Sözcü Plus Giriş

ABD’de yüz binleri sokağa döken yürüyüşün mimarları Sözcü’ye konuştu

ABD tarihinin en kanlı okul saldırılarından olan Florida eyaletindeki Parkland Marjory Stoneman Douglas Lisesi’nde yaşanan katliam, belki de ABD'deki gençler için bardağı taşıran son damla oldu. Katliamın üzerinden 39 gün sonra ABD'li yüz binlerce genç "Bir Daha Asla" diyerek sokaklara döküldü. Sözcü'den Özlem Gürses, Dubai'de, katliamdan kurtulan ve bu yürüyüşün liderlerinden olan üç genç ile bir araya geldi.

Özlem GÜRSES
07:39 -
ABD’de yüz binleri sokağa döken yürüyüşün mimarları Sözcü’ye konuştu

14 Şubat sabahı, Florida'nın güneyindeki Parkland Marjory Stoneman Douglas Lisesi'nde sıradan bir gün olarak başladı…

Fakat okulun bitmesine iki saat kala çalan alarm, her şeyi değiştirdi. 19 yaşındaki Nicolas Cruz, uzun namlulu silahlarla eski okuluna girmiş, 17 kişiyi öldürmüş, 50'den fazla kişi de yaralanmıştı. Katliam, tarihe “ülkenin en kanlı okul saldırısı” olarak geçti.

Önceki gün başkent Washington'ın caddelerini dolduran, ABD'nin her eyaletinde sokağa çıkan genç yaşlı on binlerce kişi “Hayatı İçin” yürüdü.

Ünlüler, kanaat önderleri, aileler, film yıldızları, şarkıcılar, herkes oradaydı.

Dubai'de, Parkland'de okul katliamını bizzat yaşayan ve büyük cesaretle “NeverAgain” ( bir daha asla ) aktivizmini başlatan 3 gençle konuştum.

7

FOTOĞRAF: Vikas Pota

Dünyanın hayranlıkla izlediği 16 yaşındaki bu 3 genç, Kevin, Suzanna ve Lewis “daha umutlu bir dünya için” gençlerin aktivizminin desteklenmesi gerektiğine inanıyor.

Haklılar.

1

ABD TARİHİNİN EN KANLI OKUL KATLİAMI

14 Şubat'ta yaşanan o acı olayla başlayalım mı ?

Kevin Trojes: Sıradan bir gündü, ama okulun bitmesine 21 dakika kala silah sesleri duyduk. Acil durumlarda olduğu gibi toplanma yerimize giderken çığlık sesleri de başladı. Birileri “kırmızı alarm” diye bağırıyordu.

Önce bir şey anlamadım, koşarak bir sınıfa girdim ve kendimi malzeme dolabına attım. O zaman anladım ki o dolapta başka arkadaşlarım da var !

Suzanna Barna: Çok korkutucuydu, ne olduğunu bilmiyorduk. 2 saat boyunca da öğrenemeyecektik.

O depo dolabında bir de öğretmen vardı, elindeki telsizden okulda bir silahlı adam olduğunu duyduk. Ama hemen telsizi kapattı. O ana kadar çoğumuz bir tatbikat var sanıyorduk.

Nasıl anladınız bir katliam yaşandığını ?

Kevin Trojes: Herkes sosyal medyada yazılanları görmeye başladı, tehlikeyi böylece anladık. Ağlayanlar, korkanlar, birbirimizi teselli etmeye çalışıyorduk. Silahlı adam bizim bulunduğumuz dolaba da gelebilirdi.

Olaydan ancak yarım saat sonra aileme mesaj yazdım, “merhaba anne-baba, okuldayım, güvendeyim.”

3

Oysa ki güvende olup olmadığımı bilmiyordum. 2 saate yakın o depo dolabında kaldık. Facebook sayfamda canlı helikopter görüntülerini izliyordum, önce 5 yaralı, sonra 10, derken 17. Çok korkunçtu.

Lewis Mizen: Sonra ölenlerin isimlerini sosyal medyada görmeye başladık, aralarında yarım saat önce bahçede şaka yaptığımız çocuklar vardı.

