil yurttaşları silahlandırıp örgütleyerek 2013'teki gibi yaygın protesto ihtimaline karşı bunları kullanmaya hazırlanıyor!..
Fehmi Koru, Mustafa Kalabalık'ın Washington Post'tan aktardığı bu iddiaları paylaştıktan sonra yazısını şöyle bağlamış:
-ABD'deki karar vericiler Washington Post'ta çıkan bu ve benzeri yazıları okuyarak güne başlıyorlar!..
Bir soru da ben sorayım bari:
-Karar vericiler mi bu yazıları okuyup etkileniyor ve kararlarını bu “uzman yazılara” göre oluşturuyorlar, yoksa uzman gazeteciler o karar vericilerden aldıkları “bilgiler” ile mi bu türden öngörüleri en etkili gazetelerde yazıyorlar?..
Biraz “tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan?” gibi oldu ama ben eminim…
-Siz anladınız onu!..

Mehter Marşı ile gelen İzmir Marşı ile giden ByLock'çu!..

Bu muhteremi anında anımsayacaksınız…
Durup dururken ortaya çıkıp, Türkiye'de İzmir Marşı okunmayan tek stadyumun Konya'da olduğunu söyleyip övünmüştü!.. Biz bu şahsı “stadyumunda” Ankara Garı'ndaki katliam sonrası saygı duruşunda bulunulmasının yuhalanıp, ıslıklanmasından zaten tanıyorduk!.. Nasıl bir başkan profiline sahip olduğunu da Türk halkı zaten anlamıştı…
Ancak Atiker Konyaspor Başkanı Ahmet Şan isimli hazretin, ByLock kullandığı için gözaltına alınacağını, bilgisayarına ve telefonuna el konulacağını ve sonrasında da serbest bırakılacağını ve başkanlıktan istifa edeceğini açıkçası tahmin dahi edemezdik!..
Haa, telefonuna ByLock indiren ve görüşme yapanların FETÖ'cü olduğu artık yargı kararlarıyla kesinleşmişken, birçok insan bu nedenle tutuklu olarak hapishanelerde yatarken bu şahsın nasıl bir özelliği vardı da serbest kaldı acaba?. Bu soruya AKP'den enteresan bir açıklama geldi; İstanbul Milletvekili Metin Külünk aynen şöyle dedi:
-Millet adına soruyorum. ByLock'tan gözaltına alınan bu şahıs neden serbest bırakıldı? Bu şahsı koruyan mı var?.. O, onun yakını, bu, bunun ortağı, bu , şunun akrabası, bu, bunun arkadaşı cümlelerini millet duymak istemiyor!..
Bu lafın üzerine laf olmaz artık!.. Ancak, biliyorsunuz daha geçenlerde Konya-Beşiktaş maçında ortalık karışmış, Beşiktaşlı seyirciler İzmir Marşı'nı söylemiş, bunun karşılığında diğer taraf ilginç şekilde “PKK dışarı” diye slogan çığırmış, tekbir getirmiş ardından da safhaya bıçak atılmıştı!.. Bunun üzerine TFF soruşturma açmış, Konya'ya okkalı bir ceza gelmişti. Başbakan sıfatlı Binali Bey de daha geçen gün Konya'da “cezanın azaltılması” yolunda söz vermiş, epey tepki toplamıştı…
-Metin Külünk'ün sözleri tam da bunun üstüne geldi, ağır oldu yani!..

Ümit Zileli
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more