Reklamsız Sözcü
YEKTA GÜNGÖR ÖZDEN

Cumhuriyet kıvancı

9 Kasım 2017

Mustafa Kemal ATATÜRK ve arkadaşlarının ulusumuza en değerli armağanı olan CUMHURİYET'in 94. yıldönümünü kurucularını yürekten anarak, kutsal emanetlerini koruyarak sonsuza değin bağımsız yaşatma andımızı yineleyerek kutladık. Ulusal Kurtuluş Savaşı Zaferi'nden sonra 17 Şubat 1923'te İzmir İktisat Kongresi'ni açış konuşmasını yaptığı Marmara ve Ege bölgesi gezisinin başlangıcı 12 Ocak 1923'te, İzmit yolundayken, altı Orta Anadolu milletvekilinin basılı broşürle halife ve sultan olmaya çağırdığı Mustafa Kemal, bu konumlara gelmek istese hiçbir engel yokken, cumhuriyeti ilân edip onur ve erdem olarak nitelediği bu demokrasi çatısını kazandırmıştır.
Günümüzde O'nu unutan ve unutturmaya çalışanlardan devlette yönetici konumunda olanlar yerlerini cumhuriyete ve kurucusu ATATÜRK'e borçlu olmalarına karşın, 94. yıldönümü iletilerinde adını anmadılar. Büyük bir değerbilmezlik olan yaklaşımları yakışık almıyor. Tersine, Ankara İtfaiye Meydanı'nda cami açılışında siyasal bir konuşma yaparak “..tek parti döneminde Ankara'nın kadim kimliğinden koparıldığı” eleştirisinde bulundular. Aynı inançtan yurttaşların barış içinde birlikteliklerini güçlendirecek konuşmalar yerine gerçek dışı savlar ve karalamalarla (“camileri ahıra çevirdiler, mescitleri mahzenlere, bodrumlara mahkûm etmişler, semtleri camisiz, ezansız, ruhsuz tasarladılar” diyerek) ayrımcılığı ve kışkırtıcılığı çirkin bir partizanlıkla sergilediler. AKP'li belediyeler de Cumhuriyet Bayramı'na ilgisiz kaldı.
Ankara'yı başkent yapan Atatürk ve İnönü'dür (13 Ekim 1923). Cumhuriyetin ilânından 16 gün önce Ulusal Kurtuluşun yönetim yeri ve TBMM'nin açıldığı yer Ankara'dır. Bu gerçekleri ve yoktan var edilircesine yapılanları, devrim atılımlarını yadsıyarak Ankara olgusunu bilmemek bir yana partizan çıkışlarla kötülemeyi kınıyoruz.

YALANLAMA

Dincilik, insanlığın önüne geçti. Tarafsızlık andını unutup cami açılışında, üstelik cami içinde siyasal konuşmalar yapmanın tutarsızlığı açık. İkinci Dünya Savaşı sırasında depremden zarar gören, içinde namaz kılınması yaşamsal tehlike yaratan camiler buğday konulup korunan alanlar olmuştu. Bunun dışında “ahır yapıldığı” suçlaması büyük bir gerçek dışı savdır. AKP genel başkanı o yıllardan çok sonra 1954'te doğmuştur. Tarihi tersten okurcasına konuşmaların sakıncaları gözetilmelidir.
Şaşaalı saray yapısı, aşırı giderleri ve orda yapılan toplantılarla katılanlar, AKP genel başkanının nutuk atma hevesini doyuran etkinlikler yanında siyasal açılım için camilerin kullanılması çok yanlıştır. Devleti parti çiftliğine dönüştürme çabaları, tasarlandığı söylenen yasal düzenlemelerle gerçekleşirse, cumhuriyetin aydınlığı karanlığa dönüşerek yaşam çekilmez olur. Devletin ne duruma geldiğini saptamak ve kavramak için özellikle kimlerin işbaşına geldiğine bakmak yeter. Kimileri ayrı tutulsa bile çoğu yaraşır olmaktan çok uzaktır. Konuşmalar, tutum ve davranışlar ortada.

VURGULAMA

Dünyadaki müslüman çoğunluklu ülkelerdeki cami toplamından fazlasının yalnız Türkiye'de olduğu bilinirken her yere cami yapmanın, İstanbul'da olduğu gibi özel yollar ve tüneller açmanın hiçbir yararı yoktur. İnanç propaganda ve sömürü aracı yapılırsa içtenliğini yitirir.
Günümüz iktidarı bir de üniversite hastanelerini kapatma yöntemine ağırlık veriyormuş. Deniz BAYKAL'a Ankara Üniversitesi'nin gösterdiği yoğun bakım, örnek ilgi, üstün çaba muhalefetteki bir partili hastaya iktidar yönetimindeki bir devlet hastanesinde aynı düzeyde, aynı ölçüde gösterilebilir mi? Hastaneleri bile çıkar kapısı yapma düşüncesi taşınıyorsa diyecek söz yoktur.
Siyasal pişkinlik de sürüyor. Salıverilen Büyükada sanıkları için “yargı bağımsızlığı”ndan söz eden iktidar temsilcisi, durum işlerine geldiği için böyle söylüyor. Yargının ne durumda olduğu ortada. Salıverilmeyen çoğunluk üzüyor. Umut güneşinin batmamasını diliyoruz. En yararlı güneş, içimizdeki güneştir. Coşkulu cumhuriyet kutlamaları karşıtları çok düşündürmelidir. Nitekim son günlerde Atatürk'ün adını söylemeye başladılar. Ama insan sormadan edemiyor: Kim kimi kandırıyor? Yarın ATATÜRK'ümüzü özlemle, bağlılıkla, yürekten anacağız.

KUTLAMA

Ufuk Üniversitesi'nde (Ankara) Cumhuriyetin 94. yıldönümü etkinliğinde Prof. Dr. Seçil Karal AKGÜN ile Prof. Dr. Hikmet ÖZDEMİR'in etkin konuşmaları büyük beğeni toplayıp alkış aldı. İlgi büyüktü.

Yekta Güngör Özden
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more