Bütün bunlar olup biterken yaşadığımız şeyin Amerika tarihindeki en vahşi okul katliamı olduğunu hiç birimiz bilmiyorduk.

“NEVERAGAIN” HAREKETİNİ NASIL BAŞLATTILAR

Nasıl çıktınız o okuldan?

Kevin Trojes:: 2 saat sonra büyük askeri silahlarla donanmış polisler bizi o depo odasından çıkardı. Tahliye edildiğimizde okulun önü onlarca asker, polis ve FBI görevlisi ile doluydu. İnanılmaz silahlar her yerdeydi, tepede helikopterler uçuyordu, ambulanslar sıra sıraydı.

Peki “Never Again” yani “Bir Daha Asla” aktivizm hareketini nasıl başlattınız?

Suzanna Barna: Bu olaydan sonra hem mahallemizde hem de okulumuzda büyük bir birlik beraberlik duygusu oluştu. Hemen ertesi gün parkımızda kaybettiklerimiz için yas buluşmaları yaptık, mumlar yaktık. O günden beri de bu duygu aynen devam ediyor.

Katliamdan ancak iki gün sonra okula dönebildik, ilk gün çok zordu. Kaybettiğimiz arkadaşlarımızın boş sıraları, yaralı arkadaşlarımız… her gün bu acı gerçeğe bakmak zorundaydık.

2

Kevin Trojes: En sonunda da bütün bu yaşadıklarımızı ve içimizdeki derin acıyı toplumu olumlu yönde değiştirecek bir eyleme yönlendirmeye karar verdik.

Bireysel silahlanmaya nasıl bakıyorsunuz?

Lewis Mizen: Ben İngiltere'de büyüdüm, ablam da bir öğretmen. İngiltere'de öğretmenler öğrencilerine siper olmak durumunda değil, bu katliamlar sadece Amerika'da oluyor.

Öğretmenler öğrencileri geleceğe hazırlamak için oradalar, bir silahlı adamın önünde koruma kalkanı olmak için değil !

Suzanna Barna: Bu katliamlar artık sadece sayılarla haber oluyor; şu kadar kişi öldü, şu kadar kişi yaralandı… bu böyle devam edemez ! Bunun son bulması gerek.

Bu nedenle inisiyatif kullandık, bizim hayatlarımız söz konusuydu, biz karar verdik. İlk olarak eyalet temsilcilerimiz ile görüştük, senatörlerimize derdimizi anlattık, sonra bölgemizdeki yürüyüşü başlattık.

Kevin Trojes: Florida'da da böylece büyük bir farkındalık ve yasal değişiklikler yaratabildik. Herkesin söylediği şu “yıllardır yapılamayanları sizler bir haftada yaptınız.”

Bu anlamda tüm kentlerde gerçekleşen MarchforOurLives yürüyüşleri bence her şeyi değiştirecek.

4

ABD’DE YÜZ BİNLER HAYAT İÇİN YÜRÜDÜ

Evet ! Gerçekten de tüm dünya 3 gündür bu yürüyüşleri konuşuyor. Tüm gazetelerde manşetti, The Guardian o sayısını sadece sizin gibi gençlere yaptırdı.

Suzanna Barna: Never Again hareketi ve silahlanma karşıtı hareketimiz tüm ülkede büyük destek gördü. Bizim okulumuzda başladı ama tüm okullara yayıldı.

Bu inanılmaz bir destekti, bunu görmek müthiş bir şey, hiçbir şeyin artık eskisi gibi olmayacağını biliyorum.

Kevin Trojes: Bir de şunu fark ettik, katliamdan sonraki birkaç gün medya hala okuldaydı. Tüm büyük kanallar, gazeteler, herkes oradaydı. Bunu fırsata çevirmek, herkesin ilgisi hala bizim üzerimizdeyken derdimizi anlatmak istedik.

Neyse ki biz ve bazı arkadaşlarımız bu cesareti gösterdiler ve tüm ülkeye “okullarda güvenlik ve bireysel silahlanma” ile ilgili fikirlerimizi duyurabildik.

Böyle bir değişim yaratabileceğinizi, büyük kitleleri harekete geçirebileceğinizi düşünüyor muydunuz ?

Kevin Trojes: Şuna inanıyorum; eğer sesimizi duyurabileceğimiz fırsatlarımız varsa, bunu “iyiden ve doğrudan yana” kullanmalıyız. Tek bir şey söyleyecek fırsatımız bile olsa, doğru olanı söylemeliyiz.

Biz bunu yaptık.

Bütün politikacılardan, kanaat önderlerinden de bunu bekliyorum, dünyayı değiştirecek gücünüz var, bunu iyi ve doğrudan yana kullanın !

marc

AMACINIZ NE? HÜKÜMETTEN DESTEK ALIYOR MUSUNUZ?

Lewis Mizen: Amacımız da beklentimiz de aynı aslında, ABD'de ve tüm dünyada, her bir çocuğun güvenli bir biçimde okuluna gidip sağ salim evine dönmesi.

Suzanna Barna: Biliyoruz ki hükümet çok yavaş ilerliyor, ama biz vazgeçmeyeceğiz. Herkes kendini güvende hissedene kadar bu konuyu anlatmaya, konuşmaya ve gerekirse yürümeye devam edeceğiz.

Kevin Trojes: Büyük ve uzun namlulu silahların satış yaşının 21 olmasını istiyoruz, ruhsat verilirken çok daha derin ve kapsamlı bir geçmiş araştırması yapılması gerektiğini söylüyoruz. Buradaki ihmaller vahim sonuçlar doğuruyor.

Ve elbette Anayasa'nın ikinci maddesi, silahlanma özgürlüğü ile ilgili olan madde bizi çok zor durumda bırakıyor. Pek çok kişi bu maddeyi çok riskli biçimde yorumluyor ve silahlanma çok kolay bir hale geliyor.

Tabii ki bu silahlar tamamen yasaklanamaz, bunu biliyoruz ama hiç değilse ulaşmanın bu kadar kolay olmaması gerek.

Lewis Mizen: Aslında bu madde Anayasa'ya özgürlük deklarasyonundan 10 yıl sonra eklenmiş. Bu şunu gösteriyor, yasalar da değişebilir. Bu madde neden günümüz koşullarına göre yeniden düzenlenmesin, hatta kalkmasın ? Bu mümkün.

Doğrusu ben hayatımın geri kalan bölümünde bu değişiklik için çalışacağım. Hükümetten daha genç olduğum düşünülürse, benim şansım daha fazla !

Aktivist Gençler daha iyi bir dünya kuracak…

6

KANAAT ÖNDERLERİ, GAZETECİLER, ÜNLÜ İSİMLER, YEREL POLİTİKACILAR SİZİN İÇİN NE YAPABİLİR?

Suzanna Barna: Bence her şeyden önce bir ideal için sokağa çıkan, konuşan, anlatan gençleri desteklemeleri gerek. Gençlerin aktivizmi dünyayı olumlu yönde değiştirecek çünkü…

Lewis Mizen: Çok doğru. Ayrıca her yerde dünya vatandaşı olmaktan söz ediliyor, gençler tam anlamıyla dünya vatandaşı.

Bazı politikacılar sürekli kötümser senaryolar anlatarak insanları korkutuyor, düşmanlar yaratıyor, ama biz iyimseriz. Dünyanın daha iyi bir yer olmasının mümkün olduğunu biliyoruz.

Eğitim, daha eşit yasalar ya da barışın ancak bugün sesimizi çıkarırsak mümkün olduğunu biliyoruz.

Farklılıklarımızı bir kenara koyarak, daha umutlu ve mutlu bir gelecek yaratmanın mümkün olduğunu biliyoruz. Bence bunca insanın bir gençlik hareketiyle sokaklara çıkmasının nedeni de bu, daha güzel ve iyi bir dünyada yaşamak istiyorlar. Biz de öyle !

Unutmayın ki bugünün aktivist gençleri geleceğin dünyaya yön veren liderleri olacak. Eğer bugün o gençleri desteklersek, daha barışçıl bir dünya için umutlu olabiliriz.

Son güncelleme: 07:41 27.03.2018
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more